Aylık Arşiv: Haziran 2017

ŞEHZÂDE CAMİİ

ŞEHZÂDE CAMİİ, Kanunî Sultan Süleyman Hân’ ın oğlu Şehzâde Sultan Mehmed için Mimar Sinan’a yaptırdığı cami. Yamnda şehzâde için yapılmış bir türbe, bir medrese, bir imaret, bir tabhane ve bir sıbyen mektebi ile birlikte 1543-1548 yılan arasında tamamlandı. Eski Odalar diye anılan İstanbul’daki ilk Yeniçeri Kışlası’nm karşısındaki arsaya yapılmıştı. Caminin bulunduğu semt günümüzde “Şehzâdebaşı” diye anılmaktadır. Şehzâde Camisi’nin karşı köşesinde ...

Devamını Oku »

ŞEHZADE

ŞEHZADE, Osmanlı padişah sülâlesinin erkek evlâtlan. Aslı şah oğlu, padişah oğlu, demek olan şahzâdedir. Padişah çocuklanna Sultan Çelebi Mehmed zamanına kadar Çelebi denilmiş sonra şehzâde tabiri kullanılmıya başlanmıştır. Padişah kızlanna isminden sonra kullanılmak üzere sultan ünvanı verilirdi. Şehzâde veya sultan doğduğunda sarayda özel merasimler yapılırdı. Durum toplar atılmak suretiyle İstanbul halkına ilân edilirdi. Aynı zamanda memleketin her tarafına fermanlar gönderilerek ...

Devamını Oku »

ŞEHREMİNİ

ŞEHREMİNİ, Osmanlı Devletinde İstanbul’daki saray memurlan arasında bulunan, saray ve hükümete ait binalann tamir işlerine bakan, saraya lüzumlu olan şeyleri satın alan görevli. Tanzimattan sonra bugünkü belediye zabıtası görevini yapan, şehrin temizlik ve güzelliği ile uğraşan mahalli idarenin başındaki şahsa şehremini denirdi. Bizans Devleti’nde mahallî idare olarak bilinen eparkhosluk teşkilâtım takliden kurulduğu iddia edilen şehreminliğinin, yapılan araştırmalar neticesinde Osmanlı Devletine ...

Devamını Oku »

ŞEHİR

ŞEHİR, Alm. Stadt (i), Fr. Ville (t), İng. Çıty İnsanların iklim şartlarından ve her türlü saldırılardan korunabilmesi, medenî ihtiyaçlarının karşılanması maksadı ile bir araya gelmelerinden ortaya çıkan geniş, kalabalık yerleşme bölgesine verilen isim. İlk kurulan şehirlerde düş­ mana karşı korunma birinci plânda tutulmuş, şehirler yükseklere, tabiî kale görünümünde kayalar üstüne kurulmuştur. Daha sonra kurulan şehirlerde su, yol, kanalizasyon ve enerji ...

Devamını Oku »

ŞEHİD

ŞEHİD, Aim. Mârtyrer (m). Fr. Martyr (m) İng. Martyr. Allah yolunda canım feda eden, dinini, vatanını bayrağını, namusunu müdafaa ederken ölen, haksız yere öldürülen müslüman. Şehid, lügâtta, şehid olan, şehid olunan, görülen… mânâlarına gelir. Şehid, harb meydanında düşman tarafından, hükü­ mete karşı gelen asiler tarafından veya yol kesiciler tarafından kılıç, top, tüfek… gibi silâhlarla ve bunlara benzer herhangi bir aletle ...

Devamını Oku »

ŞEFTALİ (Prunus Parslca)

ŞEFTALİ (Prunus Parslca), Alm. Pfirsichbaum (m). Fr. Pêcher (m). İng. Peach tree. Familyası: Gülgiller(Rosaceae). Türkiye’de Yetiştiği Yerler: Muş ve Ağrı hariç Türkiye’nin çoğu yerinde yetiştirilir. 3-5 m. boylarında meyva ağacı. Bitki, meyvaları için yetiştirilir. Meyvalar 5-10 cm. çaplarında, yuvarlak, tatlı, sulu ve hoş kokuludur. Vatanı Çin’dir. 1 ran’a,. sonra da Anadolu’ya geçmiştir. Avrupa’ya da Anadolu’dan yayılmıştır. Rutubetli topraklardan hoşlanmadığı için ...

Devamını Oku »

ŞEFAAT

ŞEFAAT, Alm. Fürsprache, Fürbitte (f) Fr. Intercession (f). İng. Intercession. Af için vesile olmak, yalvarmak. Ahirette, günahı olan mü’minlerin günahlarının affedilmesi, günahı olmayanların da daha büyük derecelere erişmeleri için Peygamberlerle, salih kulların Allahü teâlâ’ya yalvarmalarıdır. Kıyamet günü önce Peygamberler, sonra salih kullar yani Evliya, Allahü teâlânm izni ile, günahı çok olan m ü’minlere şefaat edecektir. Peygamberimiz buyurdu ki: ” Üm ...

