para cezası

yasa uyarınca yetkili merci
tarafından belirlenen bir para tutarının
devlet hâzinesine ya da idareye ödenmesi
sonucunu doğuran ceza. Kökenini, eski
çağlarda öç alma yerine uzlaşma yönteminin
kabul edilmesiyle birlikte suçlunun zarar
görene ödediği tazminattan hükümdara
ayrılan pay oluşturur. Eski Germen hukukunda
Wergild denen diyetten hükümdara
ayrılan pay bir tür para cezasıydı. İslam
hukukunda da yer alan para cezası, Osmanlı
ceza yasalarında “cerime” adı altında
düzenlenmişti.
Para cezasına yöneltilen en güçlü eleştiri,
mali durumu aynı olmayan suçlular üzerindeki
etkisinin farklı olması nedeniyle cezaların
eşitliği ilkesine aykırı düşmesidir. Bu
nedenle İtalyan Ceza Yasası’nda para cezası
miktarının suçlunun mali durumuna, aile
yükümlülüklerine ve yaşına göre artırılıp
azaltılabilmesi konusunda yargıca takdir
yetkisi tanınmıştır. Para cezasını savunanlar
ise hafif suçlarda hapis cezasının yerini
alabilmesi, hapis cezasında olduğu gibi suçluyla
birlikte aile bireylerini de sıkıntıya
düşürmemesi, adli hata durumunda bunun
‘giderilmesine olanak vermesi, hapis cezalarında
olduğu gibi devlet için yük yaratmaması,
tersine hâzineye gelir sağlaması, hileye
dayanan ya da kazanç hırsıyla işlenen
suçlarda etkili sonuç vermesi gibi yararları
öne sürerler.
Para cezaları kişisel olduğundan, mahkûmun
ölmesi durumunda mirasçılarından
alınamaz. Para cezası tek başına bir yaptırım
olarak uygulandığında asli ceza, başka
bir cezaya ek olarak verildiğinde ise ek ceza
niteliği taşır. Para cezası götürü (maktu) ya
da göreli olabilir. Götürü cezaların alt ve
üst sınırı yasayla belirtilir, buna karşılık
göreli para cezasının üst sınırı yoktur.
Örneğin uyuşturucu maddeleri izinsiz yapanlara
verilecek ek ceza niteliğindeki para
cezası, uyuşturucu maddenin miktarına göre
sınırsız olarak artar.
Öğretide ve uygulamada kamu para cezaları
ile kısmen tazmin niteliğindeki para cezaları arasında ayırım yapılır. Bunlardan
birincisi yalnız ceza niteliği taşır ve yargı
mercilerince verilir. İkincisinde ise ceza
niteliği yanında tazmin niteliği de vardır.
Gümrük cezalan ve vergi cezaları gibi idare
mercilerince verilen bazı para cezaları iki
bölümden oluşur. Birinci bölüm esasen
alınması gereken gümrük resmi ya da
verginin karşılığını oluştururken, ikinci bölüm
bunun birkaç katı olarak belirlenen bir
ceza sayılır. Kısmen tazmin niteliğindeki
para cezaları failin yaşının küçüklüğü ve
öteki özel durumlar nedeniyle indirilmediği
gibi tekerrürden dolayı da artırılamaz. Bu
cezalardan dolayı suç ortakları zincirleme
olarak sorumludur.
Para cezaları hafif ve ağır olmak üzere
ikiye ayrılır. Hafif para cezaları kabahat,
ağır para cezaları ise cürüm türünden suçlar
için öngörülmüştür. Gümrük, vergi gibi
mali konularda söz konusu olan para cezaları
ile imar hukukuna ilişkin bazı para
cezaları ve öteki belediye cezaları idari
yaptırım niteliğinde olduğundan ceza mahkemelerince
değil, idari makamlarca verilir.
Para cezasını kendi isteğiyle ödemeyen
hükümlü hakkında kamu alacaklarının tahsili
usulüne(*) göre cebri icra kovuşturması
yapılır.

Share This:

Hakkında SevgiG.

SevgiG.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)