ENGİZİSYON

ENGİZİSYON i. (lat. inguisitio>fr. inquisition’dari).
Bazı ülkelerde din sapkınlarını
bulmak ve cezalandırmak için kurulmuş olan
mahkeme.
—  Din Tar. Din inancının savunucusu^
ve koruyucusu oian kilise din sapkınlarına
karşı tedbirler almakta gecikmedi.
Hıristiyanlığı kabul* etmiş olan imparatorlukta
din sapkınlığı suç sayıldı ve Justinianus,
Mardin’li Manes’in din öğretisinden
yana olanların ölüm cezasına çarptırılmalarını
öngördü. Bu uygulama her ne kadar
Ortaçağda unutulmuş gibi görünürse de,
1000 yriına doğru Cathare’ların din sapkını
akımı, Batı’da kurulu düzeni sarsan öğretiler
yaymağa başlayınca, cismanî iktidar yeniden
telâşa düştü. ,1022’de, kral Robert,
Orleans’da on üç din sapkınının ateşe atılarak
öldürülmesini emretti, ilk zamanların
sert tedbirlerinin yerini hoşgörüye bıraktığı
güney bölgesi ise papalığı endişeye düşüren
bir din sapkınlığı ocağı durumuna geldi.
1184’te, Verona konsilinde Lucius III ile
imparator Friedrich I arasındaki bu anlaşma
engizisyon’un kurulmasına yolaçtı ve her
piskopos, bölgesindeki din sapkınlarım bulmakla
görevlendirildiği gibi kiliseye bağlı olmayan
yöneticiler de bu konuda verecekleri
cezalarla piskoposlara yardımcı olmağa çağrıldı.
Ama, ne bu tedbirler ne Citeaux ve
dominiken rahiplerinin çabaları, hattâ nede
Simon de Monfort’un önayak olduğu
korkunç kovuşturmalar Albi. sapkınlığını
önleyemeyince Toulouse konsili özel
bir mahkemenin kurulmasını gerekli gördü
(1229) ve papa Gregorius IX da böyle bir
mahkeme kurdu (1233). Bu yargı kurulunun
kararları kesindi ve bütün yetkililerin bu
yargı kuruluna yardımcı olmaları zorunlu
sayılmıştı. Yargılama usulü çok sertti. Engizisyoncunun
din adamı ya da din adamı
olmayan ve bir çeşit jüri yerini tutan iki
yardımcısı bulunmasına karşılık, suçlanan
kimsenin avukatı ya da kendisini savunacak
bir sözcüsü olamazdı ve suçlamaların kim tarafından yapıldığını öğrenmek hakkı yoktu.
Ayrıca, bu mahkemelerde, normal bir
yargılamada tanıklığına itiraz edilebilecek
olan kimselerin tanıklıkları da kabul edilirdi.
Yalan tanıklığın cezası ömür#boyunca
hapisti. 1252’den itibaren, ölüme yol açmamak
ve sakat bırakmamak şartıyle işkence
de kabul edildi. Haklarındaki şüpheler hafif
olan sanıklar, çeşitli * cezalarla (haç, haçlı
seferine katılma gibi) kur tutabiliyorlardı.
Daha ağır durumlarda ise, işlediği suçtan
pişmanlık duyan sanık ömür boyunca hapse
(duvar içinev kapanmaya) mahkûm edilir,
ancak bazı hafifletici işlemlere de izin verilirdi.
Pişmanlık duyduğunu belertmeyen
sanığın cezası ise yakılarak öldürülmekti.
Suçlu hükmünü giyen kimseyi mezar bile
engizisyondan kurtaramaz ve din sapkınlığıyle
suçlanan ölü mezardan çıkarılır, mahkûm
olursa da cesedi yakılır ve bırakacağı
mirasa el konurdu. Engizisyon yargıçlarının
sertliklerinin nefret uyandırdığı da görülmüş
ve kilise bunlardan Robert de Bourg
gibi bazılarını cezalandırmıştır.
Fransa’da XIV. yy. ın başında engizisyon,
Güzel Philippe tarafından Templier tarikatına
karşı bir araç olarak kullanıldı. Sonra
zamanla önemi azaldı. François I devrinde
bir süre yine önem kazandıktan sonra
da Nomarantin fermanıyle engizisyon mahkemeleri
artık kesin olarak kaldırıldı. İtalya’da
ise Paulus III zamanında engizisyon
mahkemeleri protestanlara karşı yeniden belirli
bir etkinlik gösterdikten sonra papa
Sixtus V engizisyonu yeniden örgütledi ve
Santo Oficio mahkemesi durumuna getirdi.
Almanya’da, engizisyonunken, korkunç temsilcisi
Konrad von Marfcıtfğ’tu. Engizisyon,
XIV. yy.’da din sapkınlarına, XV. yy. da da
büyücülere karşı amansız bir savaş açtı. Mary
Tudor, engizisyon mahkemelerinin İngiltere’de
de kurulmasına çalıştı. Ama ’engizisyon
mahkemeleri en büyük ve sürekli etkinliği
krallıkla olan yakın ilişkileri saye^
sinde iberik yarımadasında sürdürdü.

Share This:

Hakkında havva tarakcı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)