parakete

Parakete gemilerin su yüzeyindeki hızını
ölçmekte kullanılan alet. 16. yüzyılda geliş407 tirilen ilk kullanışlı paraketeler üçgen biçimli
bir tahta şamandıradan oluşuyordu.
Üçgenin iki köşesine kurşun safralar asılarak,
şamandıranın su yüzeyinde dik ve sabit
halde kalması sağlanıyordu. Şamandıraya
bağlı olan halatın (savlo) üzeri ise belirli
aralıklarla düğümlenmişti. Parakete, seyir
halindeki geminin arkasından suya atıldıktan
sonra, belirli bir zaman aralığı içinde
savlonun boşalmasına izin veriliyordu. Sonra
parakete tekneye çekiliyor, düğümler
sayılarak açılmış bölümünün uzunluğu saptanıyor
ve savlonun bu uzunluğu zaman
aralığına bölünerek geminin hızı bulunuyordu.
(Denizcilikte kullanılan hız birimi
knot, İngilizcede “düğüm” anlamındaki
knot sözcüğünden gelir.)
19. yüzyılda tahta paraketelerin yerini
rotorlu ya da uskurlu paraketeler aldı.
Gene suya bırakılan bu paraketeler kablolarla
otomatik hız ve uzaklık ölçüm aletlerine
bağlıdır. Günümüzde, pitometreli ve dip
paraketesi olmak üzere başlıca iki tür
parakete kullanılır. Pitometreli paraketede,
geminin alt bölümüne yerleştirilmiş bir pitot
borusu bulunur. İki ucu açık olan bu
borunun bir ucu geminin ön tarafına, öteki
ucu ise arka tarafına bakar. Gemi hareket
halindeyken, borunun ön ucundaki basınç,
arka ucundakine oranla daha fazla olur. Bu
basınç farkı özel bir aygıta aktanlarak hız
ölçüsüne dönüştürülür. Dip paraketesi de
geminin dibine yerleştirilir. Gemi seyrederken
paraketedeki uskur dönmeye başlar ve
küçük bir elektrik üretecini hareketlendirir.
Üretecin ürettiği akımın şiddeti geminin
hızı ile orantılıdır. Bu akım daha sonra hız
ölçüsüne dönüştürülür.

Share This:

Hakkında SevgiG.

SevgiG.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)