dekoratif sanatlar

kendisi estetik değer
taşıması zorunlu olmayan nesnelerin tasarlanması
ve bezenmesiyle uğraşan sanat
dallan. Bu tür nesneler çoğunlukla günlük
kullanım eşyalarıdır. Seramik, mücevher ve
dokuma ürünleri, cam ve madeni eşya,
sepet işleri, mobilya, giyim eşyası, hatta
bazen mimari düzenlemeler dekoratif sanatlann
uygulama alanına girer.
Sepetçilik ya da çömlekçilik gibi dekoratif
sanatların birçoğu genellikle el sanatları
arasında da sayıldığı için, bu iki terim
arasında kesin bir ayınm yapmak güçtür.
Dekoratif sanat teriminin bugün geçmişe
dönük olarak Batı tarihinde gelişmiş bazı el
işleri ve el sanatları için kullanılmasına
karşın, dekoratif sanatların güzel sanatlardan
ayınmı çağdaş bir olgudur. Dekoratif
sanatların bir alt kategori olarak belirmesi,
Sanayi Devrimi’nin “el işi” nesnelerin niteliğini
değiştirmeye başladığı döneme rastlar.
Dekoratif sözcüğü belgelerde ilk kez (1885; Adore Floupette’in Yozlaşması) adlı
parodi kitabında kullanılan decadent tanımını
benimseyen ilk şair Paul Verlaine’di.
1886-89 arasında Anatole Baju, yazarları
arasında Verlaine’in de bulunduğu Le Decadent
dergisini yayımladı. Baudelaire’den
esinlenen Dekadanlar, Arthur Rimbaud,
Stephane Mallarme ve Tristan Corbiere gibi
şairleri kendilerinden saydılar. Esoterik temalara
ilgi duyan romancı J.-K. Huysmans
da grubun önemli adlan arasındaydı. Huysmans’ın
 rebours (1884; Tersine) adlı
romanı, Arthur Symons tarafından Dekadanların
elkitabı olarak değerlendirilmiştir.
İngiltere’de Dekadanlar, aynı zamanda
Şair Müsveddeleri Kulübü (Rhymers’ Club)
üyeleri ya da The Yellow Book dergisinin
yazarlarından olan Arthur Symons (sarışın
melek), Oscar Wilde, Ernest Dowson ve
Lionel Johnson gibi 1890’ların şair kuşağından
oluşuyordu. “Dekadan” terimine ilişkin
bilgi için G. L. van Roosebroeck’in The
Legend o f the Decadents (1927; Dekadanlar
Efsanesi) adlı kitabından yararlanılabilir.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)