EMNİYET

EMNİYET i. (ar. emniyyet). Kuşkulanacak
hiç bir şey olmama, eminlik, korkusuzluk:
Ruhumda gurur ve emniyet rüzgârları esiyordu
(Ş. S. Aydemir). || Güvenlik: Bunları
yapamayan adam bu devletin emniyetini elinde
tutamaz (H. E. Adıvar). || Güven, itimat:
— Hay Allah cezasını versin! Artık
kimseye emniyet kalmadı  Polis
müdürlüğü: Emniyete gidiyorum, 4. Şube’-
de işim var. || Emniyet etmek, güvenmek:
Devlete Avrupa emniyet eder mi heyhat (Ziya
Paşa): Ah keşke, heykelinin yapılmasına
müsaade etseydi! Fakat yine emniyet etmiyordu
(Ömer Seyfeddin). || Emniyet lambası.
II Emniyet zinciri.
— çeş. dey Emniyet altına almak,, korumak.
|| Emniyet vermek (veya telkin etmek),
güven aşılamak: Hiç olmazsa gelip gitseydi,
aramızda bulunması biraz emniyet verirdi
(A. H. Tanpınar).
—  Emniyet-bahş, güven veren. || Emniyet-i âmme, halk güvenliği. || Emniyet-i
tâmme, tam güvenlik. || Emniyet-i umumiye,
genel güvenlik.
—  Herhangi bir askerî birliğin düşman
keşif, gözetleme, taciz ve baskınlarına
karşı korunmak ve kendine hareket serbestliği
sağlamak maksadıyle aldığı tedbir ve tertiplerin
tümüne birden verilen ad.
|j Emniyet görevi, askerî kuvvetleri,
düşman saldırı ve gözetlemesine karşı korumak
ve gizlemek için yapılan iş veya göreve
verilen ad. || Emniyet hattı, bir emniyet
bölgesinde görevlendirilen nöbetçi ve devriyelerin
bulunduğu noktalardan – geçtiği düşünülen
hat. || Emniyet müfrezesi, askerî
bir birlik veya kuruluşu düşman baskın,
saldırı ve yer gözetlemesine karşı koruma
ve örtmekle görevli birliğe verilen ad. (Emniyet
müfrezesi, yaptığı göreve göre; birlik
yürüyüşte iken öncü, yancı, artçı, keşif kolu,
örtme birlikleri veya gözcü; konmada iken,
ileri karakol, savunmada ise muharebe
ileri karakolu gibi adlar alır).. || Emniyet
nöbetçisi, hırsızlık, yetkisiz girme, doğal
tehlikelerin ve âfetlerin yaratabileceği hasar
ve emniyeti bozarak olayları önlemek amacıyle
askerî kuruluşlarda ve bunların
bulundukları çevre içerisinde nöbet hizmetiyle
görevli askerî personele verilen ad. ||
Emniyet prensibi, diğer harp prensiplerinin
başarı ile uygulanabilmesi için alınacak güvenlik
tedbir ve tertiplerinin tümüne birden
verilen ad. || Emniyete almak, bir birliği
veya elde bulundurulması gereken bir savaş
mevziini çeşitli düşman saldırı ve gözetlemesine
karşı korumak.
— . Emniyet bacası, basınç galerileri
olan hidrolik kuvvetle işleyen fabrika
tesislerinde, hidrolik basınç ve yedek güç
dengesini düzenleyen tertibat.
— Emniyet camı.
— Emniyet kancası, emniyet zincirinin
sonunda bulunan kanca.
— Elektr. Emniyet aydınlatması, normal aydınlatmada
meydana gelen bir arıza sonucu,
bir iş yerinde çalışanların çıkış yollarını
kolaylıkla bulabilmesini sağlayan aydınlatma.
