defterdar

(Farsçada “defter tutan”), Osmanlı
Devleti’nde mâliyenin yönetiminden
sorumlu görevli.
Ortaçağ Türk ve İslam devletlerinde mali
işlen yürüten defterdar-ı memalik ya da
müstevfiler vardı. Bunlar genel gelir ve
gider defterlerini tutar, vergileri toplar,
mali uyuşmazlıkları çözümleyerek divana
sunarlardı. Selçuklularda müstevfi, vezir
düzeyindeydi ve bir mali divanın da başkanıydı.
Osmanlı Devleti’nde defterdarlığın
ne zaman kurulduğu bilinmemektedir. Fatih
Kanunnamesi’ne göre defterdar padişaha
karşı sorumluydu. Hâzineyi ve arazi
kayıtlarının bulunduğu defterlerin saklandığı
Defterhane’yi(*) korur, buranın açılıp
kapanmasında hazır bulunurdu. Kendisine
dirlik olarak 600 bin akçelik has verilirdi.
Maaş verilmesi halinde bu miktar 200 bin
akçe olurdu. Osmanlı Devleti’nin gelişme
sürecinde defterdarlığın önemi arttı ve 15.
yüzyılda kapsamlı bir örgüt haline geldi. II.
Mehmed (Fatih) döneminde (1451-81) yalnızca
bir defterdar varken, II. Bayezid
döneminde (1481-1512) Rumeli defterdarı
ve Anadolu defterdarı olarak sayısı ikiye
çıkartıldı. 16. yüzyılın başlarında Halep’te
Arap ve Acem defterdarlığı kuruldu. Bu
düzenlemede Rumeli defterdarına “başdefterdar”
ya da “şıkk-ı evvel”, Anadolu
defterdarına “şıkk-ı sani”, Arap ve Acem
defterdarına da “şıkk-ı salis” dendi. Ama
işleyişte bütün yetkiler başdefterdarın elindeydi.
Hazine ve arazi defterlerini tutmak;
mâliyeden hüküm çıkarmak; çavuşluk, sipahilik,
kâtiplik, sancak beyliği tevcihlerini
arzetmek; Divan-ı Hümayun üyesi olarak
toplantılara katılmak başdefterdarın başlıca
görevleriydi. 16. yüzyılın sonunda Tuna Erzurum, Diyarbakır, Halep, Şam, Trablusşam
defterdarlıkları kuruldu. Ayrıca
Anadolu Defterdarlığı içinde, Kenar Defterdarlığı
adı altında Sivas ve Karaman
defterdarlıkları oluşturuldu. Öbür eyaletlerde
ise yerel örgüte ve sancak sayısına
göre hazine defterdarı, mal defterdarı, tımar
defterdarı denen maliye görevlileri
vardı.
Defterdarlık 16-18. yüzyıllarda 30’a yakın
kalemden (daire) oluşuyordu. Bunlardan en
önemlileri başdefterdar, reis efendi, defter
emini, beylikçi, ruznameci, başmuhasebeci, haraç muhasebecisi, mevkufati, maliye tezkirecisi,
mukabeleci ve teşrifatçı kalemleriydi.
Başdefterdar dışındaki defterdarlarla bu
kalemlerin âmirleri, kalem ricalinden sayılırdı.
Defterdarlığa bağlı olmakla birlikte
bir ölçüde bağımsız çalışan Tersane, Darphane,
Gümrük, Arpa, Şehir ve Gümüşhane
eminlikleri ile Tophane öbür önemli kuruluşlardı.
III. Selim (hd 1789-1807) Nizam-ı
Cedid için Şıkk-ı Rabi Defterdarlığını, II.
Mahmud (hd 1808-39) da Darphane-i Âmire
ve Mansure defterdarlıklarını kurdurdu.
1837’de hâzinelerin hepsinin birleştirilmesi
sırasında ise Hazine-i Şahane Defterdarlığı
oluşturuldu. 1838’de defterdarlık sistemi
kaldırılarak yerine Maliye Nezareti(*)
kuruldu.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)