Anvers

Anvers

Anvers'teki Belçika'nın en büyük katedrali olan Nötre Dame katedralinde, uzun süre kentte yaşamış Flaman resim ustası Peter Paul Rubens’in yapıtları bulunur. Albert kanalı aracılığıyla Meuse (Maaş) ırmağına bağlanan Anvers limanı, Avrupa'nın en işlek limanlarından biridir.

Anvers’teki Belçika’nın en büyük katedrali olan Nötre
Dame katedralinde, uzun süre kentte yaşamış Flaman
resim ustası Peter Paul Rubens’in yapıtları bulunur. Albert
kanalı aracılığıyla Meuse (Maaş) ırmağına bağlanan Anvers
limanı, Avrupa’nın en işlek limanlarından biridir.

Belçika’nın ikinci büyük kenti ve başlıca limanı. Aynı zamanda Avrupa’nın da en işlek limanlarından biri yapılmış, 122 m yükseklikte bir kulesi
olan gotik üslubunda Nortre Dame katedrali yeralır.
Katedralde, yaşamının büyük bölümü Anvers’te geçirmiş
olan Peter Paul Rubens’in en güzel resimlerinden
bazıları vardır.
Kentin kuzey kesimindeki dokların ilk havuzları
1800’e doğru, Fransızların ülkeyi ele geçirip, Schelde’yi
deniz ticaretine bağlamalarından (1792) sonra yapılmıştır.
1830’da Belçika’nın bağımsızlığını kazanmasıyla
sanayinin hızla gelişmesi, dokların da gelişmesine
yol açmıştır. Günümüzde doklar, kentin kuzeyinde,
Schelde ırmağı boyunca kilometrelerce uzanırlar ve en
büyük şilepler dışında, bütün gemilerin girmesine elverişlidirler.
Yük hacmi bakımından Rotterdam’dan sonra
Avrupa’nın ikinci büyük limanı olan Anvers’ten, Fransa
ve Batı Almanya’dan gelen transit ulaşımın ve Belçika’nın
denizden yaptığı ticaretin çoğu da geçer.
Anvers’te ticaretin gelişmesi, dokların yakınında
imalat sanayisinin de gelişmesine yol açmıştır. Başlıca
sanayi tesisleri arasında petrol rafinerileri, petro-kimya
fabrikaları, otomobil montajı fabrikaları, besin sanayisi
tesisleri ve tersaneler sayılabilir. Schelde’nin ötesinde
batıya doğru, bir sanayi dış semti de oluşmuştur.
Tarih. XI. yy’da çevresi duvarlarla çevrili küçük bir kent,
olan Anvers, daha sonra Hansa Birliği’ne katılarak, tahıl
ticaretiyle zenginleşti. XV. yy’da limanının sığlaşmasıyla
denizle bağlantısı zorlaşan Brugge’nin yerine Flandr
bölgesinin en büyük limanı oldu. Hızla büyüyüp, çok
geçmeden Kuzey Avrupa’nın başlıca bankacılık ve maliye
merkezine dönüştü. İspanya ve Portekiz’den sınır
dışı edilen Yahudileri kabul etmesi sonucunda, birlikte
getirdikleri elmas işleme sanayisinden (günümüzde de
önemini korumaktadır) yararlanarak daha da zenginleştiyse
de, XVI. yy. sonunda İspanyollara karşı Flandre’da
başlatılan ayaklanmalardan büyük zarar gördü:
1576’da İspanyol askerleri tarafından yağmalanıp, bir
bölümü yıkıldı. Sonra Schelde halicinin bağımsız Hollanda’ya
bırakılmasıyla, deniz gemilerinin Anvers’e
ulaşmaları engellendi. 1792’de Schelde’de ulaşımın
Fransızlar tarafından yeniden açılmasına kadar bir duraklama
dönemi geçiren kent, o tarihten sonra yeniden
gelişip, her iki dünya savaşında da büyük zarar görmesine
karşın, Avrupa’nın en işlek limanlarından biri haline

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)