Oops! It appears that you have disabled your Javascript. In order for you to see this page as it is meant to appear, we ask that you please re-enable your Javascript!

Yumurtaya Sahip Çıkmak

Yumurtaya Sahip ÇıkmakEkran Alıntısı
Sorumsuz insanlar sardı toplumun her yanını. Sadece kendini düşünen bencil insanlar. Başkalarının haklarına saygı göstermeyen ve sorumlulukla bencilliği birbirine karıştıran insanların bu problemini ancak örnek davranışlar çözecektir.

Böyle kişilerin, hayatta düşürüp kırmamaları gereken sorumlulukları ٠ vardır. Bu sorumluluklar, kişinin yaş, cinsiyet ve gelişim düzeyine uygun olarak değişir. En başta gelen sorumluluk, yüklenilen vazifelerin ifa edilmesidir. Kırmadan, dökmeden, kaybetmeden, bir yerlerde unutmadan yapılması gereken sorumlulukların da elbette bir mükâfatı vardır.
Başkalarının haklarına ve gayretlerine saygı göstermek ve kendi davranışlarının sonuçlarına sahip çıkmak da bir sorumluluktur. Bu sorumluluk bilinci, sadece bazı görevleri ifa etmek için gerekli değildir. Aym zamanda kişinin kendi becerilerini geliştirmesi ve davranışlarının sonucunun farkına varabilmesi için de gereklidir. Eğer kişi bunların farkına varamıyorsa, yumurtasını kaybeden çocuktan farksızdır.
Ayrıca sorumluluk bir an olsun bir yerlerde bırakılamayacak bir disiplindir. Her an zihnin bir köşesinde kendisine yer ayrılması gerekir. Bu yüzden sorumluluk kazandırmak ve bunda süreklilik, bir davranış özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Davranışa dönüşen sorumluluk, sonucu görebilmek ve bu sonucu kabul etmekle başlar. Daha sonra karşılaştığı sorunları tek başına çözebilen, kendi duygu ve düşüncelerine uygun bir şekilde ifade edebilen kişiler sorumluluk sahibi olmuşlar demektir. Başkalarının duygu ve düşüncelerinin farkında olmak, insanlara sorumluluk kazandırdığı gibi bir de içinde yaşadığı topluluğa uyum sırasında sosyal sorumluluğu geliştirir. Bu anlayışla yetiştirilen toplumun, sosyal uyumu tam ve sorumluluk bilinci yerleşmiş demektir.
Çocuklara sorumluluk kazandırma
Sorumluluğun eğitim sıralarındaki diğer bir ismi de mesuliyet hissidir. Bu his, erken çocukluk dediğimiz 3-6 yaşlarından itibaren gelişmeye başlar. Çocukların okula başladığı yaş aralığı olan 7-12 yaşlarında mutlaka mesuliyet hissinin verilmesi gerekir. Eğer 12 ile 18 yaşma kadar sorumluluk anlayışı kazan- dırılamamış ise telafisi mümkün olmayan bir dönem başlamış demektir.
Bu sebeple küçük yaşlardan itibaren döküp saçacağını bile bile kendi başına yemek yemesine müsaade etmek, mesuliyet hissinin oluşmasında atılacak ilk ve önemli adımlardan biridir. Dağıttığı oyuncakları toplamasını beklemek, kendi yatağım düzeltmesini kural haline getirmek, biraz daha büyüdüğünde kendi yapabileceği işleri yapmasına fırsat vermek, sorumluluk kazandırmada ev içerisinde takip edilecek süreçlerdir.
Ailelerin bu dönemde yaptığı en büyük yanlış; çocuğun yerine yapıvermek, onun yerine düşünüvermek veya onu tamamen serbest bırakıp (adına da özgürlük diyerek) çocuğu model yoksunu bırakmaktır. Nasıl yapılacağı kendisine gösterilmeyen, gösterildikten sonra da kontrollü olarak yaptırılmayan çocuk, mesuliyet yoksunu olarak yetişir
Sorumluluk Eğitimi Önce Aile de Başlar
“Çocuklar donmamış beton gibidir, üzerine ne düşerse iz bırakır.”
imam Gazali; “Çocuk, anne ve babasımn yarımda ilahi bir emanettir. Onun temiz kalbi,
saf, kıymetli, her türlü nakış ve suretten boş bir cevherdir. O, nakşedilen her şeyi kabule uygun, kendisine yönelen her şeye yönelir durumdadır. Kendine iyilik telkin edilir ve iyi işler yaptırılırsa çocuk iyi bir insan olarak yetişir, dünya ve ahirette saadete ulaşır.” ifadesiyle sorumluluk eğitimini önce aileye yüklemektedir.
