ŞİRKETLER

ŞİRKETLER (Ortaklıklar), Aim. (Handels-)
Gesellschalt (f). Fr. Association, société (f). İng. Partnership.
İki veya daha çok kimsenin kazanç elde etmek
ve bunu paylaşmak niyet ve gayesiyle, İktisadî ve fayda
sağlayan bir teşebbüs için emek ve mallannı (sermayelerini)
bir araya getirip bu gayeye tahsis ederek kurduklan
topluluk. Şirketler, insanlık tarihi kadar eskidir. İnsan
ihtiyaçlannın çok fazla olmasına karşılık malî gücünün
sınırlı olması, insanlann emek ve sermayelerini bir
araya getirmeye zorlamıştır. Arkeolojik kazılarda çıkan
taş levhalarda ortaklık sözleşmelerine rastlanmaktadır.
İslâm hukuku daha Yedinci asırda günümüz şirketlerinin
hıikûkî statülerini düzenlemiştir.
Şirketler; Adi ortaklık, Borçlar Kanununda; kollektif,
komandit, limited, anonim ve donatma iştiraki.
Ticaret Kanununda olmak üzere genelde bu iki
kanunda düzenlenmiştir. Ticaret Kanununda yer alan
şirketlere ticarî şirket denir. Daha sonraları hususiyetinden
dolayı kooperatif şirketleri için ayrı kanunla yeni
düzenlemeye gidilmiştir. Bunlar dışında ortaklık kavramı
içinde özel kanunla kurulmuş (Kamu İktisadi
Teşebbüsleri)’ni göstermek mümkündür.
Türk Hukukunda Şirketler:
Adi Şirket: İki veya daha ziyade kimsenin emeklerini
ve mallannı (sermayelerini) müşterek bir gayeye
erişmek için birleştirmeyi taahhüd ederek kurulmuş basit
bir şirket çeşidi. Kurulan şirket, Ticaret Kanununa
göre kurulmamışsa adi şirket hükmündedir. Bu şirketlerin
kuruluşu, sermaye konusu, kâr ve zarar durumlan,
idaresi ve tasfiyesi ile üçüncü şahıslara ait hükümler
Borçlar Kanunun 520. ve 544. maddelerinde düzenlenmiştir.
Tüzel kişiliği yoktur.
Kollektif Şirketleri: Ticari bir işletmeyi, bir ticaret
ünvanı altında işletmek maksadı ile hakikî şahıslar arasında
kurulan ve ortaklanndan herbirinin mesuliyeti
şirket alacaklanna karşı sınırlandınlmamış bulunan
tüzel kişiliğe sahip şirket. Kollektif şirkete, ortaklar arasında
yapılan sözleşmenin yazılı olması ve noterden
tastik ettirilmesi gerekir. Yapılan bu sözleşmede, ortaklann
adlan, soyadlan ile ikâmetgâhlan ve tâbiyetleri;
ortaklığın kollektif olduğu, ortaklığın ticaret ünvanı,
merkezi ve iştigâl konusunun bulunması mecburidir.
Şirket tescil ve ilân ile tüzel kişilik kazanır. Tescil talebi,
ortaklık merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline karşı,
ortaklığı kuranlar tarafından, sözleşmenin düzenlenmesinden
itibaren 15 gün içinde yapılır. Kollektif şirkete ait
kanun hükümleri Türk Ticaret Kanununun 153. ve 242.
maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Memleketimizde en çok rağbet gören ortaklık tipi,
kollektif ortaklıkdır. Özellikle ortaklann emek ve gayretlerine
ihtiyaç gösteren teşebbüslerde bu ortaklık
tipinden yararlanılır. Ortaklann şirketin borç ve taahhütlerinden
dolayı sınırsız mesuliyetleri, bu ortaklığın
piyasada itibannı artırmaktadır. Bu sınırsız mesuliyet
esası, ortaklar arasında yakın münasebetlerin ve güvenin
varlığını mecburî kılar. Bu sebeple uygulamada kollektif
şirketlerde ortak sayısı üçü, dördü aşmaz.
