ÜÇ KARDEŞ

Uzak diyarlarda bir krallıkta yaşlı bir kral ve üç oğlu varmış. Halk kraldan çok memnunlardı ama kral çok yaşlandığından ölümü yakınmış.Kral da öleceğini anlayınca üç oğlunu yanına çağırdı. Kral oğullarına ben öldükten sonra sarayın arkasındaki kuyuyu açın ve içindekileri alın diye vasiyet etmiş. Verdiği vasiyetten sonra 3 gün geçmeden vefat etti. Oğulları babalarını gümüp andıktan sonra babalarının vasiyetini yerine getirmek için sarayın arkasındaki kuyunun yanına gittiler. Bu kuyu çok eski ve çok derindi. Üç kardeşten kimse inmeyi kabul etmiyordu. İnerse bir daha geri dünememe riski vardı. Üç kardeş birbiriyle tartışmaya başladılar. Üçüde sen git, sen git diyorlardı. Sonunda ne yaptılar ettiler en küçük kardeşi kandırıp aşağıya indirmek için ikna ettiler. En küçük kardeşleri mert, yiğit bir çocuktu adı Bekir’di. Abileri Bekir’i iple kuyudan aşağı indirip sonra geri çekeceklerdi. Bekir’i aşağıya indirmeye başladılar. Kuyu çok derindi 10 dakika boyunca ip bitene kadar inmeye devam etti. Sonunda dibine inmişti. Bekir’in karşısında paslanmış koca üç kapı vardı. Biri küçük diğeri ondan büyük 3.sü de en büyüğüydü. Bekir ilk önce en büyük kapıyı açtı. Gürdüklerine inanamadı karşısında hiç hayatında gürmediği kadar güzel bir kız vardı.Bu kız sanki en büyük abisi için yaratılmıştı. Kızı ipe bağladı abilerinden ipi çekmesini süyledi. O arada bekir ikinci büyük kapıyı açmak için uğraşıyordu. Bu kapı biraz fazla pas tutmuştu. Kapıyı açtığında karşısına yine dünyalar güzeli bir kız çıktı. Bu kızda ortanca abisi için yaratılmıştı herhalde. Bu kızıda ipe bağladı abileride çekmeye başladılar. Son kapı çok parlak ve pas tutmamıştı. Çok güzel bir gürüntüsü vardı. Kapıya dokunur dokunmaz kapı açıldı. İçi o kadar parlaktı ki Bekir gözlerinin kör olacağını sandı. O parıltının içinden önceki iki dünya güzeli kızdan daha güzel bir kız çıktı. Bekir bu kızı görür görmez aşık olocak gibi oldu. Kız da Bekir’e o kadar güz alıcı gülüyorduki aşık olunmayacak gibi değildi ki. Kız Bekir’e usulca yaklaşıp ben bu Dünya’ya senin için geldim, senin için yaratıldım deyince Bekir’in heyecandan kalbi duracak gibi oldu. Bekir’i pek seven olmazdı. Belki de hep saflığından kaybediyordu. Kız Bekir’e “Kardeşlerin seni bu kuyudan çıkarmayacak” biliyorsun değil mi. Bekir biliyorum dedi ve cebinden bir yüzük çıkarıp bunu al eğer beni bu kuyudan çıkarmassalar bir gün çıkma şansım olduğunda seni bu yüzükten tanıyacağım. Kızda Bekir’e tahtadan yapılmış bir yüzük verdi. Kızı ipe bağladı abileri çekip kızı çıkardılar. Sonra ipi aşağıya attılar. kız ne yaptıysa da engel olamadı. Bekir Bunların olacağını zaten biliyordu. Kuyunun derinliklerine inmeye karar verdi. Yarım saat yürüdükten sonra yerin altında bir Dünya kadar büyük bir yer olduğunu farketti. Yerin altında koskoca bir Dünya vardı sanki. Biraz daha yürüdükten sonra bu koca Dünya’da bir şehir farketti. koşa koşa şehire yürümeye başladı. Orda yaşayan insanlara başından geçenleri anlatarak buradan nasıl çıkabileceğini sordu. Herkes kasabanın yukarısında tek başına yaşayan bir bilge olduğunu ve onu bu yeraltı dünyasından yanlız o bilgenin kurtarabileceğini süylediler. Bekir bilgenin yanına gidip başından geçenleri anlattı. Bilge buradan kurtulmanın tek bir yolu olduğunu süyledi. Yukarıdaki koca dağda 3 insan boyunda koca bir kartal var. O kartalın ayağında 90 yıldır var olan, kartala acı veren bir diken var. Eğer sen o dikeni çıkarırsan kartaldan ne istersen yapar. Deyince Bekir hemen kartalın yanına gitmek istedi. Bilge Bekir’i durdurup bekle sana süylemediğim bazı şeyler var deyince Bekir bir an irkildi ve durup bölgeyi dinlemeye koyuldu. Bilge; O kartal yanına geldiğinde saklanacaksın o seni kokundan fark edecektir. Ama kim orda güster kendini derse sakın saklandığın yerden çıkma. 3.sünde güster deyince koşup dikeni sık ve dikeni yerinden çıkar dedi. Bekir bilgeden tavsiye dinledikten sonra dağa çıkıp kartalı beklemeye başladı. Kartal gelince Bekir’i farketmişti herhalde. Kartal kim OS guster kendini deyince Bekir korkar bir ifadeyle yerinden kıpırdamadı. İki, üçüncüsünü der demez Bekir koşup diken yüzünden oluşan iiltihapı sıkıp dikeni yerinden çıkardı. Kartal ondan ne isterse yapacağını süyledi. Bekir yeryüzüne çıkarmasını istedi. Bekir kartalın sırtına binip yeryüzüne çıktı. Sevdiği kızı bulup evlendi. Abileri çok pişman olduklarını süyleyince Bekir abilerini afetti. Ve Mutlu SON

MCB

Share This:

Hakkında muzaffer can buğdaycı

muzaffer can buğdaycı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)