decemviri

(Latincede “on adam”), Eski
Roma’da, 10 kişiden oluşan resmî kurul. Bu
ad, genellikle, IÖ 451-449 arasında olağan
yöneticilerin yerine geçen geçici yasama
kurulu decemviri legibus scribundis için
kullanılırdı. Birinci decemviri kurulu ılımlı
bir yönetim gösterdi ve İÖ 451’de 10 tane
yasa levhası hazırladı. Bazı araştırmacılara
göre pleblerin de katıldığı ikinci bir kurul
ise “Lex XII Tabularum”u(*) (On İki
Levha Yasaları) düzenledi ve bu yasalardan
ikisi pleblerin aleyhindeydi. İÖ 449’da Decapoda üyelerinin büyük bölümü denizlerde,
özellikle sıcak ve tropik denizlerin sığ
kesimlerinde yaşar; ayrıca, çok değerli bir
deniz ürünü olarak dünyanın hemen her
yanına pazarlanır. Sığ sulardan çok, açık
denizlerde yaşamayı yeğleyen bazı karides
türlerinin, besin aramaya ya da aralarında
iletişim kurmaya yardımcı olduğu sanılan
ışık organları vardır. Takımın bilinen türlerinin
ancak yüzde 10 kadarı tatlı sularda ya
da karada yaşamaya uyarlanmıştır. Tatlı su
türleri, yaşamlarını sürdürebilmek için, kan
yoğunluklarını ortamın yoğunluğundan daha
yüksek düzeyde tutmak ve vücut yüzeylerinin
geçirgenliğini azaltmak zorundadırlar.
Uca cinsinin üyeleri ve pagurlar gibi
kara ortamına uyarlanmış türlerde ise, vücut
sıvılarının yoğunluğunu istenen düzeye
ayarlayarak hem su kaybını, hem de vücut
sıcaklığının gereğinden çok artmasını önleyen
düzenleme mekanizmaları gelişmiştir.
Bu hayvanlarda, solungaç yüzeylerinin bir
damar ağıyla örülü olması karada solunum
yapabilmelerini sağlar. Karada yaşayan tür ler yumurta dökmek için genellikle denize
dönerken, tatlı sularda yaşayan türlerin
çoğu bütün yaşam çevrimini tatlı sularda
tamamlar ve yumurtadan çıkan larvaları
erişkinlerinin bütün özelliklerini taşır.
Decapoda üyeleri başka türden canlılarla
değişik ilişkiler içindedir. Örneğin pagurlar
denizşakayıkları ile yosunhayvanlarının kolonilerini
sırtlarında taşır, ama asalak olmayan
bu hayvanlar konağın dokularından
beslenmez (ortakçılık ilişkisi). Buna karşılık
istiridye yengeci (Pinnotheres ostreum) bazı
istiridye türleri üzerinde asalak yaşayarak türbu
hayvanların solungaçlarına zarar verir
(asalaklık ilişkisi). Bazı karidesler ise balıkların
solungaç ve ağızlarındaki asalakları
temizler (ortakyaşarlık ilişkisi).
Takım üyelerinde çok çeşitli davranış özellikleri
görülür. Örneğin pagurlar ve bazı
midye yengeçleri kendilerine uygun büyüklükteki
boş kabukları bulup içlerine yerleşirler.
Bu hayvanların hemen hepsi yüzerek
ve sürünerek ilerler; yalnız karides, ıstakoz,
kerevit ve benzerleri karınlarını bükerek
kendilerini hızla geriye doğru fırlatabilirler.
Oyuk açmaları gerektiğinde, yüzme ayaklarının
sürekli hareketiyle ya da göğüs bölütündeki
ayaklarıyla kumları kazabilirler.
Decapoda üyeleri genellikle ayrı eşeylidir;
bununla birlikte, aynı bireyde hem erkek,
hem dişi üreme organlarının bulunduğu
erdişilik olaylarına da rastlanır. Bu hayvanların
çoğunda dış döllenme, yalnız bazı
türlerde iç döllenme görülür. Çiftleşme
davranışlarında gözlemlenen değişikliklerin
kabuk değiştirme çevrimiyle bağlantılı olduğu
sanılmaktadır. Erkekler ancak kabukkarides lan tümüyle sertleştikten sonra, bazı dişiler
ise yeni değişen kabukları henüz yumuşakken
çiftleşebilir. Türlerin çoğu yumurtalarını
karın uzantılarına yapıştırarak, yavrular
yumurtadan çıkıncaya değin üstünde taşır.
