değme yöntemi

k o n t a k y ö n t e m i olarak da
bilinir, sülfürik asit üretiminde kullanılan
modern sanayi işlemi. Daha eskilerden beri
kullanılagelen kurşun odalar yöntemi(*)
bugün yerini büyük ölçüde değme yöntemine
bırakmıştır. Bu yöntemde, kükürt dioksit
ile oksijen sıcak bir katalizörün üzerinden
geçirilerek kükürt trioksit oluşturulur,
ardından kükürt trioksit suyla işleme sokularak
sülfürik asit elde edilir.
Değme işlemi iki tür tesiste yürütülür.
Daha basit olan kükürt yakmalı değme
tesislerinde, hammadde olarak kükürt kullanılır.
Ergimiş kükürtün yakılması yoluyla
hazırlanan kükürt dioksit, önce soğutulur
ve ardından, çoğunlukla vanadyum pentoksit
emdirilmiş gözenekli silisli malzeme
topaklarının ve bir potasyum bileşiğinin
eşliğinde, orta yükseklikteki sıcaklıklarda
yükseltgenerek kükürt trioksit elde edilir.
Daha gelişkin değme işlemi tesislerinde
kükürt dioksit, pirit gibi düşük kükürt
tenörlü malzemelerden üretilir. Pirit fırınından
çıkan gazın içindeki katışkıları gidermek
ve yoğunlaştırılarak, asit ürünün
seyreltikleşmesine yol açabilecek su buharı sim(*) tekniğinin yanı sıra oyma işlemi de
uygulanabilir. Bu işlemlerde yüksek devinimli
elmas uçlu tıraşlama araçlarından
yararlanılır. Taş, alete elle tutularak sürtülür
ve kesimin biçimi, bakışımı, boyutu ve
derinliği gözle ayarlanır. Birkaç küçük taşın
birbirine yapıştırılması yoluyla da bir büyük
değerli mücevher taşı elde edilebilir.
Kimi zaman, değerli taşların renkleri de
yoğunlaştırılır. Bu işlem üç yöntemle yürütülebilir:
Denetimli koşullarda ısıtma, X
ışınlarından geçirme ve alt kısımlardaki
fasetalara boya ya da renkli metal yaprak
kaplama.
Gözenekli yapıdaki malzemelerin renkleri,
kimyasal işlemlerle ya da boyanarak değiştirilebilir.
Akik, değişik çözeltilere daldırıldığında,
kimi zaman da bu işlemden sonra
ısıtıldığında çeşitli renkler kazanabilir. Isı
ya da demir II nitrat uygulandığında kırmızı,
hidroklorik asit ve ısı uygulandığında
limon sarısı, krom ya da nikel tuzları
uygulandığında yeşilin tonları; demir III
demir siyanür, ardından demir II sülfat ya
da Prusya mavisi uygulandığında mavi,
şeker ve ardından sülfürik asit uygulandığında
da kahverengi elde edilir. Jaspa mavi
renk verilerek lapis lazuli (lacivert taşı)
taklit edilir; turkuvaz, opal ve albatr (kaymaktaşı)
ise, daha güzel bir görünüm elde
etmek amacıyla çoğunlukla renklendirilir.
Değerli taşlara, renklerini güçlendirmek
ya da değiştirmek amacıyla ısı uygulanması
yüzyıllardır uygulanan bir yöntemdir. Isıtıldıklarında,
koyu füme kuvars, sitrin ya da
topazı andırır; kahverengiye ya da kırmızıya
çalan zirkon, canlı bir mavi renk alır ya darenksizleşir; sarı topaz pembeleşir; uçuk bir
rengi olan kalsedon, karneliyan kırmızısı
olur; bazı yakut ve kuvars türlerinin ise her
noktadaki renkleri aynılaşır. Taşlardaki
renk değişimi çoğunlukla taşın ısıtıldığı
sıcaklık derecesine, çevredeki atmosfer koşullarına
ve ısıtma ya da soğutma işleminin
süresine bağlıdır.
Belirli taşların ışınlanması da renklerinin
değişmesine neden olur. Bazı renksiz elmaslar
yeşile, açık pembe kuvars kahverengiye
dönüşür; renksizleştirilmiş kuvarslar ise gene
eski mor renklerini alır. Bu renk değişimleri
her zaman kalıcı olmaz ve taşlar
radyoaktif bir nitelik kazanabilir.
Son zamanlarda yakut, gökyakut ve zümrüt
gibi değerli taşların taklitleri üretilmiştir.
Günümüzde bunların üretiminde, çözeltiden
ya da eriyikten kristal oluşumu tekniklerinden
yararlanılır. Ayrıca bak. taklit taş.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)