Her ihtiyacı anne baba veya öğretmeni tarafından görülen, devamlı neyi, nerede, nasıl yapılacağı hatırlatılan, yanlış yaptığında azarlanan ve utandırılan çocuklar, mesuliyetten yoksun sahte bir kişiliğe sahip olacaklardır. O halde “o daha çocuk yapamaz”, “o şimdi yavaş giyinir, geç kalacağız, yedi- rivereyim”, ” sen bu işi beceremezsin, ben yapıvereyim” gibi aşırı korumacı ve sabırsız yaklaşımlar içeren cümleler aslında çocuğa “sen yetersizsin” mesajı vermektedir. Bu yaklaşımla büyüyen, hata yapma şansı verilmeden, “yaparak ve yaşayarak öğrenmesine” müsaade edilmeyen çocuklar, özgüveni düşük, kaygılı, unutkan, sorunlarını yardım almadan çözemeyen, var olan kapasitesini kullanamayan çocuklar haline gelmektedirler.
Küçük yaşta verilen ve devam eden mesuliyet kazandırma eğitimi, sorumluluk kazandırmakla birlikte çocuğun bağımsız iş yapabilme becerilerini, kendine güvenini, yararlı olma ve ait olma duygularını güçlen- dirmektedir. Sorumluluk duygusunu kazandırmak için verilen görevleri yerine getiren çocuklar “ben değerliyim” duygusuyla düşünecek ve kendisini yeni görevlere, başarılara ve yeni sorumluluklar almaya cesaret- lendirecektir.
Sorumluluk Deneyi
İlköğretim 1. sınıfa giden kızım, geçenlerde elinde bir yumurtayla eve geldi. Sabahleyin öğretmeni sınıfa bir koli yumurta getirmiş. Sonra bunlardan öğrencilere birer tane vermiş. Ve onlara “elinizdeki bu yumurta sorumluluğunuzdur, ona sahip çıkın. Kimseye bu yumurtaları kaptırmayın. Onları kırmayın ve kırdırmayın. Her gün okula gelirken yanınızda getirmeyi de unutmayın.” demiş. Ve sonra da eklemiş “Sorumluluğunu unutmayan, yumurtasını muhafaza eden en son kişi yarışmayı kazanır.” Kızım hiç olmadığı kadar yumurtaya sahip çıkıyordu. Onu böyle görünce yarışmayı kazanamasa bile kazanacağından emin olduğum bir davranışının olduğunu gördüm. O davranış “sorumluluktu”.
En iyi sorumluluk eğitimi; kendi maddi ve manevi sorumluluklarını yerine getirerek çocuğa model olmaktır.
Sorumluluk Kazandıran
Aspirin Tavsiyeler
⦁ Çocuğun size yardım etmek ve kendi başına iş yapmakla ilgili ilk hareketlerini kesinlikle gözden kaçırmayın.
٠ Hatalı davranışlarında hemen tenkit etmeyin, ortaya çıkan sonucu konuşmaktan ve ona kabul ettirmekten daha güzel fırsat eğitimi yoktur. İyi yaptığı işleri de övün. Daha iyi yapması noktasında motive edin. Her iki durumda da (yaptıkları-yapamadıkları) mutlaka geribildirim verin ve mini bir değerlendirme yapın.
⦁ Çocuğunuza verebileceğiniz sorumlulukları eşinizle birlikte gözden geçirin.
⦁ Verdiğiniz görevlerde sabırsız olmayın. Unutmayın sizin bu yaşta ustası olduğunuz işin, çocuğunuz o yaşta acemisidir.
⦁ Çocuğunuzdan bir anda sizin kadar sorumluluk sahibi olmasını beklemeyin. Siz “adamsınız” o daha “çocuk”.
⦁ Ne istediğinizi ve ne beklediğinizi kısa ve net ifade edin.
⦁ Yapacağı işlerde planlı olmasını sağlayın. Planlama deyince uzunca sayfalar ve formlar değil, sadece yapacaklarını unutmaması için küçük kâğıtlara not almasını sağlayın. Kendi notlarınızı göstererek model olabilirsiniz.
⦁ Onun adına düşünmeyin, onun adına iş yapmayın. Tarif edin, gösterin, birlikte yapın, kontrollü olarak ona yaptırın.
٠ Çocuğunuzun size çok bağımlı olduğunu düşünüyor ve gelecekte kendi ayakları üzerinde duramayacağından endişe ediyorsanız koruyuculuktan vazgeçin.
⦁ Sorumluluk almadığında ve verilen vazifeleri yapmadığında sonuçlarının ne olacağını ve katlanması gerektiğini hatırlatın.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.