Ortaklardan birinin yaptığı uygun olmayan bir işten
dolayı diğer ortaklann bütün mal varlıklan ile sınırsız
sorumlu olması gibi sebepler bu şirketin mahzurlu
taraflannı teşkil eder.
Komandit Şirketi: Ticari bir işletmeyi bir ticaret
ünvanı altında işletmek maksadı ile kurulan ve şirket
alacaklanna karşı ortaklardan bir veya birkaçının
mesuliyeti tahdit edilmemiş ve diğer ortak veya ortaklann
mesuliyeti muayyen bir sermaye ile tahdit edilmiş
olan bir şirket. Bu tarife göre komandit şirkette iki ayn
statüde ortak olduğu görülmektedir. Bunlardan mesuliyeti,
kollektif şirkette olduğu gibi bütün şahsî mal varlığı
ile sorumlu olan (sınırsız sorumlu) ortağa
“komandite” ortak; mesuliyeti şirkete koyduğu sermaye
ile sınırlı olan statüdeki ortağa ise “komanditer”
ortak denir. Komandite ortağın hakikî şahıs olması
lâzımdır. Komanditer ortak hakikî şahıs olabileceği gibi
hükmî şahıs da olabilir. Bir başka ifade ile bu şirkete
ortak olan hükmî şahıslar ancak komanditer ortak
olabilirler.
Şirketin komandit şirket olduğu yapılan sözleşme
ile belli olur. Mukavelenin yazılı yapılması ve noterden
onaylatılması gerekmektedir. Kollektif şirkete ait ticaret
kanunu hükümleri bu şirket sözleşmesine, komanditer
ortakların ad ve soyadlan ile her bir ortağın koymayı
taahhüt ettikleri sermaye miktarlan ayrıca yazılarak
bütün sözleşme tescil ve ilân edilir. Bu şekilde şirket
tüzel kişilik kazanmış olur. Ticaret Kanunu 243-268.
maddeleri bu şirket ile ilgilidir.
Limited Şirketi: İki veya daha fazla hakikî veya
hükmî şahıs tarafından bir ticaret ünvanı altında kurulup,,
ortaklannın mesuliyeti, koymayı taahhüt ettikleri
sermaye ile mahdut (sınırlı) ve esas sermayesi muayyen
olan bir şirket çeşididir. Bu şirketin başlıca özellikleri,
anonim şirketi gibi ortaklar tarafından konulan sermaye
için hisse senedi çıkartamaz. Sigortacılıkla uğraş­
mazlar. Ortaklann sayısı en az iki en çok 50 ile
sınırlandınlmıştır. Sermayesi en az beşyüz lira veya
bunun katlan şeklinde olması gerekir. Ortaklann koyacağı
sermaye miktarlan biribirlerinden farklı olabilir.
Şirketin kuruluşu Ticaret Bakanlığının izni ile olur.
Bakanlıktan gerekli izin alındıktan sonra, şirket merkezinin
bulunduğu yer ticaret siciline kanunda yazılı hususları ihtiva eden bir dilekçe ile baş vurarak tescil ve
ilân edilir. Şirket tescil ile hükmi şahsiyet kazanır.
Ticaret Kanunu 503-556. maddeleri bu şirket ile
ilgilidir.
Anonim Şirketi: Bir ünvan altında, İktisadî gaye ve
konular için kurulan, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş,
ortakların sorumluluğu, hisseye göre belli olan,
hak ehliyeti iştigâl konusu ile sınırlı olan tüzel kişiliğe
haiz bir ticaret ortaklığı. Anonim şirketler, kanunen
yasak olmayan her türlü İktisâdi maksat ve konular için
kurulabilir. Ancak esas mukavelede şirket mevzuunun
hudutlarının açıkça gösterilmesi lâzımdır.
