okyanus ve deniz

okyanus ve deniz, yeryüzündeki geniş
havzalarda toplanmış olan kesintisiz tuzlu
su kütlelerinin ortak adı. Okyanus ve denizler
Yer yüzeyinin yaklaşık 362 milyon
km2’lik (yüzde 71) bir bölümünü kapsar. Üç
büyük okyanus olan Büyük Okyanus (Pasifik),
Atlas Okyanusu (Atlantik) ve Hint
Okyanusu kıtalar ve denizaltı yüzey şekilleriyle
çevrelenmiştir.Bu üç okyanus, Antarktika kıtasını çevreleyen
ve kimi zaman Güney Okyanusu
denen bölgede birleşir. Yeryüzündeki okyanus
ve deniz alanlarının tümünün yüzde
46’sını Büyük Okyanus, yüzde 24’ünü Atlas
Okyanusu ve yüzde 20’sini Hint Okyanusu
oluşturur.
Özellikle Kuzey Yanküre’de bir dizi
önemli kenar denizi vardır. Kenar denizleri,
okyanusa açılan kesimlerinin dışında kara
kütleleri ve ada yaylarıyla çevrelenmiştir.
En büyük kenar denizleri Kuzey Buz Denizi
ile buna bitişik öteki denizler, San Deniz,
Güney Çin Denizi, Akdeniz, Antil (Karayip)
Denizi, Bering Denizi, Ohotsk Denizi
ve Japon Denizidir.
Okyanuslann ortalama derinliği 3.700
m’dir. Kıta sahanlıkları deniz yüzeyinden
yaklaşık 100-200 m derinliklerde kırılarak
kıta yamacı biçimini alır ve yamaç daha
sonra derinlere inerek geniş deniz düzlüklerini
oluşturur. Okyanus zemininin yaklaşık
yüzde 75’i 3-6 bin metre derinliktedir,
bunun yalnızca yaklaşık yüzde l ’lik bir
bölümü daha derindir. En derin bölgeler,
özellikle Büyük Okyanus ada yaylannda
rastlanan görece ince, uzun okyanus çukurlandır^);
bunlann içinde bilinen en derini
ise Mariana Çukurudur (11.035 m).
Deniz dibinin büyük bölümü, pekişmiş
tortullar ile korkayaç kabuk zemini örten
gevşek tortullarla kaplıdır. Zeminin gene
büyük bir bölümü oldukça düzdür, ama
kimi yerde denizaltı dağı gibi büyük yükseltilere
rastlanır. Okyanuslarda yer alan en
önemli yüzey şekillerinden biri de, dallanarak
bütün okyanus boyunca uzanan okyanus
sırtıdır(*). Sırtın zeminden yüksekliği
2-3 bin m arasındadır. Volkanik açıdan
etkin olan sırt bölgelerinde, derinlerden
zemine sürekli yeni magma yükselir; kabuk
oluşumunun kesintisiz olarak sürdüğü bu
bölgeler, deniz dibi yayılması açısından
büyük öneme sahiptir (bak. deniz dibi
yayılması kuramı, levha tektoniği). Son
bulgulara göre, bu etkin kabuk oluşumu
bölgelerinde yeni oluşmuş bazaltlı kayaçlann
arasında dolanan deniz suyu, yüksek
sıcaklıklarda gerçekleşen tepkimeler sonucunda
önemli kimyasal değişimlere uğramaktadır.
Bu hidrotermal etkileşimlerden
geçen çözeltiler kabuktaki çatlaklardan tekrar
çıkarak okyanus sularına karışmaktadır.
Bazı çatlaklarda sıcaklığın 350°C’ye kadar
çıktığı saptanmıştır.
Okyanuslardaki genel su dolaşımı jeolojik
zaman ölçeği açısından oldukça hızlıdır;
derinlerdeki su moleküllerinin ortalama
ömürleri ise birkaç yüzyıl ile yaklaşık bin yıl
arasında değişir. Yüzey akıntıları, rüzgâr
gücünün okyanusun yüzey katmanlarında
yol açtığı sürtünme etkisiyle oluşur. Büyük
akıntılann yönü başlangıçta büyük rüzgâr
