oda

oda, Osmanlı Devleti’nin askerlik, saray ve
yönetim örgütlerinde kışla, koğuş ve bürolara
verilen ad.
Yeniçeri Ocağı’nda orta erlerinin banndıkları
koğuşlar, ocak kanunnamesine göre
birer odaydı. Aynı koğuşta kalanlara “oda
efradı” denirdi. Bunlar “acemi” ve “eski”
olarak ikiye ayrılırdı. Acemiler odanın temizliğini
yapar, eskilerin hizmetini görürlerdi.
Eskiler, odabaşı ve yeniçeri ihtiyarları
ile oda sofasında oturmak ayrıcalığına sahipti.
Odalı yeniçerilerin disiplininden odabaşı
denen kolluk subayları sorumluydu.
İstanbul’daki yeniçeriler için ilk odalar, II.
Mehmed (Fatih) döneminde (1451-81) Şehzadebaşı
semtinde yapıldı. Eski Odalar diye
anılan bu büyük kışla, 47 tane ocaklı oda,
55 kerevet, 21 çardak, 1 tekke ve 26 ahırdan
oluşuyordu. Kışlada 26. Orta erleri barınıyordu.
1530’larda Aksaray’da yapılan kışlaya
Yeni Odalar dendi {bak. Etmeydanı). İç
avlusunda Orta Cami’nin bulunduğu bu
kışlada 368 tane ocaklı oda, 130 çardak, 69
tane ocaklı kerevet, 90 talimhane, 20 köşk,
4 tekke, 158 ahır vardı. Eski ve Yeni odalar
Yeniçeri Ocağı’nın kaldırıldığı 1826’da
yıkıldı.
Enderun’daki eğitim ve yetişme aşamaları
da oda ya da koğuş olarak adlandırılırdı
(örn. Büyük Oda, Küçük Oda, Hazine
Odası). Bunların her biri birer hizmet
birimiydiTanzimat Döneminde kurulan nezaretlerin
bürolarına da oda ya da kalem dendi (örn.
Amedi Odası, Mektubi Odası, Evrak Odası).
Memur adayları genellikle bu odalarda
çalışarak deneyim kazanırdı

Share This:

Hakkında ali müdür müdür

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)