Aylık Arşiv: Mayıs 2011

Hatm-İ Hace

Seyr ilallah yapar hatm-i hace meclisi Pak eyler,safi kılar,hatm-i hace meclisi Orada olmaz süfliyyat,onu yakar ulviyyat, Gir de gör,bak ne hayat,hatm-i hace meclisi. Zikri o beyan eder,esrar-ı ayan eder, Maşukuna yar eder,hatm-i hace meclisi. Hüdaverdi,fırsat bil,kaçırma bu taatı, Hakkı zikreder kalpler,hatm-i hace meclisi.(H.Hasan BURKAY K.S)

Devamını Oku »

Kıymetli Nasihatler

ÜSTAZIN GÖÇMEZ KARDEŞ , AĞLAMA SEN SAKIN , OL YAKÎN RUHEN YAKLAŞ SEN ONA, DEME UZAKTIR SAKIN ANDIKÇA İSİMLERİN HAYAT BULACAK SIRRIN ADI OLURMUŞ DELİ MEVLÂYI SEVENLERİN HASANEY’NİL HÜDAVERDİ HZ.

Devamını Oku »

Kıymetli Nasihatler

İKİ  ALEMDE  TASARRUF  EHLİDİR  RUH-U  VELİ DEME KİM BU MÜRDEDİR  BUNDAN  NİCE DERMAN OLA RUH ŞİMŞİR-İ HÜDÂDIR TEN KILIF OLMUŞ ONA DAHA ALA KÂR EDER BİR TIĞKİ ÜRYAN OLA

Devamını Oku »

Takva

Takva akıllıca yapılan işlerin en güzelidir.Hak’ka asi olmak, ahmakça yapılan işlerin en çirkinidir.Verilen emaneti yerine getirmek, en üstün doğruluk sayılır.Hiyanet olarakmda en önemlisi, yalandır HZ.Ebubekir es Sıddık (r.a)

Devamını Oku »

Kıymetli Nasihatler

ZÂHİRİNİ  PÂK  EYLESİN  ŞER’ÎAT BED HUYLARIN TEBDİL ETSİN TARÎKAT HAKK CEMÂlin GÖREM DERSEN HAKİKAT ALLAH’A AŞK İLE VARMIŞ ERENLER GAYBÎ HZ.    

Devamını Oku »

Kıymetli Nasihatler

HAKK’I ARARSAN KALBİNDE ARA KUDÜS’TE, MEKKE’DE,HAC’DA DEĞİL EĞER BİR MÜ’MİNİN KALBİN YIKARSAN HAKK’A EYLEDİĞİN SECDE DEĞİLDİR YUNUS EMRE HZ.

Devamını Oku »

Zülkarneyn Aleyhisselam

Zülkarneyn Aleyhisselam Peygamber veyâ velî. Kur’ân-ı kerîmde kıssası, doğuya ve batıya seferleri zikr edilmiştir. Asıl ismi İskender’dir. Doğuya ve batıya gittiği için İskender-i Zülkarneyn diye anılmıştır. Nûh aleyhisselamın oğlu Yâfes’in soyundandır. Peygamber olup olmadığı açıkça bildirilmedi. Yemen’de yaşamış olan Münzir İskender ile Aristo’nun talebesi olan Makedonyalı İskender’den daha önce yaşadı. Sâlih bir zât olan Zülkarneyn aleyhisselamı Allahü teâlâ yeryüzündeki insanlara ...

Devamını Oku »

Salih Aleyhisselam

Salih Aleyhisselam Semûd kavmine gönderilen peygamber. Hazret-i Âdem’in on dokuzuncu batından torunudur. Hûd aleyhisselamın peygamber olarak gönderildiği Ad kavmi, isyânları sebebiyle büyük bir azaba düşüp, helâk olmuştu. Îmân ettikleri için bu azaptan kurtulan insanlar ise kendilerine yeni yurtlar kurmak üzere çeşitli bölgelere dağıldılar. Bu dağılan insanlardan bir kısmı Semûd denilen kimsenin evlatlarıdır. Semûd kavmi, Şam ile Hicaz arasındaki Hicr denilen bölgede ...

Devamını Oku »

Hud Aleyhisselam

Yemen’de bulunan Âd kavmine gönderilen peygamber. Nûh aleyhisselamın oğlu Sâm’ın neslindendir. Bir ismi de Âbir olup, lakabı Nebiyyullahtır. Kur’ân-ı kerîmde ismi bildirilen peygamberlerdendir. Yemen’de Aden ile Umman arasında bulunan Ahkâf diyârında doğup yetişti. Çocukluğundan îtibâren Allahü teâlâya ibâdet etmekle meşgul oldu. Ara sıra ticâretle de uğraşan Hûd aleyhisselam, gayet şefkâtli ve çok cömertti. Nûh tûfânından sonra torunlarından biri olan Âd, ...

