ŞAH ABBAS-I SAFEVİ

ŞAH ABBAS-I SAFEVİ I, Safevî şahlarının
beşincisi. Safevî şahlarından üç Abbas’m birincisidir.
Muhammed Hüdâbendi’nin oğlu olup, 1571’de
doğdu. Safevî şahı babası Muhammed Hüdâbendi’ye
Herat’ta isyan etti. Kazvin’i ele geçirdi. 1587’de
Safevî şahı olarak tanındı.
Şah Abbas, Safevî Devleti’ni yeniden düzenledi.
Başşehri Tebriz’den İsfehan’a aldı. Osmanlılar’ı taklid
ederek maaşlı, Tüfenkli adı verilen yeni bir ordu
kurdu. Tüfenkçilerin kaynağını Gürcü ve Ermenilerden
sağladı. Hassa ordusu mahiyetinde (Şahseven)
Abbas, Osmanlılara harp ilân etmeden 26 Eylül’de
Tebriz’i ani bir baskınla işgâl etti. Tebriz’deki
Osmanlı askeri kaleye çekilip, şehir Safevîler’in eline j
geçti. Lala Ali Paşa sefer dönüşü Tebriz’in kuzeybatı­
sındaki Sofyan mevkiinde Safevî baskınına uğradı, j
Şah Abbas binbeşyüz ile ikibinbeşyüz kadar olan az ^
miktardaki Osmanlı kuvvetleri üzerine süvari kıt’
alarmı gönderip, onbeşbin kişilik kuvvetiyle Lala Ali
Paşa’yı yendi. Lala Ali Paşa; esir edilmesine rağmen,
kahramanca müdafaası Şah Abbas’m dikkâtini çekti­
ğinden, hayatını kahramanlığına bağışladı. Nahci- ,
van, Erivan da Safevî hakimiyetine geçti. Osmanlılar ,
devamlı Avrupa cephesinde harblerle meşgûl oldu­
ğundan İran cephesiyle bütünüyle alâkadar olamadı. %
1671’de Vezir-i âzam Halil Paşa Erdebîl Seferi deni- ^
len İran Seferine çıkınca, 26 Eylül 1618’de Osmanlı- j
Safevî Andlaşması yapıldı. Şah Birinci Abbas
zamanında yapılan bu andlaşmayla; Kars ve Ahıska İ
ile batısı Osmanlılara kalacak, Osmanlı hakimiye- ı
tinde bulunan Dağıştan beylerine taarruz edilmiyecek,
esirler iade edilecek, İran şahı her yıl Osmanlı’ya
haraç olarak yüz yük ipek kumaş ve diğer kıymetli ,
eşyalar gönderecekti. İran’da Eshâb-ı Kirama küfr
edilmeyip, kötülenmiyecekti. Buna rağmen, Şah i
Abbas 1624’de Kerbelâ Haccı bahanesiyle 11/12 /
Ocak gecesi Bağdad’ı işgâl ettirdi. Bağdad’daki i
Osmanlı devlet adamları, askerleri, âlimleri ve müslü-
manlardan binlercesini insanlık dışı fiillerle katlet- [
tirdi. Bağdad Beylerbeyi Bekir Paşa ve Kadı Ömer ı
adıyla Türklerden meydana gelen askerî birlik meydana
getirdi. Devletin merkezî otoritesini kuvvetlendirince,
doğuda Mâverâünnehr seferine çıktı. 1597’de
Özbek Sultam Abdullah Hân’ı Herat’da yendi. Basra >
Körfezi’nde Bahreyn adalarını alıp, batıda Osmanlı
topraklarına göz koydu. Safevîlerin tek başlarına <
Osmanlılar ile mücadelesinin imkânsız olduğunu
anlayınca, ittifak aradı. Doğudaki Özbekler ve Gürgâniye (Baburlüler) Devleti sünnî olduklarından,
batıda Hıristiyan âlemi ile 1599 dan sonra dostane
münasebet içine girdi. Şah Abbas’ın bu faaliyeti üzerine
Osmanlılar aleyhine ittifak teklifine gelen İngiliz
elçisi Sir Antony Sherley ile Hüseyin Ali Bey, Bayatlı
adında bir Safevi elçisini Avrupa’ya gönderdi. Safevi
elçisi Papalık makamı, Almanya İmparatorluğu,
Venedik Cumhuriyeti ve İngiltere, İskoçya, İspanya,
Fransa ve Lehistan Krallıklarında büyük ve geniş bir
Doğu-Batı yani Safevî-Haçlı ittifakı teşebbüsünde
bulundu. Sonraki yıllarda da karşılıklı elçilik hey’
etleri Osmanlılar aleyhine münasebete devam ettiler.
Bu anlaşmalar sonunda, harb sebebi arandı. Selmas
civannda bulunan Şah Kulu evladından Gazi Bey’in
Safevîler’e sığınıp, Şah’ın bunu himaye etmesi ve
sonundaki hadiseler harb sebebi sayıldı. Şah Abbas,
14 Eylül 1603’de Tebriz seferine çıktı. Tebriz Beylerbeyi
Lala Ali Paşa, Kamıyank seferindeyken, Şah
Nuri ve Camii Kebir hatibi Mehmed Efendiler çok
şiddetli işkencelerle öldürüldüler. Bekir Paşa’yı, demir
kafes içinde yedi gün işkenceye tabii tutup, bir kayığın
etrafına petrol dökerek Dicle Nehri’nde cayır cayır yaktırdı.
Eshâb-ı Kiram ve Ehl-i Beyt’e küfr edip, kötülediler.
Bu katliam, tahribat ve kötüleme üzerine
Osmanlılar Bağdad seferi hazırlıklarına başladı.
Serdar-ı Ekrem Hafız Ahmed Paşa, 11 Kasım 1625
tarihinde Bağdad’a gelip, Azamiye kalesini zabt etti.
Bağdad Osmanlı Ordusunca kuşatılınca, Şah Abbas
otuzbin kişilik bir imdad ordusuyla bölgeye geldi.
Bağdad’da Osmanlılar ile üç defa neticesiz muharebe
oldu. Şah Abbas’dan sonra Sultan Dördüncü Murad
Hân (1623-1640) zamanında bölgedeki üstünlük tekrar
Osmanlı lar’a geçti. Sultan Dördüncü Murad Hân,
1638’de bizzat Bağdad seferine çıkınca, şehir 24 Aralık
1638’de teslim alındı. Bölgede tekrar adalet tesis edilip,
tamirat ve imar faaliyetleri yapıldı.
Birinci Şah Abbas-ı Safevî, kırküç yıl Safevi
hükümdarlığı yaptıktan sonra 19 Ocak 1629 tarihinde
Mazenderan’da öldü. Yerine torunu Sam
Mirza, Birinci Şah Safı adıyla Safevi Şahı oldu.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)