Devamını Oku »

ŞEDDADÎLER

ŞEDDADÎLER, Arran’daki müslüman hanedanlardan. Onuncu yüzyıl ortalarında Muhammed bin Şeddâd tarafından Erivan yakındaki Dabıl’de kuruldu. Muhammed bin Şeddâd, muhtemelen 951’ de Dabıl’de hakimiyetini ilân etti. Azerbaycan hükümdan oldu. 955 yılına kadar bölgeye hakim oldu. Deylemiler Tabîl’i ele geçirdilerse de, 971’de bölgeden sürüldüler. Gence’ye hakim oldular. Gence, Şeddâdîler’in asıl merkezi oldu. Şeddâdîler, bölgede İslâmiyet’in müdafaasını üzerlerine alıp; Gürcü Bagratîler, Ermeni prensleri, ...

Devamını Oku »

ŞEBBOY (Cheiranthus cheiri)

ŞEBBOY (Cheiranthus cheiri), Alm. Goldtack (m), Fr. Giroflée jaune (f), İng. Wallflower, bleeding heart. Familyası: Turpgiller (Cruciferae). Türkiye’de Yetiştiği Yerler: Kültür bitkisi olarak yetiştirilir. Sarı veya turuncu renkli çiçekler açan, 50 cm. boylarında çok yıllık, otsu bir süs bitkisi. Çiçekler dört parçalı ve karanfil kokusundadır. Yapraklan dardır. Bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir. Nemli, kumlu-killi ve gübreli topraklarda iyi yetişir. Soğuğa ...

Devamını Oku »

ŞATO

ŞATO, Alm. Schloss (n), Palast (m). Fr. Château (m), Château-fort (m). İng. Castle, chateau. Tahkim edilmiş derebeylik konağı. Bir bölge hâkiminin, prensin, derebeyin hâkim olduğu bölgede ekseriya sarp yerlere yapılmış, yüksek duvarlı kulelerle takviye edilmiş yapılardır. Ortaçağda İngiltere ve Avrupa’da pekçok şato yapıldı. İngiltere kralı Birinci Richard (Arslan Yürekli Rişar)’ın yaptırdığı ChateauGaillarda adlı şato bunların en önemlilerindendir. Şatoların etrafında sulu ...

Devamını Oku »

ŞAHRUH MİRZA

ŞAHRUH MİRZA, Timurlu hükümdarlarının İkincisi. Timur Han’ın oğludur, tslâm âlimi, astronom ve Semerkand hâkimi Uluğ Bey’in babasıdır. 20 Ağustos 1377 tarihinde Semerkand’da doğdu. Küçüklüğünden itibaren dînî, siyasî ve askeri tahsil, terbiye ve eğitim görerek yetiştirildi. Timur Hân’ın Kıpçak Seferi’nde merkezde kalıp, onüç yaşında devleti idare etti. 1392’de Timurlu Ordusu’nda vazife aldı. Kal’a-i Sefid muhasarasına katılıp düşman reisini öldürerek üstün muvaflakiyyet ...

Devamını Oku »

ŞARK ÇIBANI

ŞARK ÇIBANI, Alm. Orientbeule (1). Fr. İng. Aleppo boil, Aleppo button. Yıl çıbanı, Halep çıbanı, Bağdat çıbanı, Diyarbakır çıbanı, Antep çıbanı gibi adlarla da anılan ve dünyada belirli iklim bölgelerinde görülen bir hasta!ık. Akdeniz ve Orta Doğu’da sık olan Şark çıbanı yurdumuzda da Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde oldukça çok rastlanmasına rağmen Orta Anadolu’da tek tük bulunmaktadır. Hastalığın âmili “leishmania ...

Devamını Oku »

Çocuklarımız Büyüdüklerinde Nasıl Çalışanlar Olacak

Hafta sonu eski bir arkadaşımla karşılaştım. 4-5 senedir görüşmemiştik. Benimkilerden büyüktü çocukları. Ne yaptıklarını sordum. Eee, malum, hepimiz çocuklarımızın geleceği ile ilgili empati kuruyoruz. Ayaküstü konuşmaya başladık. Büyük kızını İngiltere’de okutmuş. Küçüğü de yeni gitmiş. Kızı bir de master yapmış. Sonra da İstanbul’da çok güzel bir işe girmiş. Benim zamanımda güzel iş dendiği zaman, uluslararası bir firma, iyi bir maaş, ...

