ELBİSTAN,

ELBİSTAN, Doğu Anadolu’da (Maraş ili)
ilçe merkezi şehir; Akdeniz bölgesi sınırı
yakınında; İMJM1 ?nüf. Yüksek dağlarla kulşatılmış
Ceyhan ırmağının başlıca kollarının
birleştiği aynı adı taşıyan ovanın güney
kenarında, Şar dağının (2 300 m) kuzeydoğu
eteklerinde kurulmuştur; yüksl.
1 150 m. Fevzipaşa-Malatya demiryolu üzerindeki
Kapıdere istasyonuna 6 6 km, Ma*
raş’a (Göksün yakınından dolaşan bir yolla)
146^ km uzaklıktadır. Karahan geçidinden
faydalanan bir yol da (126 km) Elbistan’ı
Malatya’ya bağlar. Tahıl, baklagiller,
şekerpancarı ekimi. Hayvancılık. Tarım
ürünleri ticareti merkezi. — Elbistan
ilçesi, 4 028 km2;Sll2 024* nüf. Merkez, Gücük
ve Nurhak bucakları içinde 99 köyü
vardır, ilçe, Elbistan ovasının doğu kesimini
ve çevresini içine alır.
e Tarih. Elbistan’ın eski adı Albastan (arapça
kaynaklarda Ablustayn’dıv; XVI. yy.-
dan sonra Albistan veya Elbistan adı kullanılmıştır.)
Eski çağlardan beri yerleşme
alanı olarak bilinen Elbistan, Ortaçağda,
arap-bizans mücadelesinde yıkılan Arabissos
kalesinin yerini aldı. Hıristiyanlık tarihinde
civarındaki Afşin (Efsus) Ashab-ı Kehf
menkıbesi sebebiyle önemi büyüktür. Halife
Ömer zamanında mMümanlarm eline geçen
Elbistan Abbasîler devrinde çeşitli akınlara
uğradı. Ebu Cafer Mansur zamanında
Abdülvahhab bin İbrahim (756) ve
halife El-Mehdî (780) bölgeyi karargâh olarak
kullandılar. Efsus’un Seyfüddevle tarafından
harap edilmesinden sonra Elbistan’ın
Önemi arttı (951). Anadolu’nun Türklerce
işgali sırasında (1073) Philaretos’un eline geçti.
Süleyman Şahın kumandanı Buldacı tarafından
türk hâkimiyetine alındı. Bundan sonra
bölge birkaç defa Haçlılar ile Türkler
arasında el değiştirdi. Meyafarkin seferinden
(1105) dönen Kılıç Aslan, Elbistan’ı alarak
veziri Ziyaeddin Muhammed’e verdi
ve Ziyaeddin. Muhammed bölgenin ilk valisi
oldu. Kılıç Aslan’ın ölümü üzerine çıkan .
karışıklıktan istifade eden Antalya prensi
TancrĞde Elbistan’ı zaptetti (1111). Bir süre
sonra 11-Aslan’ın geri aldığı şehir, 1114
depreminde harap oldu. 1124’te Danişmentlilerin
eline geçti; Antakya prenslerinin saldırısına
uğradı (1139). Sonra Sultan Mesud
tarafından da Anadolu Selçuklu sultanlığı
topraklarına katıldı (1143); oğlu
Kılıç Aslan valiliğe getirildi. Danişmentliler
ile olan mücadele sırasında bir aralık
Yağıbasan’ın eline geçti, fakat Kılıç Aslan
II tarafından geri alındı. Emîr Mahmud
burada kendini hükümdar ilân etti (1164);
bir süre sonra Kılıç Aslan, bölgeyi yeniden
kendi topraklarına kattı ve valiliğine
de oğlu Tuğrul Şahı getirdi. Selçuklular devrinde
önemli savunma merkezi ve kale olan
Elbistan’ın sonradan yeri değiştirilerek eski
şehrin 5 km uzağına kuruldu. Güneyden gelen
(XIII. yy.) ve Ermeni kralı Levon’un
saldırılarına karşı dayandı (1205). 1234’te
Mısır sultanı Melik el-Kâmil’i, Sultan Alâeddin
Keykuba,t Akçaderbent’te yendi.