Devamını Oku »

Nuh Aleyhisselam

İdris aleyhisselamdan sonra gönderilen peygamberlerden. Allah korkusundan dâima ağladığı için adına, çok ağlayan, inleyen mânâsına gelen “Nuh” denilmiştir. İdris aleyhisselam insanlara peygamber olarak gönderilip onlara doğruyu gösterdikten sonra diri olarak göke kaldırıldı. Onun göke kaldırılmasından sonra insanlar doğru yoldan ayrıldılar. Onu çok sevenler ayrılık acısına dayanamadılar. Resmini yapıp seyrettiler. Daha sonra gelenler, bu resimleri tanrı sandılar ve çeşitli heykeller yapıp, ...

Devamını Oku »

İdris Aleyhisselam

Kur’ân-ı kerîm’de ismi geçen peygamberlerden. Şit aleyhisselamın torunlarındandır. Asıl ismi Ahnûh veya Hanûh’tur. Kur’ân-ı kerîm’de İdrîs diye bildirildi. Kendisine peygamberlik, hikmet ve sultanlık verildiği için “Müselles bin-Ni’me” (kendisine üç nîmet verilen) de denilmiştir. Babasının adı Yerd, annesinin adı Berre veya Eşvet’tir. Bâbil’de veya Mısır’da Mûnif denilen yerde doğduğu rivâyet edilmiştir. Kendisine otuz suhuf (forma) kitap verildi. Diri olarak göğe kaldırıldı. ...

Devamını Oku »

Şit (Şis) Aleyhisselam

Âdem aleyhisselamdan sonra gönderilen peygamber. Âdem aleyhisselamın oğludur. Âdem aleyhisselamın oğullarından Hâbil ile Kâbil arasında çıkan anlaşmazlık netîcesinde Kâbil, Hâbil’i öldürünce, Allahü teâlâ, hazret-i Âdem’e, Hâbil’e karşılık ihsân olarak, yeni bir oğul verdi. Âdem aleyhisselamın bütün çocukları ikiz olarak doğduğu hâlde, Şit aleyhisselam tek doğdu. Şit adı verilen yeni oğlun ismi İbrânice olup, Arapça karşılığı “Allah’ın hîbesi” mânâsınadır. İsmine “Şis” ...

Devamını Oku »

HZ. OSMAN BİN AFFAN (r.anh)

Osman b. Affân b. Ebil-As b. Ümeyye b. Abdi’ş-Şems b. Abdi Menaf el-Kureşî el-Emevî; Raşid Halifelerin üçüncüsü. Ümeyyeoğulları ailesine mensup olup, nesebi beşinci ceddi olan Abdi Menaf’ta Resulullah (s.a.s) ile birleşmektedir. Fil olayından altı sene sonra Mekke’de doğmuştur. Annesi, Erva binti Küreyz b. Rebia b. Habib b. Abdi Şems’tir. Büyükannesi ise Resulullah (s.a.s)’ın halası Abdülmuttalib’in kızı Beyda’dır. Künyesi, “Ebû Abdullah’tır. ...

Devamını Oku »

HZ. ÖMER B. HATTAB (r.anh)

İkinci Raşid Halife. İslâmı yeryüzüne yerleştirip, hakim kılmak için Resulullah (s.a.s)’in verdiği tevhidî mücadelede ona en yakın olan sahabilerden biri. Hz. Ömer (r.a), Fil Olayından on üç sene sonra Mekke’de doğmuştur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya gelmiştir (İbnül-Esîr, Üsdül-gâbe, Kahire 1970, IV,146). Babası, Hattab b. Nüfeyl olup, nesebi Ka’b’da Resulullah (s.a.s) ile ...

Devamını Oku »

HZ. EBUBEKİR (r.anh)

Hz. Muhammed (s.a.s.)’in İslâm’ı tebliğe başlamasından sonra ilk iman eden hür erkeklerin; raşit halifelerin, aşere-i mübeşşerenin ilki. Câmiu’l Kur’an, es-Sıddîk, el-Atik lakaplarıyla bilinen büyük sahabi.Kur’ân-ı Kerim’de hicret sırasında Rasûlullah’la beraber olmasından dolayı, “…mağarada bulunan iki kişiden biri…” (et-Tevbe, 9/40) şeklinde ondan bahsedilmektedir. Asıl adı Abdülkâbe olup, İslâm’dan sonra Rasûlullah (s.a.s.)’in ona Abdullah adını verdiği kaydedilir. Azaptan azad edilmiş mânâsına “atik”; ...