Devamını Oku »

Bayramınız Nasıl Geçti

BENİM BAYRAMIM BÖYLE GEÇTİ:) Ben ilk önce ifterımı açtım Ramazanın 30. günü çıktık yani arife günü çıktık akşamdı ama babam uykusu olmasına ramen  bizi oraya götürmeye çalıştı ilk önce ulucami gitik.   Ondan sonra Balıkesir Akçay gitik orda ev kiraladık `o evin karşı göl vardı onun içinde tekneler yüzüyor içinde bide ördekler vardı böyle   Sonra İğneaadaya gitik orda denize ...

Devamını Oku »

Day, Benjamin Henry

(d. 10 Nisan 1810, West Springfield, Massachusetts – ö. 21 Aralık 1889, New York kenti, ABD), ABD’de yayımlanan New York Sun gazetesini kuran yayımcı ve gazeteci. Gazetesinin tirajını artırmak için cinayet gibi heyecan uyandıran olayları dokunaklı ve alaycı bir üslupla verme yoluna gitmiş ve ABD’nin ilk polis muhabiri olan George Wisner’i yetiştirmiştir. Mesleğine 1824’de Springfield Republican’ da basım işlerinde çalışan ...

Devamını Oku »

Day, Arthur L(ouis)

(d. 30 Ekim 1869, Brookfield, Massachusetts – ö. 2 Mart 1960, Washington, D.C., ABD), kayaçların ve minerallerin çok yüksek ve çok düşük sıcaklıklardaki özellikleri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan ABD’li jeofizikçi. Kaynarcalar, depremler, yüksek sıcaklıkların mutlak ölçümleri ve yanardağlara ilişkin fiziksel ve kimyasal sorunlar üzerine de araştırmalar yapmıştır. 1900-07 arasında ABD Jeolojik Araştırma Kurumu’nda çalışan Day, daha sonra Washington kentindeki Washington ...

Devamını Oku »

Daxue Sıradağları

(Çincede “Beyaz Kar Dağları”), Wade-Giles yazımında ta -h sü eh , SICHUAN ALPLERİ ya da ÇİN-TİBET SIRADAĞLARI olarak da bilinir, Çin’in Sichuan yönetim bölgesinin batısında son derece yüksek ve engebeli dağ sırası. Tibet Platosunun yaşlı sabit blokunun doğu kenarı çevresinde yer alır. Jura Döneminin (y. 190-136 milyon yıl önce) son evresinde birbirini izleyen kıvrılmalar, Kretase (Tebeşir) Dönemi (y . 136-65 ...

Devamını Oku »

Dawson Irmağı

Avustralya’da, Queensland’in doğusunda akarsu. Irmak Carnarvon Sıradağlarında doğar ve 80 km genişliğindeki bir vadide sırasıyla güney, kuzeydoğu ve kuzey yönünde 640 km’lik bir çığır izledikten sonra, Duaringa yakınlarında Fitzroy Irmağına karışır. 1923’te başlatılan Dawson Vadisi Sulama Projesi birkaç su bendinden oluşur ve daha çok pamuk ve hayvan çiftliklerine hizmet verir. İlk olarak 1844’te Friedrich Ludwig Leichhardt’ın dolaştığı ırmak, adını bu ...

Devamını Oku »

Dawson, Sir John William

(d. 30 Ekim 1820, Pictou, Nova Scotia – ö. 20 Kasım 1899, Montreal, Kanada), Kanadalı jeolog. Yaptığı sayısız çalışmayla, paleobotanik bilimine katkıda bulunmuş ve Kanada’nın jeolojisinin tanınmasına yardımcı olmuştur. Nova Scotia’da eğitim müfettişi olarak görev yaptığı dönemde (1850-53) eyaletin jeolojik yapısını araştıran Dawson, kömür içeren katmanlardaki orman fosillerini özel olarak inceledi. Araştırmalarının sonucunu da Acadian Geology’de yayımladı (1855). Aynı yıl ...

Devamını Oku »

Dawson, George Geoffrey

asıl adı geor ge geoffrey robinson (d. 25 Ekim 1874, Skipton-in-Craven, Yorkshire – ö. 7 Kasım 1944, Londra, İngiltere), 1912-19 ve 1923-41 arasında The Times’m yayın yönetmenliğini yapmış İngiliz gazeteci. Oxford’da Eton College ve Magdalen College’da eğitim gördü. 1898’de Oxford All Souls College’ın öğretim kadrosuna seçildi. Daha sonra devlet hizmetine girerek, 1901’de İngiliz yüksek temsilcisi olan Lord Milner’ın özel sekreteri ...

Devamını Oku »