Anonim şirketin sermayesi belirli ve paylara bölünmüş
olması, sermayenin beşyüz bin liradan az olmaması,
ortak sözleşmesinde her payın itibarî değeri
belirtilmek suretiyle eşit paylara bölünmüş olması
gerekmektedir. Ortakların sorumlulukları, taahhüt
etmiş oldukları sermaye paylan ile sınırlıdır. Taahhüt
edilen sarmeye payının ortaklığa ödenmesi ile ortağın
sorumluluğu kesin olarak son bulur. Her pay bir ortaklık
mevkiini gösterir. Gerek gerçek kişiler ve gerekse
tüzel kişiler anonim şirkette kurucu veya pay sahibi
olabilirler.
Anonim şirketler, ani ve tedrici olmak üzere iki
şekilde kurulurlar.
a) Ani Kuruluş: Ortaklık sermayesinin tamamının
kurucular tarafından taahhüt edilmesi ile olur. Bu şekildeki
bir kuruluşta Ticaret Bakanlığından izin alınarak
ticaret mahkemesinden tasdik ettirilir ve son olarak da
ticaret siciline tescil ve ilân edilerek şirket tüzel kişilik
kazanır. Ticaret Bakanlığına başvurma sırasında ortaklık
sermayenin para kısmının 1/4’ünün ödendiğine dair
bir belge aranır. Ani kuruluşta kuruculann en az beş
kişi olması ve ortaklıkta pay sahibi olması gereklidir.
Tüzel kişilerde pay sahibi olabilecekleri gibi kurucu da
olabilirler. Sözleşmenin yazılı şekilde yapılması ve
bütün kurucular tarafından imzalanması ve bu imzalann
noterden tastik edilmesi gerekmektedir.
Şirketin sözleşmesinde bulunması mecburî olan
hususlar şunlardır: Ortaklığın ticaret ünvanı ile merkezinin
bulunduğu yer, iştigâl konusu ve mahiyeti, esas
sermaye ile her payın itibarî kıymeti, ödeme sureti ve
şartlan, yönetim ve denetimle vazifeli bulunanların
hak ve görevleri ile bunlardan imzaya kimin yetkili
olduğu, genel kurulun toplantıya ne suretle çağnlacağı,
toplanu zamanı, oy verme ile görüşmelerin yapılması ve
karar verilmesi hususlannın tâbi olduğu kayıt ve şartlar,
ortaklığa ait ilânların ne suretle yapılacağı, her ortağın
taahhüt ettiği sermayenin nevi ve pay miktan kuruculann
imzası.
b) Tedricî Kuruluşu: Ticaret Kanunu, tedricî kuruluşu,
bir kısım paylann kurucular tarafından taahhüt
olunması ve geri kalan kısım için halka müracaat edilmesi,
olarak tarif etmiştir. Tedrici kuruluşta beş safha
vardır. Bunlar; sözleşmenin düzenlenmesi, Ticaret
Bakanlığından izin, halka baş vurma, Ticaret Mahkemesinden
tasdik edilmesi, ticaret siciline tescil ve ilândır.
Ani kuruluştan farklı olan tarafı halka başvurulmasıdır.
Diğer şartlar ani kuruluşun aynıdır. Yalnız, Ticaret
Bakanlığına başvurma sırasında ortaklık sermayesinin
% 10’unun ödendiğine veya temin edildiğine dair bir vesika aranır. Halka başvurma safhasında, ortaklık sermayesinin
tamamı şirkete katılan yükümlüler tarafından
taahhüt edilebilir. Tedrici kuruluşta da ortaklığın
kurulabilmesi için sermayenin para kısmının en az 1/4’
ünün taahhüt edenler tarafından ödenmesi
gerekmektedir.
Anonim şirketlerin, genel kurul, yönetim kurulu ve
denetim kurulu olmak üzere üç organı mevcuttur.
Genel kurul olağan ve olağanüstü olmak üzere iki
şekilde toplanır ve bu kurulu sermaye pay sahipleri
meydana getirir.
Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandit Şirketi: Bu
şirket komandit şirketin bir nevi olmakla beraber, sermaye
şirketleri arasında yer alır. Bu ortaklıkda, ortaklık
alacaklarına karşı bir kısım ortakların sorumluluğu
müteselsil ve sınırsız; bir kısmının ise sınırlıdır. Bu şirketin
komandit ortaklıkdan farkı ortaklık sermayesinin
paylara bölünmüş olması, komanditer ortaklann bu
payları anonim ortaklık payları gibi serbestçe başkâlanna
devir ve iktisab ederek ortaklığa girebilmeleri veya
ayrılabilmeleridir. Adi komandit ortaklık ise, sermaye
paylara bölünmemiş olduğu gibi, komanditer ortak
diğer ortaklann muvafakatim almaksızın payını başkalanna
devredemez.
Ticaret Kanunu 269-484. maddeleri bu şirket ile
ilgilidir.
Kooperatif: Kooperatif ortaklannm İktisadî menfaatlerini
meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlannı karşı­
lıklı yardım ve kefalet sağlayıp korumak maksadıyla
gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı
ve değişir sermayeli teşekkül.
Ticaret Kanununun, kooperatif şirketlerle ilgili
maddeleri, 1103 sayılı Kooperatifler Kanunuyla kaldı-
nlmış ve kooperatifler bu kanunla düzenlenmiştir.
Donatıma İştiraki Ortaklığı: Birden ziyade şahsın
müşterek mülkiyet şeklinde mâlik olduklan bir gemiyi,
aralannda yapmış olduklan sözleşme gereği, cümlesi
nam ve hesabına deniz ticaretinde kullanmalan
durumu.
Ticaret Kanunun 951-971. maddeleri bu ortaklık ile
ilgilidir.
İslâm Hukukunda Şirketten Şirket ortaklık demekdir.
İslâm hukuku, düzenlediği şirket tipleriyle faize
engel olan bir sistem getirmiştir. İslâmiyetde şirketler iki
kısımdır:
a) Mülk Şirketi: İki veya daha çok kimsenin, miras
veya hediye sureti ile veya parasını belli oranda verip
satın alarak, bir mala beraber sahip olmasıdır. Yahut bu
kimselerin mallannı kanşünp ortak olmasıdır. Bu
durumda, herkes kendi malı ayrı ise, kullanabilir ve
satabilir. Kanşık ise ortaklardan izin almak suretiyle
ortaklann malını ve kendi malını kullanabilir ve satabilir,
kendi malı nisbetinde kâr alabilir. Hisse satım ve
alımı için ortaklar zorlanamaz.
b) Sözleşme ile Kurulan Şirketler Bir yazılı mukavele
yaparak, ortaklann kabul etmesi ile kurulur. Birinin
vaz geçmesi ile şirket bozulur. Üyelerden birine,
kârdan muayyen birşey verilmesini şart koymak şirketi
bozar. Sermaye mal olduğu zaman, sermayenin altın
veya gümüş veya geçer her çeşit para olması ve mevcud
olması lâzımdır. Ödenmesi taahhüt edilen para ile hay­ vanlardan başka benzeri olmayan menkûl mallar sermaye
olmazlar.
Sözleşme ile yapılan şirketler yedi şekilde olur:
1. Müsâvât Şirketi (Eşit Haklarla Şirket): Şirket
malının hepsini kullanma hakkı ve koydukları sermayenin
hisse ve kâr taksiminin, bütün ortaklar için eşit
olması ve ortaklann müslüman olması şartı ile kurulan
şirket. Bu şirkette ortaklann koyduklan sermayelerinden
başka paralannın olmaması da şarttır. Ortaklardan
herbiri, diğerinin kefili ve vekilidir. Ortaklar, şirketin
borçlanndan ve taahhütlerinden müteselsilen ve bütün
mallan ile mesuldür. İmam-ı Ebu YusuPa göre bu şirkete
zımmî (gayr-ı müslim) de ortak olabilir. İmam-ı
Muhammed’e göre her geçer akça ile veya ağırlık,
hacım veya aded ile ölçülebilir bir cins malı, müsavi
mikdarda kanştırarak ortak sermaye konabilir. Malın
herhangi parçası satılınca parası ve kân bütün ortaklar
arasında müşterek olur. Günümüzde uygulanmakta
olan kollektif şirketi, müsavât şirketinden misâl
alınmıştır.