—  Emniyet bacası, büyük hücum açılarında,
hava akıntısının kanattan ayrılmasını
önlemek için, kanadın hücum kenarının
ön kısmına konan profillendirilmiş
küçük sabit uç. || Emniyet kemeri, uçağın
kalkış ve inişlerinde yolcuların taktığı tokalı
kemer. (Motorlu taşıtlarda, taşıtı kullananın
kendi emniyeti bakımından çapraz
olarak taktığı, uçları tokalı kemer.)
—  Emniyet tedbirleri, suç karşılığı olarak,
suçludaki tehlike haline orantılı şekilde
hükmedilen ve esas olarak sosyal savunma
hedefine yönelmiş bulunan müeyyidelerdir.
Emniyeti suistimal,
başkasına ait olup da iade veya muayyen
bir suretle kullanmak üzere kendisine tevdi
veya her ne suretle olursa olsun teslim
olunan bir şeyi kendisinin veya başkasının
menfaatine olarak satmak, rehin etmek,
sarf ve istihlâk etmek yahut saklamak ve inkâr
etmek veyahut değiştirmektir.
|| Emniyeti Umumiye nezareti.  Kamu emniyeti, kamu düzeninin
bir unsuru. || Yol emniyeti, yolda gidip gelenlerin
korıinması için kullanılan hizmetlerin
bütünür
—  Emniyet âmiri, ilçelerin genel güvenliğinden
kaymakama karşı sorumlu olan
âmir. || Emniyet müdürü, ilin genel güvenliğinden
valiye ve içişleri bakanına karşı
sorumlu olan müdür.
—  Bir kilidin, kendi anahtarından başka
bir araçla açılmaya karşı gösterdiği az
veya çok direnç. (Bir kilidin’ emniyeti, mekanizmasına
eklenen sayısız emniyet tertibatlarıyle
sağlanır.)
— . Emniyet kilidi, bir mücevherin
kopça yuva’sına yerleşen ve yay meydana
getirecek şekilde kıvrılmış parçaya basınç
yapan küçük kol. (Bu küçük kol kaldırılmadıkça
mücevher açılamaz.)
—- Emniyet lambası.
— Mekan. Emniyet supabı.
— Piroteknik. Emniyet fitili.
— Sil. Dolu bir ateşli silâhın kazara ateş
almasını önleyen mekanik tertibat: Bir silâhı
emniyete almak. (Gerektiğince silâhı
yeniden ateşlerken vakit kaybına yol açmamak
için, açılıp kapanışı çok kolay ve yapısı
çok basit olan bu tertibat, kapalı o]-1
duğu zaman tetiği ve horozu hareketsiz kılan
küçük bir parçadır.) \\ Emniyet açısı,
bir ateşli silâhta, mermi4 .yolunu dost
kıtalar üzerinden aşırmak için kabul edilen
en küçük açısal aralık. || Emniyet mandalı,
bir ateşli silâhın kazara ateş* almasını
önleyen kilit tertibatı. |j Emniyet maşası,
mayınlarda ve el bombalarında kazara patlamayı
önleyen emniyet tertibatı. || Emniyetli,
bir top mermisinde, tapanın kazara patlamasını
önlemek için, tapa gövdesinden
geçerek bütün oynak parçaları emniyete
alan tel. (Ateşten hemen önce bu tel çıkarılır.)
— Teknol. Emniyet supabı.
Emniyet tertibatı, bir parçanın kopması halinde,
tehlikeli bir kazaya meydan yerme-,
mek için bir cihaz veya makineye eklenen
tertibat. || Emniyet yükü, belirli bir malzeme
için seçilen işin, o malzemenin kesitinin
milimetre karesine ç>ranı. (Emniyet yükü,
ne şekilde olursa olsun malzemenin esneklik
sınırını aşmamak için, malzemelerin dayanıklılık
hesaplarında kullanılır/) ti Emniyet
zinciri.