Yumurtadan çıkan larvalar, sudaki hareketlerine
ve bazı özelliklerine dayanarak dört
gruba ayrılır: Üç çift uzantısı (küçük duyargalar,
duyargalar ve çeneler) olan nauplius
tipi larva; üç çift ön uzantısı, birinci ve
ikinci çeneleri, birinci ve ikinci çene ayakları
olan protozoea tipi larva; göğüs uzantılarının
kalıntılarını taşıyan zoea tipi larva ve karın uzantıları gelişmiş olan postlarva.
Türlerin çoğunda, larvalar yumurtadan çıktığı
anda zoea evresindedir.
Decapoda üyelerinin gövdesi, her biri
bölütlenmiş olan başlıca üç bölümden oluşur:
Baş, göğüs ve karın. Birbirine kaynaşmış
olan baş ve göğüs bölümüne sefalotoraks
ya da başlıgöğüs adı verilir. Gövdedeki
her bölütten bir çift uzantı çıkar. Bu
uzantıların ilk iki çifti olan büyük ve küçük
(ya da birinci ve ikinci) duyargalar hem
duyu (koklama ve dokunma), hem denge
organıdır. Baştaki öbür üç çift uzantı bazı
türlerde kesici ve çiğneyici çeneler, bazılarında
ise besinleri ağıza götürmeye yarayan
yassı ve çok loplu uzantılardır. Göğüs
bölütünün ön uzantıları ağız parçaları, arka
uzantıları ise yürüme ayakları olarak işlev
görür. Öbür uzantılar yüzmeye, spermaları
iletmeye ve tutunmaya yarayacak biçimde
ya da yelpaze biçimindeki kuyruğu oluşturmak
üzere başkalaşıma uğramıştır. Yengeç
ve benzerlerindeki birinci yürüme ayakları
genellikle güçlü birer kıskaç biçimindedir.
Kaynaşmış baş ve göğüs bölümünü örten
kabuk, göğüs çeperine bağlı olan solungaçların
üstüne doğru uzanır. Kalp, kabuğun
arka bölümünde, sindirim borusunun hemen
üstünde yer alır. Sindirim sistemi
önbağırsak (stomodeum), ortabağırsak (mesenteron)
ve sonbağırsak (pröctodeum) bölümlerinden
oluşan düz bir boru biçimindedir;
önbağırsak genişleyerek mideyi oluşturur.
Gövdenin son bölütündeki (telson)
anüsle dışarı açılan sonbağırsak kitinli ya da
kalkerli yapıdadır. Temel boşaltım organı,
duyargaların tabanındaki bir delikle dışarı açılan bir salgıbezidir. Merkez sinir sistemi,
biri yemek borusunun üstünde, öbürü altında
yer alan ve aralarında bağlantı olan iki
gangliyondan oluşur. Bazı türlerde, gövdenin
altında uzanan sinir kordonu göğüs ve
karın gangliyonlarıyla bağlantılıdır; bazılarında
ise gangliyonlar birleşerek tek bir
kitleye dönüşür. Gözleri genellikle çok
gelişmiş, kornea katmanı pigmentli ve çok
peteklidir; bazı derin deniz türlerinde ise
gözler kaybolmuştur.
Decapoda takımı, Alt Triyas Dönemi (Triyas
Dönemi y. 225-190 milyon yıl önce) ya
da Üst Permiyen Dönemde (Permiyen Dönem
y. 280-225 milyon yıl önce) karidesler
ve öbür fosil türlerle ortaya çıkmış, ilk
yengeç örnekleri Orta ve Üst Jura Döneminde
(Jura Dönemi y. 190-136 milyon yıl
önce) gelişmiştir. En eski kerevit fosili Üst
Jura Dönemi ve Alt Kretase (Tebeşir)
Dönemi (Kretase Dönemi y. 136-65 milyon
yıl önce) çökellerinde görülür.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)