pamuk

ebegümecigiller (Malvaceae) familyasından,
Gossypium türlerine ve bunlann
ekonomik açıdan değerli liflerine verilen
ad. Tropik ve astropik bölgelere özgüdür.
İÖ 3000’lerde yetiştirilmeye başladı. Ekonomik
değer taşıyan başlıca dört pamuk
türü vardır: G. barbadense, G. herbaceum,
G. hirsutum ve G. arboreum. Ortalama 1 ile
2 m arasında bir uzunluğa erişen pamuk
bitkilerinin, genel özellikleri türe ve çeşide

göre değişen üç-beş (yedi) loplu yaprakları
ve bazı türlerde dip bölümü mor lekeli,
sanmsı beyaz renkli çiçekleri vardır. Solmaya
yakın pembemsi bir renk alan çiçekler
döllenmenin ardından küçük yeşilimsi meyveler
verir; koza olarak adlandınlan meyvelerin
içinde, yüzeyi sarımsı beyaz liflerle
kaplı tohumlar (çiğit) bulunur. Tohumlarla
birlikte sık topaklar oluşturan bu lif yığını
(kütlü) bazı türlerde meyve olgunlaşıp çatladığında
dışarı sarkar ve beyaz bulut kümesini
andıran biçimiyle çok güzel bir görünüm
oluşturur. Uzunlukları ortalama 2-4
cm arasında değişen liflerin yapısı yüzde
87-90 arasında selüloz, yüzde 5-8 oranında
su ve yüzde 4-6 oranında yabancı maddelerden
(doğal kirlilikler) oluşur.
Pamuk lifleri, uzunluklarına ve görünüşlerine
bağlı olarak kabaca üç büyük gruba
ayrılır. Bunlann ilkinde, uzunlukları 2,5 ile
6,5 cm arasında değişen, ince ve parlak
lifler yer alır. Yetiştirmesi çok zor ve verimi
çok düşük olan uzun lifli pamuklar pahalı
ürünlerdir; başlıca inçe kumaş ve iplik
üretiminde kullanılır. İkinci grup, boyları
1,3-3,3 cm arasında değişen orta uzunluktaki
liflerden oluşur. Üçüncü grubun içerdiği
1-2,5 cm uzunluktaki kaba ve kısa lifli
pamuklar ise halı, battaniye ve kaba kumaşlann
üretiminde kullanılır; bazen de
başka liflerle karıştırılarak değerlendirilir.

doğusundaki Gemlik Körfezinden doğuya
doğru uzanan tektonik kökenli Gemlik
Körfezi-İznik Gölü-Pamukova çukurlar dizisinin
doğu kesiminde yer alır. Deniz
düzeyinden yüksekliği 80-100 m’dir. Uzunluğu
Alifuatpaşa ile Mekece istasyonları
arasında 25 km’yi bulur; genişliği 3-6 km
arasında değişir. Yüzölçümü 170 km2’dir.
Sakarya Irmağı Cambaz Boğazı olarak da
bilinen Cambazkayalar’ı geçtikten sonra
Mekece istasyonu yakınında Pamukova’ya
girerek birçok adacık oluşturur. Alifuatpaşa
istasyonu yakınında ise Geyve Boğazına
girerek Pamukova’yı terk eder. Ovanın yer
aldığı çöküntü kuzeyde ve güneyde kırık
(fay) çizgileri tarafından sınırlanan dik yamaçlarla
çevrilidir. Bu kırık çizgilerinin
neden olduğu çökmeler sonucunda oluşan
Pamukova Neojen Bölümde (y. 26-2,5 milyon
yıl önce) moloz depolarıyla dolmuş ve
Geyve Boğazının kazılmasına koşut olarak
boşalmıştır. Daha sonraki bazı tektonik
olaylarla yerinden oynamış ve giderek gençleşmiştir.
Sakarya Irmağının eski sekilerinden oluşan
basamaklar ile çöküntü alanının en alçak
kesimindeki verimli alüvyal topraklar
önemli tarım alanlarıdır. Bu nedenle sık bir
nüfusu barındıran ovadaki en büyük yerleşme
1987’de ilçe merkezi yapılan Pamukova’dır(*).
Eskiden Akhisar ya da Geyveakhisarı
adlarıyla bilinen ova, daha sonraları
geleneksel ürününden dolayı Pamukova
olarak anılmaya başlamış ve eski adı unutulmuştur.
Günümüzde ovada daha çok şeker
pancarı, patates, soğan, ayçiçeği, buğday,
arpa, kavun ve karpuz yetiştirilir, bağcılık
yapılır. Biraz gerileyen ipekböcekçiliği de
önemini korumaktadır.
Eskiden beri ulaşım açısından önem taşıyan
Pamukova’dan Haydarpaşa-Ankara
Demiryolu ile İstanbul-Eskişehir Karayolu
geçer. Bursa-İznik üzerinden gelen yol Mekece’de
bu önemli karayoluna bağlanır.

Share This:

Hakkında SevgiG.

SevgiG.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)