—  Emniyet, taktikte olduğu
kadar, strateji alanında da kendisini kabul
ettiren temel ilkelerden biridir. -Her. şeyden
önce iki unsura dayanır:’ I. kumandan ;ta^
rafından düşman durumunun .izlenebilmesi
için bilgi toplama ve araştırma. 2. Birlikle-,
rin uygun kaymalarıyle kumandanın’ manevra
alanına hâkim kalmasını, sağlayan; ana
birliğin savaş düzeni. Uzun ‘ süreli emniyet,
haber alma araştırmalarıv üstüne kurulur.
Eskiden süvari sınıfına, düşen bu görev,
günümüzde, düşman hatları gerisinde
çalışan haber alma ajanlarından, zırhlı araçlara,
havadan çekilen fotoğraflar vasıiasıyle
çok süratli ve keşin bilgi veren keşif
uçaklarına kadar bütün haber alma vasıtalarına
dayanmaktadır. Yakın, emniyet, bit
birliğin savaş veya manevra düzenine girmesini
kolaylaştıran ana cephe düzeninin
basamaklaşmasma dayanır. Ön karakollar,
öncü birlikleri ve yan birlikler koruma görevi
görürler. Anlık emniyet, cephe düzeninin
basamakları arasında, her şeyden
önce bir baskını önlemeyi amaç edinir ‘ ye
küçük birlikleri ilgilendirir. Bu ise, gözcüler i
çıkarmaya, nöbetçiler dikmeye, kumandanla
birlik arasındaki bağı korumağa dayattır.
Nihayet çok süratle kullanılmaları emniyette
yeni ve önemli bir etken olan müdahale
vasıtalığını indirme birlikleri: yüklenir.
— Huk. Bugün için emniyet tedbirleri dar
ve teknik anlamda cezalar yanında uygulanan
ve artık ceza hukukuna yerleşmiş ted-s
birlerdir. Ayrıca doktrinde de bunlara geniş
yer verilmekte ve savunulmaktadır. , ,
Tarihî bakımdan emniyet’ tedbirlerini Eflatun’a
kadar götüren yazarlar bulunmakla
birlikte, aslında bu tedbirler pözitivist ceza
hukuku ile birlikte ortaya çıkmıştır denebilir.
Çünkü emniyet tedbirleri pözitivist ceza
hukuku okulunun dayandığı, suçlunun
tehlike halinin tabiî b|r sonucu olarak ortaya
çıktı. Pozitif hukıik yönünden ilk defa
İsviçre Ceza kanunu projesinde Çarl Stooss
emniyet tedbirlerine yer verdi” sonra bütün
kanunlara bu tedbirler girdi. ’ _ ’
Emniyet tedbirlerinin nitelikleri cezalardan
farklıdır; bunlarda esas olan, suçlunun ıslahı
ve uslandırılmasıdır. v
Emniyet tedbirleri, taallûk ettikleri hukukî
değerler bakımından üçlü bir ayrıma tabi
tutulabilir: 1. hürriyeti tahdit eden emniyet
tedbirleri (tedavi amacıyle gözaltına alınma,
ikamet mecburiyeti,’ içki içilen yerlere
gidememe gibi); 2. haklardan yoksun
bırakan emniyet tedbirleri (siyasî haklardan
mahrumiyet, velâyet hakkından mahrumiyet
gibi); 3. diğer tedbirler (hükmün ilânı, önleyici
kefalet gibi). r
Türk Hukukunda emniyet tedbirlerini 5 bölüm
altında incelemek gerekmektedir. Bu
bölümler, küçük suçlular hakkında tedbir*
ler, sağır dilsizler hakkında tedbirler, suçlu
akıl hastaları hakkında tedbirler, alkol ve
uyuşturucu madde müptelâları hakkında tedbirler
ve mecburî müsaderedir.
1. Küçük suçlular hakkında tedbirler. Türk ,
Ceza kanununda küçük suçlular ile ilgili
emniyet tedbirleri yer . alır. Kanun her şeyden
önce bu tip sorumluluk için bir yaş
haddi kabul etmiştir.
