ELAZIĞ,

ELAZIĞ, Doğu Anadolu’da (Yukarı Fırat
bölümü) il merkezi şehir; 204 603 nüf.; yükselti
1000-1200 m. Etrafı tepelerle çevrilen
Elazığ ovası, güneydoğuda Perçenç boğazıyle
Uluova’ya açılır ve suları Harinket
deresiyle Murat ırmağına dökülür. (Keban
barajı tamamlanınca Murat ırmağının bu
kesimi ve Uluova’nın bir kısmı göl halini
alacaktır.) önemli bir yol düğüm noktası
olan Elazığ, kara yoluyle Malatya’ya (101
km), Diyarbakır’a (156 km), Tunceli üzerinden
Erzincan ve Erzurum’a, Bingöl ve Muş
üzerinden Van gölü- kıyısına, batıda Keban’a
bağlanır; ayrıca Malatya-Diyarbakır
demiryolunun Yolçatı istasyonundan ayrılan
bir kolu da Elazığ’dan geçerek Van gölü batısmda
Tatvan’a ulaşır. Havaalanı. Canlı
bir sanayi ve ticaret merkezi (şeker, dokuma
ve iplik, çimento fabrikaları, un, şarap, deri
ve kereste gibi küçük sanayi kuruluşları).
• Tarih. Bugün Elazığ adını taşıyan şehir,
XIX. yy.ın ilk yarısında, bu yörenin en tanınmış
eski şehri olan Har put’un yerini almıştır.
Harput, tarihi boyunca yüksek olan
yerinin (yüksl 1280 m) savunma imkânlarından
faydalandıktan sonra, sınırlardan
uzak kalması, aha yollara göre sapa
bir yerde bulunması yüzünden önemini yavaş
yavaş kaybetti. Mahmud II devri sonlarına
doğru (1834) ordu müşiri ve genişletilmiş
bir eyalet valisi olarak görevlendirilmiş
bulunan Reşid Mehmed Paşa birkaç
ay Harput’ta oturduktan sonra idare
merkezini şehrin yaslandığı dağın eteğindeki
ovada bulunan Mezraa’ya (halk arasında
Mezre) taşıdı, kışla ve hükümet , dairesi
yaptırdı, padişah Abdülaziz devrinde
buraya gönderilen vali İsmail Paşanın teklifi
üzerine Mezraa adı Mamuretülazîz’e
çevrildi (1862), daha sonra da yeni ad kısaltmaya
uğrayarak Elâziz oldu. Cumhuriyet
devrinde ise 10 aralık 1937 kararı ile bu
ad Elazığ’a çevrildi. Mezraa (Elâziz), idare
merkezi durumuna geçince, işlek bir yol üzerinde
bulunması dolayısıyie çabucak gelişti.
XIX. yy. sonlarında Harput’ta 20 000
nüfus yaşarken, Elâz& 5 000 nüfuslu bir
merkez haline gelmişti. Harput Birinci Dünya
savaşı sırasurua çok geriledi, yeni şehir
ise Cumhuriyet devrinde, özellikle 1950’den
sonra hızlı bir gelişme gösterdi: 1927 sayımında
¿0 052 olan nüfusu 1945’te 23 695’i
geçmezken 1950’de 35 581’e,’ 1960’ta 6 8 585’e
vardı ve 1965’te 80 000’e yaklaştı. Cumhuriyet
devrinden Önce Samsun-Sıvas üzerinden
kara yoluyle çok zor ulaşılan şehir, Cumhuriyet
devrinde 10 ağustos 1934’te buraya varan
depıiryolu ile kolay erişilir bir hale geldi
ve daha sonra kara yolları ulaşım durumunu
daha da iyileştirdi.
Elazığ, düzenli planıyle dikkati çeker. Şehrin
esas eksenini doğu-batı doğrultusunda
uzanan Gazi caddesi teşkil eder. Bu cadde
şehri iki büyük parçaya ayırır. Güneyde kalan
kısmı ikiye bölen istasyon caddesi de
Atatürk caddesini dik olarak keser. Diğer
cadde ve sokaklar da birbirine ya paralel
olarak uzanır ya da biri diğerini dik olarak
keser. Ticaret sahası şehrin güneydoğu
parçasında yer alır. Bu kesimde üstü açık
pazar yerleri ile bunların çevresinde sıralanan
hanlar, dükkânlar ve kahveler görülür.
Gazi caddesine yakın olan kesimlerde görülen
muntazamlık, çarşı kesimindeki sokaklarda
görülmez. Çarşıdaki sokakların her
birinde ayrı bir sanat ve iş sahipleri bulunur.
Ayakkabıcılar, bakırcı ve kalaycılar,
manifaturacılar ayrı ayrı sokaklardadır.
Bu el sanatları arasında ayakkabıcılık
yaygındır. Şehrin son yıllardaki büyümesi
sonucunda eskiden köy durumunda olan
Iğıki, Sürsürü, Kesrik gibi yerler, bugün
şehirle birleşerek birer mahalle halini almıştır.
Bu mahallelerde oturanlar daha çok
sebzecilikle uğraşırlar.