2- Inân Şirketi: Ortaklann birbirine vekil olup, kefil
olmadıklan şirkettir. Kefil olmalan da aynca şart edilebilir.
Ortaklann eşit miktarda sermaye koymalan şart
değildir. Kânn nasıl taksim edileceği bildirilmezse, şirket
fesholur. Kâr nisbeti hisseye göre değil mukaveleye
göre dağıtılır. Ortaklardan bir kısmı çalışmalan halinde
aynca ücret alırlar. Ortaklannın bir kısmı veya hepsi
çalışması şart edilirse, şirkette çalışmıyanlara veya işi az
olanlara, sermayeleri riisbetinde fazla kâr vermemek
şartı ile daha çok çalışana daha çok kâr vermek, sermayesi
çok olana karşılık sermayesi az olanın daha fazla
çalışma şartını koymak gibi çeşitli şartlar geçerlidir. İş
yapmıyanlar da kârdan fazla nisbette pay alabilirler.
Yalnız, sermayesi çok olanlann vazife almasını şart
koymaya izin verilmiştir.
3. Şirket-i A’mal veya Sanayi Şirketi: İki veya daha
fazla sanat sahipleri başkasından iş kabul edip ücretini
veya bir fabrika kurup imalât kânnı taksim etmek suretiyle
kurulan bir şirket nevidir. İş, işçilik müsavi, kâr
farklı olabilir. Şirkete dışardan siparişlerin kabul edilmesi,
iş alınması, satış yapılması her ortak tarafından
yapılabilir. Zarara ve kazanca, şirket sözleşmesindeki
oran dahilinde ortaklar iştirak ederler, sanayi şirketi,
müsavat veya ınân şirketi şeklinde olabilir.
4. İ’tibar (Kredi) Şirketi: Sermayesiz olup, halk arasında
emniyet ve i’tibarlan ile veresiye mal alıp, satmak
üzere kurulan şirkettir. Kâr, malın helâkı veya ziyandaki
tazmin nisbeti şartına göre taksim edilir.
5. Mudârebe Şirketi: Ortaklardan bir kısmı sermaye
vermek, bir kısmı da iş yapmak üzere kurulan şirket
nevidir. Kâr, önceden sözleşilen oranda paylaşılır. Sermaye,
iş yapanlarda emanettir. Telef olursa ödemezler.
Sermaye verenler iş yapamaz. Sermayenin altın, gümüş
veya geçer akçe olması lâzımdır.
6. Mezâre’a Şirketi: Harman yapılan şeyleri yetiş­
tirmek için tarla (arazi, toprak) bir kişiden, işçilik diğerinden
olmak ve mahsulü, sözleşilen nisbette
paylaşmak üzere, iki kişi arasında kurulan bir şirket
nevidir.
7. Müsakât Şirketi: Bağda üzüm, bağçelerde meyva
ve bostanlarda sebze yetiştirmek için toprak sahibi ile
çalışacak kimse arasında yapılan bir şirket nevidir. Çalı­
şan hastalanırsa şirket bozulur. Müzare’a şirketi gibidir.
Ağaç dikip yetiştirmek için şirket kurulmaz. Eğer
kurulursa yetişen ağaçlar, toprak sahibinin olup, çalı­
şana ücret verilir.
İslâm hukukuna göre vekil tutulması uygun olmayan
şeylerde meselâ; odun, ot toplamak, yimek için
avlamak, su dağıtmak için ve dağlardaki sahipsiz ağaç­
lardan meyva toplamak ve umuma (halka) serbest olan
yerden tuz, maden çıkarmak ve böyle topraklardan
yapılmış tuğla ve kiremidi pişirmek gibi serbest olan
şeyleri yapmak için şirket kurulamaz. Bu gibi yerlerde
herkesin topladığı kendisinin olur. Yardım eden olursa
ona ücret verir ve ücret toplanan şeyin değerinin yansını
geçmez.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)