Çeza kanununun 53. ve 54. maddelerinde
yer alan hükümlerle, 11 yaşını bitirmemiş
küçükleri ve 11-15 yaş arasında bulunup
da temyiz kudretine sahip olmayanları tedbir’
mesuliyetine tabi kılmıştır. Tedbir mesuliyetinin
ön şartı kanunda, küçük tarafından
işlenen suçun, bir yıldan fazla hapis
cezasını ve daha ağır bir cezayı gerektiren
bir cürüm olması şeklinde belirtilmektedir.
Kanun bu konuda çocuğun bir müesseseye
konulması ve ana baba veya vasi’ye teslimi
tedbirlerini kabul etmiştir. Bu tedbirleri
mahkeme reisi emreder. Tedbirlere hükmedenken’uyulacak
usul, duruşmaların gizli
yapılması ve duruşmalara ait tafsilâtın yayımlanmasının
yasak oluşunda özellik gösterir.
2!, Şağı’r dilsizler hakkında tedbirler. Türk
Ceza kanununda yer alan hükümlere göre
bü: tedbirler, sağır dilsiz suçlunun 15 yaşından
küçük olması halinde uygulanır. Tedbir
çeşitleri“ yönünden küçük suçlular ile
ayrti tedbirlere tabidirler.
3.1 Suçlu akıl hastaları hakkında tedbirler.
Tüçk Ceza kanununun 46. maddesi akıl hastası
suçlular hakkında tedbire hükmolunacağını
kabul etmiştir. Kanuna göre bu tedbir,’
suçlu akıl hastasının korunması ve tedavisi
amacıyle sıhhî bir müesseseye yatırılmasıdır.
.Müessesenin resmî olması, devlete
ait bulunması şarttır.
Tedbire^ hazırlık tahkikatında sulh’ hâkimi,
ilk tahkikatta sorgu hâkimi ve son tahkikatta
da mahkeme hükmeder. Tedbire hükmetmek
mecburîdir. Bu tedbir suçlu hasta
iyileşinceye kadar devam eder.
A.> Alkol ve uyuşturucu madde müptelâları
hakkında tedbirler. Türk hukukunda ancak
uyuşturucu madde kullanmak (md. 404,
bent 2) ve alkollü içki müptelâsı olmak (md.
573) suçlarının işlenmesinde tedbir uygulanmasını
kabul etmiştir. Ayrıca tedbire
hükmetmek için alışkanlığın iptilâ derecesine
varmış olması gerekir. Tedbir iyileşmeye
kadar sürer.
5. Mecburi müsadere. Türk Ceza kanununun
36/!jnaddesihin 2. fıkrasında kabul edilmiş
bir emniyet,tedbiridir.
• ;Emniyeti suistimal. Türk Ceza kanununun
508 ye 510. maddelerinde düzenlenmiş bir
suçtur. Yeni devirlerde sözü edilen ve ortaya
konulan kavramlardandır. Modern devir
yazarları, bu kavramın ancak XX. yüzyılda
teşekkül etmeğe başladığını yazmaktadırlar.
Bu devre kadar emniyeti suistimal
bazen hırsızlığın bir çeşidi, bazen de
sadece tazminatı gerektiren bir fiil olarak
görülmüştür. Ancak bugün için bu suç nev’i,
mala karşı işlenen suçlar içinde önemli bir
yer tutar, özellikle mükerrirler için âdeta
seçilmiş bir meslek durumundadır.
Emniyeti suistimal suçunun korumak istediği
hukuk (menfaat) mülkiyet hakkıdır. Kanun
koyucu bu hükmü ile malikin mülkiyet
hakkını, aynı mal üzerinde ferî zilyet olan
ve şahsî bir hakkı bulunan kişilerin haklarından
üstün saymış ve bu şahısların malikin
malı üzerindeki fiillerini cezalandırmak,
yolunu seçmiştir. Emniyeti suistimal
suçunun bir niteliği de bu suç için başta bir
aktin, bir mukavelenin yapılmasının gerekli
olmasıdır. Bir mal, önceden bir şahsa tevdi
edilmekte, sonra bu şahsın o mal üzerindeki
hileli maksat taşıyan fiili suç sayılarak
cezalandırılmaktadır.