— Elazığ ili, Doğu Anadolu’nun Yukarı Fırat
bölmiinde yer alan il, kuzeyden Tunceli,
doğudan Bingöl, \ güneyden Diyarbakır, güneybatı
ve batıdan Malatya illeriyle kuşatılır;
yüzölçümü 9 151 km1, 499 2 2 5 nüf.
• Coğrafya. 11 topraklarımın güney kesimi
Güneydoğu Toroslar’ın orta bölümüyle engebelenir.
Batı-doğu doğrultusunda uzanan
dizinin batı yarısında Hazarbaba dağı
(2285 m), Mihrap dağı gibi dağlar, kuzeyde
Hazar gölü çukurlarıyle bunlardan ayrılan
Mastar dağı (2170 m) yer alır; bu
kesim Maden dağları adiyle anılır (bakır
çıkartılan Maden kasabasının adından). Doğuya
doğru dağlar daha da yükselir: Akdağ
(2 575 m). Bu dağlara doğuda Birinci zaman
şist ve kalkerleri (yer yer granit çıkmaları),
doğuda deT~Ergani-Hakkâri serisi
adı verilen karmaşık yapı hâkimdir. Bu kesimin
kuzeyinde, Murat suyu-Fırat vâdisi arasında
orta yükseklikte çalılıklarla kısmen
örtülü dağlık bir alan göze çarpar: Baskil
kütlesi denilebilecek bu alanda yeşil kayaçlar,
granitlerle beraber, kıvrımlı bir Eosen
örtüsü yer alır ve yükselti 2 0 0 0 metreyi
geçebilir (Haroğlu dağı 2 170 m). Bu iki dağlık
alain doğuda Uluova ile birbirinden ayrılır.
Elazığ ovası gibi girintileriyle beraber
yüzölçümü 410 km*’yi bulan üsttabanı alüv-
. yal topraklarla kaplanan ova, yüzey şekilleri nin genel doğrultusunu (güneybatı-kuzeydogu)
boylar ve Murat vâdisine açılır. Elazığ
ili toprakları Murat ve Peri suyu vâdileri
arasında tekrar dağlık bir. alan meydana
getirir. Baskil kütlesi gibi yeşil kayaçlar ve
Eosen killi kireçli tabakalarından oluşan
bu kesimde doğuya doğru yeni püskürük kayaçlara
geçilir ve yükselti 2 500 m’yi geçer.
Elazığ ili toprakları içinde veya sınırları
üzerinde yer alan Fırat kollarının (Murat,
Karasu) vâdileri boyunda yer yer dar boğazlar
ve oluk biçiminde ovalar göze çarpar.
Elazığ ilinde iklim genellikle karasal, yazlar
çukur alanlarda çok sıcak, kışlar her tarafta
soğuk, yağışlar orta niteliktedir. 1 1
merkezindeki’ meteoroloji istasyonunda yapılan
yıllık gözlemlere göre ortalama sıcaklık
en soğuk ayda —15 °C, en sıcak ayda 27°
2C, yıllık 13°C; şimdiye kadar kaydedilen
en düşük sıcaklık —2 2 °6 ; en. yüksek sıcaklık
42°0; sıcaklığın 30°C üstüne çıktığı
günler sayısı (ortalama) 86,4; 0° altına düştüğü
günler 83,3; sıcaklığın 0°C’m üstüne
çıkmadığı günler sayısı 18,3’tür. Yıllık yağış
ortalaması 428 mm, bu yağışın mevsimlere
dağılışı şöyledir (yüzde ile): kış 33, ilkbahar
40,5, yaz 4,5, sonbahar 22. Buna göre en
fazla yağış ilkbahara rastlamakta, yazlar
belirgin şekilde kurak geçmektedir. Yağışlı
günler sayısı (ortalama) 89, karlı gün sayısı
(ortalama) 17,7, karla örtülü gün sayısı
31’dir. 1 1 topraklarının bazı kesimlerinde
yıllık yağış daha düşük (Baskil: 351 mm)
veya daha yüksek (Keban ve Sivrice: 530,
Palu: 545, Karakoçan: 623 mm), Güneydoğu
Toroslar kesiminde daha da artmaktadır
(Maden: 1 055 mm).
Tabiî bitki örtüsü olarak il topraklarında
önceleri yaygın durumda olan bir ormanın
yer yer bozulmasıyle meşe çalılıkları veya
çıplak yamaçlar ortaya çıkmış düzlükler de
bozkır görünüşünü almıştır. Sular bakımından
il topraklarının hemen bütünü Fırat aklanında
yer alır ve bu koca ırmağın iki önemli
kolu Karasu ve Murat ilin kuzey sınırında,
Keban yakınında birleşir. Murat ırmağının
önemli kolu olan Peri (Piri) suyu
da ilin bir kısım kuzey sınırı boyunca akar.
