Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Aylık Arşiv: Ağustos 2018

3. Cumanın Son Sünneti

Hz. Peygamber (s.a.) in, cumanın farzından sonra kaç rek’at namaz kıldığı ve kaç rek’at namaz kılınmasını istediği mevzûunda çeşitli rivâyetler vardır ve bu rivâyetlerde geçen rek’at sayısı iki, dört ve altıdır. Hanbelîler bu rivayetlerin hepsini değerlendirmiş ve «iki, dört veya altı kılabilir; hiç kılmasa da olur» demişlerdir. (41). Hanefî mezhebinde Ebû-Hânife dört, Ebû-Yûsuf ve Muham- med ise altı rek’atı tercih ...

Devamını Oku »

ZÜLCENAHEYN

a. (ar. zü-l-cenâh’ın ikili çoğl. zü-l-cenaheyn). Esk. Dünya ve ahret hakkında bilgi sahibi olan kimse. “ .. Gönül arzu ediyor ki vezin ölçümüzün ıslahını böyle zü-l-cenaheyn diyebileceğim mümtaz şairlerimiz deruhte etsinler” (Cenap Şahabettin). —Esk. zool. Çiftkanatlılar. (XIX. yy.’da fr. diptĞres karşılığı olarak kullanılmıştır.)

Devamını Oku »

2. Cumanın Farzı

Cumanın farzı iki rek’at olup cemâatle kılınır; bu mevzuda ihtilâf yoktur.

Devamını Oku »

ZÜLBAHAR

dan zü-l-bahâr). Esk. ciltç. Üzerine fırça kullanarak ezme altınla geometrik motifler, yıldız ve noktalar yapılmış deri cilt. (Kapağın ortasını ya da tümünü kaplayan bu tür süslemeler özellikle XIX. yy.’da yaygın olarak kullanılmıştır.) —Mim. Osmanlı yapılarında kullanılmış, birbirine geçme halkalardan oluşan metal parmaklık,

Devamını Oku »

1. Cumanın Farzından Önceki Namaz

Cumanın farzından önce iki namaz üzerinde durulmuştur: Tahiyyetü’l-mescid ve cumanın sünneti. a) Tahiyyatü’l-mescid: Hadisler bölümünde zikredilen 19 numaralı hadis ile diğer rivayetlere dayanan Hasenu’l-Basrî, Mekhûl, Şâfii, İshak, Ebû- Sevr gibi müctehidlere göre hatib hutbe irâd ederken dahi mescide gelen kimsenin kısaca iki rek’ât namaz kılması sünnettir. Ebû-Hanife, Mâlik, Sevri gibi müctehidlere göre ise bu esnada namaz kılmak mekruhtur. Bu müctehidler ...

Devamını Oku »

ZÜRİCH

İsviçre’de Limmat’ın Zürich gölü nden çıktığı yerde kent; Konfederasyonun  en kalabalık kenti; Zürich kantonunun merkezi; 357 000 nüf. (1991). • COĞRAFYA. Zürich zenginliğini kavşak konumuna borçludur: G.’den K.’e uzanan karayolu, Sankt Gotthard’dan “su kapı- sı”na kadar (Aar-Ren kavşağı) Mittelland’ daki G.-B.-K.-D. koridorunu burada keser. Ayrıca küçük tepeler arasındaki ovalık bir alandan olduğu kadar eski burjuvazisinin dinamizminden de yararlanmıştır. Alp- ötesı ...

Devamını Oku »

E — Cuma Namazının Miktarı

İslâm dünyasında bugün cuma namazı kılmak üzere camiye giden müslümanlann iki rek’attan onaltı rek’ata kadar namaz kıldıklan görülmektedir. Bazı memleketlerde cuma namazından sonra cemâat hâlinde öğle namazının iâde edildiğine rastlanmaktadır. Hz. Peygamber devrinden itibaren kılınmakta olan bir namazın aslında kaç rek’at olduğunun meçhul bulunmaması gerekir; nitekim meçhul de değildir. Burada cuma namazının farz ve sünnetlerinin kaç rek’at olduğunu tetkik edecek, ...