Bölgedeki göçebe Türkler Baba ishak isyanına
katıldılar. Melik el-Zâhir Baybars Elbistan
ovasında Moğolları yendi (1277).
Bundan sonra Baybars Kayseri’ye kadar ilerledi,
dönüşünde Elbistan’a uğradı. Moğolların
yenilgi haberini alan Abaka Han,
Baybars ile karşılaşmak üzere Elbistan’a
geldi, Baybars’ı bulamayınca intikamını şehir
halkından aldı. Mısır’a sefer açan Mengü
Timur, moğol ordusunu burada topladı.
Moğollar bölgede tam bir hâkimiyet kuramadılar;
nitekim Taraklı oymağı beylerinden
Halil Bey bölgeyi eline geçirerek beyliğini
kurdu (1336). Fakat bu beyliğe Dulkadıroğlu
Karacabey son vererek kendi beyliğini
ilân etti. Mısır ile Dulkadıroğulları
arasındaki mücadelede şehir sık sık istilâlara
uğradı ve tahrip edildi. 1353, 1381,
1384’te Memlûkların, 1399’da da ilk olarak
OsmanlIların eline geçti. Timur’un
(1400), Mısır’ın (1435, 1436, 1471) ve Şah
İsmail’in orduları (1507) tarafından işgal
edildi. Bu işgaller sırasında şehir çok fazla
tahrip edildi. Dulkadırli hükümdarı Alâüddevle
Bey, hükümet merkezini Maraş’a
nakledince Elbistan önemini kaybetti. Alâüddevle’nin
öldürülmesinden sonra Kanunî
Sultan Süleyman’ın kurduğu ve merkezi Maraş
olan Zülkadriye eyaletinin kazası oldu.
Arazinin tahriri meselesinde ellerindeki mu*
kataalarını kaybedeceklerinden korkan boy
beyleri Kalender Sultan’m etrafında toplanarak
başkaldırdılar. isyan sadrazam Damat
İbrahim Paşa tarafından Elbistan’da
bastırıldı. Yönetimde bazı düzeltmeler yapıldı.
XVII. yy.da âsi Kalenderoğlu kuvvetlerini
Elbistan’da topladı ve sadrazam Kuyucu
Murad Paşanın üzerine yürüdü.
Elbistan’da da Kozan ve Dersim’de olduğu
gibi devlet otoritesi Tanzimata kadar tam
olarak kurulamadı. Bu durum Elbistan’ın
geri kalmasına sebep oldu. Amik ovasında
kışlayan Türkmen boylarının savaşları ile
kısmen harap oldu. 1847’de müsellimlik yerine
müdürlüğün; sonra da kaymakamlık teşkilâtının
kurulmasıyle asayiş sağlandı. XIX.
yy.ın ikinci yarısındaki ermeni ayaklanmalarının
bastırılmasında ve Millî Mücadelede
Maraş ve Aymtab’ın düşman istilâsından
kurtulmasına Elbistan halkının büyük
rolü oldu.
— G. santl. Elbistan ve dolayları türk asıllı
devletlerin mücadeleleri sırasında epey
tahrip edildiyse de bugün bazı eserler hâlâ
ayaktadır. Selçukly valisi Hüsameddin Yusuf’un
Ulucami, son zamanlarda tahrip edilen Candargazi türbesi, Kemer hanı. Ayakta
kalanlardan Emîr Mübarizüddin Çavlen’in
yaptırdığı Ulu camii’in (1239-1240) kitabesinde
Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev’in adı
görülür. Sonraki onarmalarla eski şeklini
kısmen kaybetti. Kanunî Sultan Süleyman
devrinde yapılan bir onarımla kubbeli
bir osmanlı camii niteliği kazandı. Selçuklu
dârüşşifası ise taşlarından faydalanmak
için yıkıldı. Dulkadır sarayı Safevîler tarafından
yıkıldı (1507).

Share This:

Hakkında havva tarakcı

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)