İlin yalnız güney ucunda dar bir alan
sularını Dicle’ye gönderir ve Dicle’nin baş
kaynağı da bü kesimden çıkar. Hazar (Gölcük)
gölü tabiî olarak Dicle aklanma bağlıysa
da Hazar santralının yapılmasıyle
şimdi fazla suyunu Murat ırmağına doğru
yollamaktadır. Bütün akarsuların en kabarık
mevsimi ilkbahar (nisan), en düşük
mevsimi, ise yaz sonu, sonbahar başıdır
(eylül).
Elazığ ili nüfusu 1990 sayımına göre 498
22i: dir ve km2’ye ortalama 54 kişi düşer.
11 nüfusunun üçte birinden azı (yüzde 29)
sayısı. 4’ü geçmeyen şehir ve kasabalarda,
geri kalanı (yüzde 71) 587 muhtarlık halindeki
köylerde ve bunların Mezraa, Kom
v.b. gibi eklerinde yaşar. Tek önemli şehir,
nüfusu 200 000’i asan Elazığ’dır ve yalnız
tek bir yerleşmenin nüfusu 1 0 0 0 0 ’i geçer
(Maden: 10 166). Ayrıca 3 000’den fazla
nüfuslu iki kasaba bulunur (Palu ve Sivrice).
İlin kır-köy nüfusu yoğunluğu 24,7’-
dir. Elazığ ili, Elazığ, Ağın, Baskil, Karakoçan,
Keban, Maden, Palu ve Sivrice
ilçelerine ayrılır. —- Elazığ merkez ilçesi,
2 157 km8, 278 812 nüf. Bucaklar: Merkez,
Balibey, Hankendi, Hamut, trme. Mollakendi,
Poyraz; 156 köy. 25k. EK CİLT) /
Tarım, Elazığ, ili halkının geçiminde en önemli
yeri tutar. Ekili- dikili alanlar ve nadas
topraklan oranı Doğu Anadolu ortalamalarını
geçer, çayır-otlak alanları ise buna
göre daha geri kalır. Ekili alanların
yaklaşık bölünüşü şöyledir: tahıl ekimi: yüzde
85, kuru sebzeler ve bostan: yüzde 10, sanayi
bitkileri: yüzde 5. Yaş sebze ekilen bahçelikler,
mevvelikler ve bağlar bu hesabın
dışında kalır. Tahıl türleri arasında en
« ç o k buğday (78 000-92 000 t), daha az o-
■larak arpa (16000-29 000 t), mısır (1200-
— 2 0 0 0 t), pek az olarak da pirinç ( 1 0 0 ton
■kadar), dan ve yulaf ekilir. Kuru sebzelerden
. en çok fasulye (3 300-4 300 t), nohut
—(1 100-1 700. t), mercimek (1 000-1 600 t), patates
(3 500 t) ekilir. Sanayi bitkileri ekilen
alanların en büyük kısmını şekerpancarı
—İcaplar (99000-114 000 t). Ovada pamuk da
îkilir (500-600 t). Afyon üretimi gerilemişir.
Susam ekimi azdır. Üzüm bağlan geiş
yer tutar. Üzümden şarap, pekmez, pesil
(dut’tan da yapılır), cevizli sucuk v.b.  yapılır. Elazığ çevresinde iyi nitelikte çeşitli
meyve yetiştirilir. Vadilerin yamaçlarında
badem, armut, kayısı, vişne, dut, erik gibi
meyveler görülür. Bazı köyler geçimini sadece
paşaarmudu denen ve bu çevrede çok
ün yapmış olan bir çeşit armuttan sağlamaktadır.
Hayvancılık daha çok küçükbaş türlere yönelmiştir:
koyun (280 0 0 0 ) ve ona yakın kılkeçi
(246 000) beslenir. Sığır daha azdır
(126 000). Manda çok yetişmez (5 000). Eşek
sayısı (31000) at sayısının (5 800) 5 katını
geçer. Arıcılık da yapılır (bal üretimi
1 2 0 ton kadar).
Elazığ’ın büyük şehir ölçüsüne yükselmesi,
birtakım fabrikalar kurulmasına yol açmıştır.
Ayrıca Elazığ ili topraklarında çok eskiden
beri işletilen iki önemli maden yatağı
vardır: Maden (Ergani Madeni) bakırı, Keban
kurşunu (çinko ile beraber; içinde az
olarak gümüş ve alt m da bulunur). Yakıtsızlık
yüzünden işletilmesi bırakıldıktan sonra
Cumhuriyet devrinde yeniden ele alınmıştır.
Bundan başka Maden yakınında Guleman’da
zengin bir krom yatağı işletiliyor.
Elazığ ilinin çeşitli kesimlerinde krom, bakır
ve demir cevherlerine rastlanmıştır.
Engebeli bir alanda ve denizden uzakta bulunduğu
halde Elazığ ili ulaşım bakımından
canlıdır. Demiryolu ve kara yolu ile
Güneydoğu, Doğu ve İç Anadolu, Akdeniz
bölgelerine bağlanır.
• Güzel sanatlar. Elazığ’da XIX. yy.a ait
birkaç resmî bina, kışla, okul v.b.’den başka
sanat tarihi bakımından önemli eserler
bugün şehrin dışında kalmış olan Harput’ta
bulunmaktadır.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)