Devamını Oku »

3 — Sıhhatinin Şartları

Hutbenin sahih ve muteber olabilmesi için. Hânefîlere göre altı şartı vardır: a) Namazdan önce olması, b) Hutbe niyeti ile yapılması, c) Cuma vakti içinde olması, d) En az bir kişinin dinlemesi, e) Bu bir kişinin, kendisiyle cuma sahih olan kimselerden bulunması, f) Hutbe ile namazın araşma başka bir işin sokulmaması. Şâfilere göre hutbenin onbeş şartı vardır: a) Namazdan önce olması, ...

Devamını Oku »

2 — Hutbe’nin Unsur ve Şartlan:

Gerek cuma hakkındaki hadisler ve gerekse bundan önceki bahiste gördüğünüz Hz. Peygamber’in fi’lini (tatbikatım) göz- önüne alan müctehidler ve mezheb âlimleri hutbenin esâsını ve çatısını teşkil eden unsurlar (hükümler) ile sahih bir hutbede riâyeti gereken hususları (şartlar) tesbit etmişler, ayrıca hutbenin sünnetleri ve âdabı üzerinde de durmuşlardır:Rükünleri: Hanefilere Göre: Hanefilere göre hutbenin rüknü mutlak mânada Allah’ı zikirdir. Sadece «elhamdülillâh», «sübhânellâh», ...

Devamını Oku »

ZÜREYK

(Kustantin), suriyeli filozof ve yazar (Şam 1909). Princeton’da eğitim gördü (1930). Ardından Şam Üniversite- si’nde (1949-1952) ve Beyrut’taki amerikan üniversitesinde (1956) profesörlük ve rektörlük yaptı. Arap milliyetçi uyanışını kuramlaştıran denemeler yazdı. Başlıca- ları: El-vey el-kavmi (Ulusal bilinç), 1940; Mânâ el-Nekbet (Felaketin anlamı), 1948; Hada el-asr ül-mütefecdr (Şu patlama çağı, 1963).

Devamını Oku »

1. Hz. Peygamber’in Hutbede Takib Ettiği Yol

Hz. Peygamber (s.a.) hutbe irâd ederken çok defa heyecanlı bir tavır takınır, gözleri kızarır, sesi yükselir ve bir orduyu uyarırmışçasına sert bir edâ ile «sabah akşam başınıza geliverecek; -üç parmağını birleştirerek- ben kıyâmete şu kadar yakın olarak gönderildim» derdi. «Emmâ ba’dü» dedikten sonra «sözün en hayırlısı Allah’ın kitabıdır, yolun en hayırlısı Muham- med’in yoludur, işlerin en fenâsı uydurulup dine katılanlardır, ...

Devamını Oku »

D — Hutbe

Hutbe cumanın sıhhat şartlarından birisidir. Ancak cuma içinde hutbenin mümtaz ve önemli bir yeri vardır. Bu sebeple ayrı bir başlık altında Hz. Peygamber’in (s.a.) hutbede takib ettiği yolu, bazı hutbelerini, hutbenin şartlarını ve âdâbını ar- zetmeyi uygun bulduk.

Devamını Oku »

İbn Kudâme

Halife veya sultanın (imam) izni şart değildir. Hz. Osman evine kapanıp asiler evi sarınca Hz. Ali cumayı kıldırmış, sonradan Hz. Osman da bunu tasvib eylemiştir. Ubeydullah b. Adi bu hususu şikâyet edip arkasında namaz kılmak zoruma gidiyor deyince Hz. Osman şunlan söylemiştir: «Namaz insanların edâ ettiği amellerin en iyilerindendir. Onu hakkıyle kılıyorlarsa sen de onlarla beraber kıl, kötü yapıyorlarsa kötülüklerine ...

Devamını Oku »

ZÜREFA

çoğl. a. (ar. zarif in çoğl. züre- fâ). Esk. Zarif, kibar kimseler: “… eş’ar-ı türkîsi makbul-i zürefa-yı rum olmuştur” (Süleyman Nazif). —El sant. Uzunca bir iplik bırakılarak yapılmış düğümlü ilmek. (Motifleri oluşturmakta ya da birbirine bağlamakta kullanılır iğne oyasının da temel ilmeklerinden- dir.)

