EL

EL— ek (ar. al-, el-). Esk. Arapça harfi
tarif diye adlandırılan ek. Osmanlıcada bazı
deyimlerde ve daha çok isim ye sıfat tamlamaları
ile bileşik biçimlerde kullanılmıştır.
— El-harfi tarifi. Arapçada önlerine
geldiği isimlerin v anlamlarını belirli (marife)
hale getirir. Harfi tarifi bulunmayan
kelimeler belirsizdir. Meselâ el-kitab «bilinen
kitap», kitab «bir kitap, herhangi bir
kitap» v.d.
Ekin «l» harfi, önüne getirildiği kelimenin
ilk harfinin şemsî veya kamerî oluşuna göre,
değişik şekilde telaffuz edilir. Kelimenin
ilk • harfi t, s, d, z, r, ş, n gibi bir şemsî
harf ise, l bu harfler gibi okunur; et-tarik,
es-sene, ed-derecat, ez-zeheb, er-rahman, eşşitâ,
en-nehr; kelimenin ilk harfi bu harfler
dışında bir harf ise l olduğu gibi kalır: elkâlem,
el-bahr, el-vech v.d.
Arapça isim ve sıfat tamlamalarında ikinci
kelimenin başında el- bulunur, tamlama dolayısıyle
bu ekin e’si düşer, ilk kelimenin
sonu -u, -ü okunur: darü’l-fünun (dar-ül-fünuri),
tezkiretü’ş-şuara, hubbü’l-vatan, keşfü’z-
zünun, düvelü’l-muazzamâ gibi.
Eski yazı dilimizde arapça kelimeler harfi
tarifsiz kullanılmıştır. Ancak tamlamalarda
birleşik şekillerde ve deyim niteliğindeki
kelimelerde harfi tarif görülür: ile’l-ebed
(ebediyen, sonsuza kadar), ale’l-husus (hususiyle,
hele, en çok), bi’l-akis (aksine, tersine),
fi’l-hakika (gerçekten); el-eman, «aman,
medet», el-an «hâlâ, şimdi, henüz»,
el-aceb «tuhaf, şaşılacak şey», el-hakk «doğrusu
, gerçekten», el-hasıl «hasılı, netice itibariyle
», el-kıssa «hulâsa, sözün kısası»,
el-veda «Allah’a ısmarladık», el-yevm «bugün,
hâlâ, henüz, şimdi» gibi, ( m )
EL, Samîlerdebir tanrı adı. özellikle, gök
tanrısı için kullanılır. Kötülükler yapan at-,
mosfer tanrısı Baal’in tersine bir iyilik tanrısı
olarak kabul edilirdi. Ras Şamra mitolojisine
göre El’in Aşherat adında bir yardımcısı
ve Elat ile Anat adında iki kızı
vardı. El; islâmdan önce Mekke’de tanrı
sayılır ve onun Allat, el-Marçat ve el-Uzza
adlarında üç kızı olduğuna inanılırdı. Palmyra
(Tedmür) din anlayışı, Baal’i gök tanrısı
Belsamin, Allat’ı Bereket-tanrısı Dusares’in
karısı haline soktu, ibraniler, kendi
tanrıları Yahve’ye «El» ve «Elohim» (El’in
çoğûlu) adını taktılar. 1965, 1966 Yıllarında
Ras Şamra’da oturan bir tanrıyı temsil
eden bir dikilitaş ve altın kaplama bir heykelcik
bulundu; bunlar Ken’anlılar ülkesindeki
yüce tanrı heykelciğini ilk defa tanıtan
kalıntılardı. Heykelcik, bronzdan yapılma
heybetli bir boğa heykeliyle birliktedir.
Yaratıcı kudret olarak bu’tanrı temsili, Filistin’in
kuzeyinde tesadüfen bulunmuş olan
başka bir kutsal boğa heykelinde de vardır.
Bu heykelde, Tell el-Amarna dönemi (M.
Ö. XIV. yy.ın ortası ile XII. yy. başı arası)
mısır sanatının güçlü etkileri görülür.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)