1960’lar ve 1970’lerde ırk ilişkileri.

1950’lerin ortalarından beri King ve öbür siyah önderler, ırk ayrımına karşı Güney’de siyah Amerikalıların disiplinli kitle protestolarını yönetiyorlardı. Öte yandan, ırk ayrımının sona ermesine karşı çıkan güneyli beyaz direniş gruplarının şiddete başvurmaları, kuzeylilerin egemenliğindeki Kongre’yi harekete geçirerek İnsan Hakları Komisyonu’nu kurmasına (1957) yol açtı ve siyahların oy verme haklarının çiğnenmesini yasakladı (1960). 1962’de, Başkan Kennedy, Mississippi Üniversitesine James Meredith adlı siyah bir öğrencinin alınmasını zorla sağ­ lamak için askerî birlikler gönderdi. Ayrıca, finansmanı federal hükümet tarafından yapılan binalarda ırk ya da din ayrımını yasakladı. Kennedy’nin ölümünden sonra, Başkan Johnson oy verme hakkını beyazlarla sınırlayan seçim yasasının kaldırılmasını istedi (Ağustos 1965). Bunun üzerine kayıtlı siyah seçmenlerin oranı Güney’de % 30’un altından, birden 1966’da % 53’ün üstüne fırladı. Siyah devrimin insan haklarıyla ilgili bölümü yasal açıdan doruğuna ulaşmıştı. Daha sonra, 1964’ten 1968’e kadar yüzü aşkın ABD kenti “Irk ayaklanmalarıy la çalkalandı. Böylece siyahlar arasındaki yüksek iş­ sizlik oranı ve toplumdanıdışlanma patlamış oldu. Umutsuzluğun getirdiği bu şiddet olayları karşısında, kuzeyli beyaz topluluk hemen ırk konusundaki reformcu tutumundan vazgeçerek geri çekildi. 1968’de, sağcı bir siyasetiçi olan Richard M. İNixon başkanlığa seçildi. Yine de, beyaz-siyah ilişkilerinde köklü değişiklikler sürdü. Gelirdeki ekonomik eşitsizlik ortadan kalkmadıysa da, beyaz egemenliğindeki Amerikan kültürü kapılarını sonuna kadar siyahlara açtı. Siyahlar parti sisteABD (TARİH) 393 Martin Luther King Jr. (ön sırada, sağdan ikinci), 1965’te Selma’dan Montgomery’ya (Alabama) kadar uzun yol boyunca kendini destekleyenlerle birlikte “özgürlük üyüşü”nü yönetirken. minin ana akışının içine girdiler. Televizyon yayınlarının günlük etkisi siyahları şovlarda, reklam filmlerinde ve dizilerde göstererek, onların çokırklı bir ulusun ayrılmaz bir parçası olduklarının kanıtlanmasına yardımcı oldu. Meksikalı Amerikalılar ve Porto Rikolular da ABD ya­ şamında giderek daha saygın bir konuma geliyorlardı. 1960’larda 9 milyon düzeyine ulaşan “İspanyol Amerikalılar”, en büyük ikinci etnik azınlık olmuşlardı. Onlar da politika, kültür ve ekonomi alanlarında hakları olan eşitliği elde etmişlerdi

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)