Devamını Oku »

ZÜRAFAGİLLER

Zürafa ve okapi gibi Afrika’da yaşayan hayvanları kapsayan, gevişgetiren memeli hayvanlar familyası. (Familyanın bu iki türden başka üyesi yoktur; ama Miyosen ve Pliyosen tabakalarında bulunan 15 fosil hayvan cinsi de bu familyaya sokulur. Bil. a. Giraffidae.)

Devamını Oku »

ZÜRAFA

Büyük Sahra’nın güneyinde, Afrika savanlarında yaşayan, çok uzun boyunlu ve kadifemsi tüylerle kaplı, küçük boynuzlu, gevişgeti- ren memeli hayvan. (Bil. a. Girafla camelopardalis; zürafagiller familyası.) —ANSİKL. Post desenleri çok değişik olmakla birlikte bir tek zürafa türü vardır. Yüksekliği 5 m’ye kadar varan bu hayvan özellikle baklagillerden olan ağaçların ve dikenli çalıların yapraklarıyla beslenir. Rahvan yürür ve iri bir erkeğin egemen ...

Devamını Oku »

d) Devlet Başkamnın Bulunması ve İzni

Bazı müctehidler devlet başkamnın bulunmasını, namazı onun veya temsilcisinin yahut da izin verdiği kimsenin kıldırmasını şart koşmuşlardır. Şart koşanlann ileri sürdüğü deliller tetkik edilince bunların nassa dayanmadığı, sadece fitne ve kargaşalığı önlemek gayesine bağlı bulunduğu görülmektedir. «İyi, kötü bir imamı olduğu halde cumayı terkedeni Allah dağıtsın toparlamasın…» mealindeki hadis hem zayıf bulunmuştur (Haşiyetu’s-Sindî, 1/335; Mecmau’z-zevâid, 1/70) hem de hadiste böyle ...

Devamını Oku »

c) Bir Merkezde Birden Fazla Yerde Cuma

Cumanın bir merkezde yalnız bir camide kılınmasının şart olduğu daha ziyâde Şâfiî ve Hanbelilerce ileri sürülmektedir. Bunlar da zaruret bulunduğu, meselâ bir cami bütün cemâati almadığı takdirde cumanın birden fazla camide kılınabileceğini ifâde etmişlerdir. Cemâate göre caminin vüs’ati düşünülürken fi’len cumaya gelen cemâat değil, mükellef olan cemâatin göz- önüne alınacağı da unutulmamalıdır. Bu takdirde hemen bütün şehirlerde birden fazla camide ...

Devamını Oku »

ZÜNNUNİLER

, Endülüs Emevileri’nin yıkılışından sonra ortaya çıkan müslüman hanedanlardan (Tavaif-i müluk) biri. Tuley- tula (Toledo) ve çevresinde hüküm süren (1035-1085) hanedan, en güçlü dönemini Yahya el-Memun’un hükümdarlığı sırasında (1043-1075) yaşadı. Ardılı Yahya el -Kadir Castilla ve Leön kralı Alfonso IV’ ün Toledo’yu ele geçirmesi (1085) üzerine, Valencia’ya egemen olarak ölümüne (1090) kadar burada hüküm sürdü.

Devamını Oku »

b) Şehir

İlk cuma ile ilgili hadisler cumanın köylerde de kılınabileceğini göstermektedir. (17) Nitekim Diyanet İşleri Başkanlığı bu mevzudaki bir izin talebine 6.2.1933 tarihinde şu cevabı vermiştir: «Cuma namazı farz ve bunun farziyeti Kitâb Sünnet ve İcmâ ile sâbittir. Bütün mezheb imamlarınca da kat’î olan cihet, onun farz ve şeriat-i İslâmiyye’den olmasıdır. Cuma’nm sıhhat-i edâsı için serdedilen şerait-i sâirenin edillesi kat’i olmadığmdan ...

Devamını Oku »