% Suçun unsurları ve şartları, ön şart. Malın
faile mağdur tarafından iade veya belli
bir şekilde kullanılmak üzere teslim edilmiş
olması gereklidir. Bu unsur emniyeti suistimali
dolandırıcılık ve hırsızlıktan ayıran
bir niteliktir. Hırsızlıkta mal sahibinin bir
hatası olmaksızın alınmaktadır. Dolandırıcılıkta
ise, failin kullandığı hile ve sanialar
dolay isiyle mağdur malı teslim etmektedir.
Halbuki emniyeti suistimal cürmünde ise mal
hiç bir hile ve sania söz konusu olmaksızın
teslim edilmektedir. Diğer sözlerle, mağdur
yaptığı aktin sonucu olarak malı suç failine
vermektedir. Ayrıca malın mutlak olarak
fail tarafından teslim ¿dilmiş olması da gerekmez.
Türk Ceza kanunu genel olarak
teslimden söz eder. Halbuki bazı kanunlar malın hangi akitler sonucu teslim edileceğini
de saymak suretiyle belirtmişlerdir
Mal. Emniyeti suistimal cürmünün konusu,
üzerinde mülkiyet hakkı bulunan bir mal olabilir.
Kanunumuz misli ve gayri misli eşya
bakımından bir ayırım yapmış değildir.
Her iki cins eşya da suçun konusu olabilir.
Ayrıca kanunumuzda gayrimenkullerin suçun
konusu olabileceklerine dair bir açıklık
yoktur. Ancak gayrimenkuller üzerinde bu
suçun işlenemiyeceği kanunun, ibarelerinden
ve bu suçun geleneksel anlamından anlaşılmaktadır.
Hareket. Kanun genel bir ibare kullanmak
yerine, failin yapabileceği hareketleri saymak
yolunu kabul etmiştir. Ancak bu durum,
kanunda yapılan değişiklikten sonra
ortaya çıkmıştır. Metinde sayılan bu hareketler
kısıtlıdır, ancak bunlar suç teşkil edebilir,
bunların dışında bir hareket suçu gerçekleştirmez.
Satmak ve rehin etmek tabirleri. Borçlar ve
Ticaret kanunu hükümlerine göre tayin edilmelidir.
Sarf ve istihlâk tabirlerinden
malın kullanma yoluyle miktar ve değerinin
azalmasını anlamak gerekir.
Ketin ve inkâr, failin, malın kendisine teslim
ve tevdi edilmediğini iddia etmesidir.
Tahvil, bir şey yerine bir diğerini koyma,
tağyir bir şeyden alınan kısım yerine başka
bir şey karıştırarak hacim ve miktarı koruyup
kıymet farkından faydalanmadır.
Suçun tamamlandığı an, malın teslim edildiği
an değil, iade isteğinin reddedildiği andır.
i
Suçun neticesi için mağdurun zarar görmüş
olması şarttır.
Fail’in cürmü kasıtla yapmış olması manevî
unsurdur. Bu suçun koğuşturulabilmesi
için mağdurun şikâyetçi öldüğünü bildirmesi
şarttır.
+ Emniyeti umumiye nezareti. Türk Ceza
kanununun 28.. maddesinin tetkikinden, emniyeti
umumiye nezareti altına alınmanın
bazı hallerde bir ceza sayıldığı anlaşılmaktadır.
Maddeye göre, kanun hangi hallerde
mahkemece verilen cezaya ferî olarak emniyeti
umumiye idaresinin nezareti mahsusası
altında bulundurulmak cezasını eklemek
gerektiğini tayin eder. Bunun dışındaki
hallerde, bu müeyyide mahkûmiyetin
kanunî bir sonucu olmaktadır.

Share This:

Hakkında havva tarakcı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)