Kavis

Kavis

1. Esk. Yay, eğri.
—2. Yay biçimi ya da çizgisi: Araba bir kavis
çizerek yolun solunda durdu.
—Esk. Kavs-pare, küçük yay. ii Kavs-i kuzah,
gökkuşağı: O sükût ederse kavs-i kuzah
gibi sükût eder” (Cenap Şahabettin).
—Esk. anat. Kavs-i asabi, sinirsel yay.
Kavs-i azmi, kemik yayı. Kavs-i rahi, ayak
—Esk. fiz. Kavs-i leyl, kavs-i leyli, geceleri
gökcisimlerinin yüksekliğini ölçmede kullanılan
alet. ii Kavs-i elektrik”, elektrik yayı.
—Esk. geom. Yay. ii Kavs-i münakkah, bütünler
açı.
—Esk. gökbil. Kavis burcu, Yay burcu.
—Esk. sil. YAY’ın eşanlamlısı.
—Esk. zool. Kavs-i galsami, solungaç yay.
—Tasav. Kavs-i nüzul, tasavvuftaki “Devir”
öğretisine göre, Alem-i gayb’dan Alem-i
şuhud’a inen varlığın, önce cemâd (cansızlar),
sonra nebat (bitkiler), daha sonra
hayvan, en sonra da insan suretinde tecelli
ederken çizdiği varsayılan yarım daire.
ii Kavs-i uruç, insanın asıl hakikati bilmek için aslına dönme gereksinimi duyup
şuhud’dan Alem-i gayb’a yükselerek
Hakk’a ulaşırken çizdiği varsayılan yarım
daire.
—ANŞiKL. Esk. ed. Sevgilinin yaya benzetilen
kaşları, divan şiirinde “kavis” diye
anılırdı. (Kaşlar, gökkuşağı anlamında
“kavs-i kuzah”, “kavs-i kudret” diye de
adlandırılırdı.)

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)