Abasıyanık, Sait Faik

Abasıyanık, Sait FaikEkran Alıntısı
Türk yazarı ve şairi (Adapazarı 1906-İstanbul 1954). Abasızoğullarından kereste tüccarı Mehmet Faik’in oğlu olan Sait Faik Abasıyanık, ilköğrenimini Adapa- zarı’nda tamamladı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ailesi İstanbul’a yerleşince İstanbul Erkek Lisesi’ne verildi. Onuncu sınıfta arkadaşlarıyla Arapça öğretmenine yaptıkları bir şaka okuldan uzaklaştırılmalarına yolaçtı ve lise öğrenimini Bursa’da tamamladı (1928). İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne yazıldıysa da, aradığını bulamayıp ayrıldı ve babasının isteğiyle iktisat öğrenimi için Lozan’a gitti (1931). Orada da ancak onbeş gün kalıp, Fransa’nın Grenoble kentine geçti ve Grenoble’da kaldığı üç yıl süresince öğrenimi bir yana bırakarak gönlünce yaşadı; babası tarafından geri çağrılınca da döndü (1935). Halıcıoğlu Ermeni Yetim Okulu’n- daki Türkçe öğretmenliğinden kısa süre sonra ayrılıp, babasının desteğiyle giriştiği fasulye tüccarlığı da iflasla sonuçlanınca, belli bir işle

Ekran Alıntısı

 

uğraşmadı. Haber gazetesinde bir ay süren adliye muhabirliği (1942) dışında, ölen babasının (1939) bıraktığı gelirle yaşayarak kendini yazarlığa adadı. Tutulduğu sirozdan kurtulamayarak öldü. Lise yıllarında şiir ve öyküler yazmaya başlayan Sait Faik, Bursa Lisesi’nde kompozisyon ödevi olarak yazdığı ilk öyküsü İpekli Mendil edebiyat öğretmeninin övgüleriyle karşılanınca, ikinci öyküsü Zemberek’i I yazdı. Uçurtmalar adlı ilk yazısı Milliyet gazetesinde yayınlandı (9 Ocak 1929). 1934’te Varlık dergisinde yayınlanmaya başlayan öyküleriyle hemen dikkati çekti; ilk şiirlerinin çoğunu da bu
arada yayınladı. Öykülerinin yanı sıra şiiri ikinci bir uğraş edinen Sait Faik, uzun öykü sayılabilecek iki roman ve öykü özelliği taşıyan elliyi aşkın röportaj da yazmış, 171 öyküsü ile 49 röportajı onüç kitapta toplanmıştır (onüçüncü kitabı Mahkeme Kapısı , Haber gazetesindeki röportajlarını kapsar). Basılmış onaltı kitabı, ölümünden sonra önce Varlık (1965), sonra Bilgi yayınevleri tarafından sekiz kitapta toplanmış (1970), 1953’te ABD’deki Mark Twain Derneği tarafından, modern edebiyata hizmetlerinden ötürü onur üyeliği verilmiş, Burgazada’daki evi de müze haline

Ekran Alıntısı

 

getirilmiştir (1964). Öyküleri, Türkiye dışında yayınlanan birçok antolojiye alındığı gibi, 41 öyküsünün Sabri Esat Siyavuşgil tarafından yapılan Fransızca çevirisi Hollanda’da basılmıştır (1962). ölümünden sonra, anısını yaşatmak amacıyla annesi, Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kurmuştur (1955). Sait Faik’in öyküleri/konuları bakımından dört kümede toplanabilir: Çocukluk anıları ve Adapazarı- Bursa gözlemleri; Fransa yılları; İstanbul’un kenar semtleri ve yoksul insanlar; Adalar’da geçen günler ve balıkçılar. Bireysel duygulanımların, bilinçaltının, kişinin bunalımlarının ve yalnız adam psikolojisinin, kimi zaman gerçeküstücü bir anlatımla dile getirildiği öykülerini de ayrı bir kümede toplamak gerekir. Bu kümelendirme, öykücülüğünün evrimini de açıklar. İlk öykülerinde gözlemci bir gerçekçilik görülür; ama bu gerçekçilik toplumcu bir tutum içermez; öznellik ağır basar. S. Faik, olaydan çok, bir durumun, anlık bir duygunun öykücüsüdür. Küçük insanın dünyasına eğilip, dramını yansıttığı sırada, insan ve doğa sevgisinin öyküye egemen olduğu görülür. Getirdiği biçim ve öz yeniliğiyle çağdaş Türk öyküsünün doruklarından biri sayılmaktadır. Öykü kitapları: Semaver (1936), Sarnıç (1939), Şahmerdan (1940), Lüzumsuz Adam (1948), Mahalle Kahvesi (1950), Havada Bulut (1951), Kumpanya (1951), Havuz Başı (1951), Son Kuşlar (1952), Alemdağda Var Bir Yılan (1954), Az Şekerli (1954), Tüneldeki Çocuk (1955), Mahkeme Kapısı (1956). Roman, şiir, deneme: Medar-ı Maişet Motoru (roman, 1944; sonradan Bir Takım İnsanlar adıyla, 1952), Havada Bulut (roman, 1951), Kayıp Aranıyor
(roman, 1953), Şimdi Sevişme Vakti (şiir, 1953), Balıkçının Ölümü , Yaşasın Edebiyat (öykü, şiir, deneme, 1977), Açıkhava Oteli (1980).

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)