ELVİYE.

ELVİYE. i. (ar. liva, bayrak, sancak’-
tan elviye, bayraklar, sancaklar). Esk. Tanzimattan
sonra, vilâyet ile kaza arası İdarî
teşkilât: Vilâyet ve elviye meclisi idaresinden
intihap olunacak ikişer aza ile birlikte
meclis-i mebusanın yeniden eski şekil ve mahiyetinde
toplanması… (Atatürk).
— Teşk^ târ. Eİyiye-i müstakile, eskiden Çanakkale,
İzmit, Antalya, Samsun ve Muğla
gibi doğrudan doğruya Dahiliye nezaretine
bağlı sancaklar: işbu tamim vilâyet ve elviye-
i müstekile heyet-i merkeziyelerine tebliğ
olunmuştur (Atatürk).Elviye-
i sultaniye, Osmanlı imparatorluğunda
kullanılan saltanat bayrakları. Bk. ansîkl.
—  Osmanlı imparatorluğunda
Tanzimattan sonra kurulan taşra teşkilâtında,
vilâyetlere tabi olmayan ve doğrudan
doğruya Dahiliye nezaretine bağlı
olan livalara elviye-i müstakile deniyordu.
Bu teşkilât imparatorluk devrinin eyaletlere
bağlı liva (sancak) kuruluşunun bir çeşit
devamı sayılabilir. Siyasî, ve sosyal yapısı
veya İktisadî ve askerî Önemi bakımından
hükümet merkezine bağlanması gereken
bir bölge kuruluşudur. Mutasarrıf adı
verilen yönetim âmirlerinin yetki ve sorumlulukları
vali derecesinde sayılır ve rütbeleri
de asker olanların mirliva, mülkiyeden
gelenlerin ûlâ sanisi derecesinden başlayarak,
vezir ve müşirliğe kadar da değişebilirdi.
Tanzimattan sonra kurulan elviye-i müstakile
şunlardır: Çatalca, Karesi (Balıkesir),
Kocaeli (İzmit),. Bingazi (Trablusgarp) ve
Deyrizor (Suriye) sancakları. Cumhuriyet
devrinde bütün sancaklar il haline getirilerek
elviye-i müstakile ortadan kaldırıldı.
• Elviye-i sultaniye. Osmanlı imparatorluğundaki
saltanat bayraklarının ve sancaklarının
sayısı ve şekilleri imparatorluğun gelişmesi
ile ilgili olarak değişmiştir, imparatorluğun
kuruluşu sırasında, Osman Gazi
zamanında üç, Yavuz devrinde dört, Kanunî
Sultan Süleyman zamanında da yedi saltanat
sancağı vardı. Tanzimat devrine kadar
da saltanat bayraklarının sayısı yedi
olarak kaldı. Saltanat bayraklarının birinci
ve en önemlisi akalenv^ûit. Bayrağın rengi
hakkında fazla bilgi yoktur. Bayrak üç köşeliydi,
uçkurluğunda ayetler yazılıydı, lazerinde
ise uçları]açık hilâl, bazen de Zülfikâr
(halife Ali’nin kılıcı) resmi bulunurdu.
Emîri alem ağa tarafından taşınan akalem,
sefere giderken kılıfı içinde saklanır; savaş
alanında padişahın arkasında, fakat diğer
bayrakların önünde açılırdı. Elviye-i
suitaniyenin ikinci derecede olanı, Murad I
(Hüdavendigâr) zamanında saltanat bayrakları
arasına katılan yeşil bayrak’tır. Savaşların
iki kıtada birden devam etmesi halinde
önem bakımından ikinci derecede olan
cepheye gönderilen serdara verilirdi.
Meselâ Cığalazade Sinan Paşa’ya, İran cephesine
giderken (1603) yeşil bir sancak veriK
di. Padişahın sefere katıldığı sırada yeşil
sancak akalemin gerisinde, diğer sancaklarla
birlikte yer alırdı. Elviye-i suitaniyenin
üçüncüsü Fatih Sultan Mehmed tarafından
saltanat bayrakları arasına katılan kırmızı
sancaktır, özellikle XIX. yy. da büyük önem
kazandı ve bugünkü türk bayrağının ilk
örneği oldu. Yavuz Sultan Selim zamanında
elviye-i sultaniye arasına, ilkin Çaldıran, ovasmda
açılan sarı renkli bir sancak ilâve
edildi. Kanunî Sultan Süleyman zamanında
elviye-i suitaniyenin sayıları yediye çıkarıldı
(1529). Böylece bayraklar yedi iklimi, yedi
gezegeni, Fatiha suresinin yedi ayetini, aynı
zamanda din ve dünya hâkimiyetini temsil
eder hale geldi. Kanunî tarafından elviye-
i sultaniyeye eklenen sancakların renkleri
hakkında kesin bilgiye sahip değiliz.
Elviye-i suitaniyenin sırıklarının başında genellikle
hilâl biçiminde altın bir alem bulunur,
bunun ucuna da sancak mushafları
asılırdı. Her bayrağın üzerinde zafer ayetleri
ve Fetih suresi yazılır, sancağın kumaşı da
sarı ve beyaz renkli sırmayle çeşitli biçimlerde
• (çiçek, Hilâl, geometrik biçimler) işlenildi.
Mahmud II devri elviye-i sultaniyesi
üzerinde padişahın tuğrasının işlenmiş olduğu
görülür.
Fatih devrine kadar saltanat sancakları Alaşehir bezinden yapılıyordu. Sonraları ipek
ve atlastan yapılmağa başlandı. Her cülusta
yeni padişah kendi elviye-i sultaniye’sini yeniden
yaptırır, eski padişahların bayrakları
ise kendileri ile ilgili kalelere, camilere hediye
edilirdi.
Savaş sırasında önde sancağı şerif, onun
ardında padişah veya serdarıekrem, daha
sonra da, önde akalem olmak üzere elviye-i
sultaniye yer alırdı. Elviye-i sultaniyenin yanında
da emîrialem ve alemdar, alem mehterleri
ve mehterhane hazır durumda beklerlerdi.
Sancakların bakımını ve korunmasını
mehterhane-i alem adlı özel bir kuruluş
yapardı

Share This:

Hakkında havva tarakcı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)