Devamını Oku »

9. FASIL: HZ. PEYGAMBER’İN EN YAKIN AKRABALARINI İSLÂMA DAVET ETMESİ

Hz Peygamber’in Benî Kâ’b’ı İslâm’a Davet Etmesi – Abdurrahman el-Âmiri kavminin yaşlılarından naklen şöyle anlatıyor: “Rasûlullah bize geldi. Ukkaz panayırındaydık. “Sizler kimlerdensiniz?” diye sordu. Biz de Benî Âmir b. Sa’sa’a’dan olduğumuzu söyledik. Bunun üzerine “Siz hangi Benî Âmir’densiniz?” dedi. Biz de “Benî Kâb b. Rebia’danız” dedik. Rasûl-ü Ekrem “Sizin içinizde, size sığınan bir kimseyi koruyabilir misiniz?” diye sordu. Cevap olarak ...

Devamını Oku »

8. FASIL: HZ. PEYGAMBER’İN PANAYIRLARDA HALKI İSLÂMA DAVET ETMESİ

Hz. Peygamber’in Zu’l-Mecaz Pânayırında İslâm’a Davet Etmesi – Rabia b. Ubbad şöyle anlatıyor: Rasûlullah’ı cahiliye döneminde Zü’l-Mecaz panayırında gördüm. Şöyle bağırıyordu: ‘Ey insanlar! Lâilâheillallah deyiniz, kurtulunuz!’ Halk onun etrafını sarmıştı. Arkasında yüzü parlak, gözleri şaşı, iki tane saç örgüsü bulunan birisi vardı. O da şöyle sesleniyordu: ‘Bu kişi dinini değiştirmiştir, yalancıdır!’ Hz. Peygamber nereye giderse, hangi noktaya doğru yönelirse o ...

Devamını Oku »

7. FASIL: HZ. PEYGAMBER’İN HACC MEVSİMLERİNDE ARAP KABİLELERİNİ İSLÂMA DAVET ETMESİ

  Hz. Peygamber’in Benî Amr ve Benî Muharib Kabilelerini İslâm’a Davet Etmesi – Rasûl-ü Ekrem peygamber olduktan sonra üç sene gizli çalıştı, ortaya çıkmadı. Dördüncü senede dâvâsını ilan etti. On sene durmadan davasını Mekke’de neşrediyordu. Hac mevsiminde hacıların konaklarını ziyaret ediyor, Ukkâz, Mecenne ve Zu’l-Mecaz panayırlarında rabbinin risaletini tebliğ edebilmesi için onları kendisine yardımcı olmaya davet ediyordu. Bunun karşılığında onlara ...

Devamını Oku »

6. FASIL: HZ. PEYGAMBER’İN TOPLANTILARDA HALKI İSLÂM’A DAVET ETMESİ

Hz. Peygamber’in İlgili Ayet İndiğinde Yakın Akrabalarını ve Kureyş Kabilelerini İslâm’a Davet Etmesi   – Cenab-ı Hak “En yakın aşiretini uyar” (Şuara: 26/214) ayetini indirdiğinde Rasûl-ü Ekrem evinden çıkıp Merve tepesine gitti. Sonra, “Ey Fihroğulları!” diye bağırdı. Kureyşliler süratle Rasûlullah’a geldiler. Ebu Leheb b. Abdulmuttalib (bu kişi Rasûlullah’ın özbeöz amcasıdır)   “İşte Fihroğulları yanındadır, söyle!” dedi. Rasûl-ü Ekrem “Ey Ğalibogulları!” ...

Devamını Oku »

KADİRİYYE TARİKATI

KADİRİYYE TARİKATI Bu tarikatı kuran şeyh Abdül Kadir Geylani (ceylani)’dir.Tarikat isminide kurucusundan alır.Abdül Kadir Geylani (ceylani) aslı ceylanidir.Evliyaların sultanı Allah’ı bilen, dünyadan elini etegini çekmiş bir imamdır.Dini yaşatan, bidat’ı öldüren, Şeyh Muhyiddin Abdül Kadir ceylani Hazretlerinin nesebi şöyledir:Ebi Talib’in oglu, musa Musa’nın oglu, Ebi Salih Abdullah’ın oglu, Ebu Muhammet Abdülkadir’dir.Radiallahu Anhum ecamin. Abdül Kadir Hazretlei 470 hicri senesinde (miladi 1077)İran’ın kuzeybetısında (Kazvin ...

Devamını Oku »