Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

ABDULLAH REFET BEY

on sekizinci yüzyıl Osmanlı şâir ve hattâtlarından. İsmi, Abdullah Refet olup, babası Râmî Mehmed Paşadır. İstanbul’da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1774 (H. 1157) târihinde hac dönüşü Vâdî-i Fâtımâ denilen yerde vefât etti. Abdullah Refet Bey, küçük yaşta ilim tahsiline başlayıp, Osmanlı terbiyesi ile büyüdü. Önce Çinicizâde Abdurrahmân Efendiden sülüs ve nesih yazıyı öğrendi. Sonra zamâmnın en değerli hattâtlarından Mehmed Râsim Efendiden hüsn-i hattın (güzel yazının) inceliklerini tahsîl ederek
Yeni Rehber Ansiklopedisi 42
icâzetnâme aldı. Kırma ta’lik, dîvânî ve siyâkât yazılarında eşsiz hüner sâhibi oldu. Nevşehirli İbrâhim Paşanın oğlu Mehmed Paşanın Dîvân Efendiliğinde, Dîvân-ı hümâyûn kaleminde bulundu. Yeniçeri kâtibi oldu. Sürre emînliği, her sene Mek- ke-i mükerreme ve Medîne-i münevverede oturan seyyidlere, şeriflere ve ileri gelenlere dağıtılmak üzere Osmanlı pâdişahları tarafından gönderilen para ve hediyelerin dağıtılma vazifesiyle hacca gitti. Emânetlerin yerine ulaşmasını sağladı. Dönüşünde yolda vefât etti.
Abdullah Zühdî.
ABDULLAH ZÜHDf; gazeteci, yazar. 1869’da İstanbul’da doğdu. 1890’da İstanbul’da Galatasaray Sultânîsini bitirdi. Saâdet Gazetesinde yazılar yazdı. Tarîk, Tercüman-ı Hakikat, İkdam ve Sabah gazetelerinde çalıştı ve yazıları yayınlandı. Maârif Nezâretinde vazife aldı. 1897 Türk- Yunan Savaşında Dömeke’ye doğru yürüyen Türk ordusu içinde gazete muhâbirliği yaptı. 1908’den sonra Yeni Gazeteyi çıkardı. Ali Kemal’den sonra Sabah’ın baş muharrirliğini yaptı. 1920’de Matbuat Umum Müdürü oldu. Ömrünün sonuna doğru, Bâb-ı Ali ile bütün münâsebetlerini keserek antikacılıkla uğraştı. 1925’te İstanbul’da öldü.
Abdullah Zühdî, eserlerindeki kahramanlığı, işlediği konular, dil ve üslûbu, anlatım tekniği ve anlattığı muhitler açılarından zaman zaman Tanzimat yazarlarına benzemekte, zaman zaman da Servet-i Fünûn topluluğunun realizmi edebî dâvâ yapan bir mensubuymuş gibi davranmaktadır. Ser- vet-i Fünûnun dışında kalan edebiyâtçılarla (Ahmet Râsim, Hüseyin Rahmi, Vecihi gibi) ortak yanları vardır ve çok yönlü bir edib ve gazeteci- mizdir.
Eserleri: Güller, Dikenler (roman, 1896), Rehgüzâr-ı Matbûâtta (hikâye, 1896), Şanlı Asker (roman, 1897), Bir Gece (roman, 1898), Bahr-i Münce- mid-i Cenubide (roman, 1904) adlı eserleri dışında
ABDULLAH ZÜHDf EFENDİ
kalan beş telif ve değişik dillerden tercüme on yedi eseri daha bulunmaktadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.