paranın miktar kuramı

iktisatta, para
miktarındaki değişmeler ile fiyatlann genel
düzeyindeki değişmeler arasındaki ilişkiyi
ortaya koyan kuram. Gelişmiş biçimiyle enflasyon ve deflasyona yol açan etkenlerle
ilgili bir çözümleme niteliği taşır. Kuram 17.
yüzyılda İngiliz filozof John Locke, 18.
yüzyılda ise İskoç filozof David Hume ve
başkalarınca para ve refahın özdeşliğini
savunan merkantilistlerin görüşlerini eleştirmek
amacıyla kullanıldı. Buna göre, bir
ülkede para miktarının artması yalnızca
fiyatların artmasına yol açıyorsa, dış ticaret
dengesinin fazla vermesi merkantilistlerin
savunduğu gibi refahı artırmayacak, yalnızca
para arzının artmasına neden olacaktı.
Kuram 19. yüzyılda serbest ticaret yanlılarının
korumacılığı savunanlara karşı kullandığı
silahlardan biri oldu. 19. ve 20. yüzyıllarda
iktisadi dalgalanmalar ve döviz kurlarıyla
ilgili kuramların çözümlenmesinde de
kullanıldı.
Paranın miktar kuramı deflasyonla mücadelede
para arzını artırma politikasının
etkisiz kaldığı 1930’larda sert eleştirilere
uğradı. Bazı iktisatçılar, iktisadi etkinlik
düzeyini belirlemede yatırım ve kamu harcamalarının
para arzından daha büyük bir
rol oynadığını öne sürdüler.
1960’larda, çeşitli ülkelerde görülen sürekli
enflasyonla para ve fiyat ilişkisi üzerine
yapılan yeni araştırmaların bir sonucu olarak
kuram yeniden güncelleşti. Paranın
miktar kuramına göre fiyatların denetim
altında tutulmasında ve tam istihdamın
sağlanmasında para miktarını düzenlemek
hükümetlerin elindeki en önemli ekonomik
politika araçlarından biridir. 1970’lerde monetaristler
tarafından savunulan bu görüş
birçok ülkede para politikası uygulamalarına
ağırlık verilmesine yol açtı. Ayrıca bak.
monetarizm.

Share This:

Hakkında SevgiG.

SevgiG.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)