Deliller Hanı

h ü s r e v p a ş a h a n i olarak da
bilinir, Diyarbakır’da sur içinde, hemen
Mardin Kapısı’nın yanında, Vali Hüsrev
Paşa’nm 1527/28’de yaptırdığı kervansaray.
Her yıl hacca gitmek üzere toplanan kafilelere
yol gösterecek kılavuzların (delil) bura-da gecelemelerinden ötürü bu adla anılagelmiştir.
Yer yer kesme taştan, yer yer de
moloz taş ve tuğladan yapılmıştır. Odaların
bulunduğu bölüm iki, ona bitişik ahır bölümü
tek katlıdır; plan olarak bu iki bölüm
birlikte bir dikdörtgen oluşturur. Hanın ana
caddeye bakan cephesinde, zemin katta,
beşik tonozla örtülü dükkânlar sıralanır. Bu
tonozların cepheye gelen kenarlarındaki
kemerler siyah beyaz taşlarla örülmüştür.
Gene aynı cephe üzerinde, odaların bulunduğu
bölümün eksenine gelen yerde, dükkânların
arasında hanın kapısı yer alır. Kapı
dışa doğru taşırılarak ve siyah beyaz taş
sıralarıyla işlenerek vurgulanmıştır. Kapı
nişi geometrik geçmeli bir bordürle çevrelenir;
nişin iki yan duvarında üstleri mukarnaslı
birer niş yer alır. Kapıdan sonra, iki
yana genişleyen bir ara mekândan geçilerek
avluya ulaşılır.
Avlu kareye çok yakın bir dikdörtgen
biçimindedir, dört yandan iki katlı revaklarla
çevrilidir, ortasında bir şadırvanı vardır.
ikinci kata çıkan merdivenler hem
girişin, hem de girişin tam karışısmdaki
bölümün iki yanında yer alır. Her iki katta
da revakların arkasında han odaları sıralanmıştır.
Bunlar birer kapı ve pencereyle
revaklara açılır. Köşelere gelen odalar,
öbürlerinden farklı olarak aynalı tonozla
örtülüdür ve revaklara birer geçitle
bağlanır.
Odaların bulunduğu bölümden ahır bölümüneaçılan özel bir kapı yapılmamıştır.
Buraya zemin katta, güney tarafındaki odalardan
birinde bulunan küçük bir kapıdan
geçilir. Bu kapının tam karşısına gelen
duvarda, dışarıya açılan bir kapı daha
vardır. Dikdörtgen biçimli ahır bölümü beş
ayak sırasıyla uzunlamasına altı nefe bölünür;
nefler beşik tonozlarla örtülüdür. Bu
mekânı, yalnızca doğu duvarına açılmış bir
sıra pencere aydınlatır.
Deliller Hanı plan düzeni bakımından
Osmanlı kent içi hanlarının bir örneği
sayılır. Siyah beyaz taş sıralan ve bezemeleriyse
daha çok Güneydoğu Anadolu’nun yöresel mimarlığına özgü öğelerdir

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)