sistemlerince, daha sonra da Yer’in kendi
çevresinde dönmesinden kaynaklanan etmenlerce
(bak. Coriolis kuvveti) ve yüzey
şekillerince belirlenir. Okyanusların çeşitli
bölgelerinde, saat yönünde ya da saat
yönünün tersinde dolanan bir dizi büyük ve
küçük akıntı halkası bulunur (bak. okyanus
akıntılan). Kıtalann doğu kesiminde, okyanus
yüzey suları genellikle kıyıdan açıklara
doğru hareket eder; buna karşılık orta
derinliklerdeki daha soğuk ve besin içeriği
yüksek su kütleleri kıyılara doğru akar.
Okyanusların birçok önemli özelliği sulann
sıcaklığı ve tuzluluğunca belirlenir; bu
özellikler, basınçla birlikte suyun yoğunluğunu
da belirler. Okyanusların temel ısı
kaynağı, yüzey sularınca soğurulan Güneş
ışınımıdır. Yüzey sularının sıcaklığı, enlemenlemlere
bağlı olarak önemli ölçüde değişir.
Ama yüzey sıcaklığı dağılımı, yüzey akmtılannca
gerçekleştirilen ısı aktarımı ve başka
bölgesel özelliklerden de etkilenir. Açık
sularda yüzey sıcaklığı – 1°C ile 28°C arasında
değişir. Tropik ve ılıman enlemlerde
deniz suyu sıcaklığı, yaklaşık 100 m derinlikten
sonra hızla düşer. 1 km’nin altındaki
derinliklerde ise sıcaklık değişimi daha yumuşaktır
ve sıcaklık zeminde yaklaşık
2°C’ye düşer. Okyanuslardaki toplam su
hacminin yaklaşık yüzde 50’sinin sıcaklığı
1,3°C ile 3,8°C arasında değişir. Yüzey
sularının tuzluluğu ise, buharlaşan su miktan
ile düşen yağış miktarı arasındaki dengeye
bağlı olarak değişir. Okyanusların ortalama
tuzluluğu binde 34,7’dir. Okyanusların
tuzluluğu tatlı su kaynaklarına (denizlere
açılan büyük ırmaklar, eriyen buzdağları)
ve buharlaşma sürecine bağlıdır. Bu etkilerin
büyük ölçüde görülmediği kesimlerde,
okyanus suyu tuzluluğu binde 34-37 arasında
değişir.
Deniz suyunda çok değişik çözünmüş inorganik
malzemeler, gazlar ve organik maddeler
bulunur. Bu çözünmüş maddelere ek
olarak asıltı parçacıkları da (örn. plankton)
vardır. En bol bulunan inorganik maddeler
(suyun dışında) sırasıyla klor, sodyum, sülfat,
magnezyum, kalsiyum, potasyum ve
bikarbonattır. Bu temel bileşenlerin derişikliği
(eser miktarda bulunan başka malzemelerin
tersine) tuzlulukla birlikte hemen hemen
sabit oranlarda değişir. Okyanus suları
hafif alkalidir ve pH değeri 8’e yakındır.
Okyanus ve deniz sularının bugünkü bileşimlerinin
600 milyon yıllık bir jeolojik
süreç içinde oluştuğu kabul edilir.
Okyanusların ve denizlerin Yer’in oluşumunun
ilk evrelerinde ortaya çıktığı sanılmaktadır.
Yerküre ısınıp kabuk, manto ve
çekirdek bölümlerine aynştıkça, volkanizma
etkinliği sonucunda iç kesimlerden yüzeye
öteki uçucu malzemelerin yanı sıra su
buharı da çıkmıştır. Daha sonra su buharı
lavlardan kurtularak kızgın bulutlar haline
gelmiş, ardından da yoğunlaşarak yüzeye
düşmüş, bunun sonucunda da okyanuslar ve
denizler oluşmuştur.

Share This:

Hakkında ali müdür müdür

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)