Deccal

Hz. İsa’nın yeryüzüne ikinci gelişinden
önce insanlığı kötülüğe ve imansızlığa
yönelteceğine inanılan hükümdar.
İncil’de. Paulus’un Selaniklilere İkinci
Mektup’unda bir “fesat adamı”nın adı geçmekle
birlikte, ilk kez Yuhanna’nın mektuplarında
(Yuhanna, 2:18, 22; Yuhanna,
7) bir “Mesih muhalifr’nden (Yunanca
Antikhristos) söz edilir. Ama ahir zamanda
Tanrı düşmanlığını kişileştiren güçlü bir
hükümdarın ortaya çıkacağı inancı çok daha
eskidir ve Hıristiyanlığa Musevilikten geçmiştir.
Museviliğin bu inancı da dünyanın
sona ereceği dönemde Tanrı ile şeytan
arasında bir savaş çıkacağı yönündeki İran
ve Babil efsanelerinden etkilenmiştir.
Eski Ahit’te, Makkabiler döneminin başlarında
(y. İÖ 168) yazılmış olan Daniel
Kitabı’nda, Yahudiliğin Deccal anlayışı belirginleşmişti.
Buradaki Deccal figürünün
dayandığı tarihsel örnek Yahudilere zulmeden
Selevkos kralı IV.Antiokhos Epiphanes’ıi.
Bu örneğin, Deccal kavramı üzerinde
kalıcı etkisi oldu. O dönemden sonra
Deccal genellikle, dev orduların başına
geçip üç hükümdarı (üç boynuz, Daniel;
7:8, 24) yok ederek inananları ezecek (7:25)
ve Tanrı’nın mabedini yıkacak çok güçlü bir
hükümdar olarak betimlendi. Sonraları ise
Tanrı’nın düşmanı olan despot figürü, değişik
bunalım dönemleri için kullanılan bir
kehanet simgesi durumuna geldi. Bu arada
bazı Yahudi ve Hıristiyan vahiy (apokalips)
yazarları İmparator Neron’u (ö. İS 68)
Deccal’la özdeşleştirdiler.
Paulus’un Selaniklilere İkinci Mektup’unda
ise Deccal’ın Hıristiyan anlayışına uygun
bir yorumu vardı. Burada Deccal, çeşitli
alametler ve yalan mucizelerle iş görerek
kutsallık görünüşü kazanmaya çalışan bir
baştan çıkarıcıydı. Doğruya iman etmeyenYahudiler bu “fesat adamf’na kanacaklardı.
Deccal’ın bu betimlemesi Hıristiyanlar
arasında hemen yayıldı. Gerçek Mesih’e
inanmayan Yahudilerin, ceza olarak Deccal’a
iman edeceği düşüncesi Yuhanna İncili’nde
de dile geliyordu (5:43).
Deccal’ın insanları doğru yoldan saptırıcı
bir varlık olarak görülmesi doğal olarak
yanlış öğretilerin de onunla ilişkilendirilmesine
yol açtı (Yuhanna’nın Birinci Mektubu,
2:18, 22; 4:3, Yuhanna’nın İkinci Mektubu,
7). Vahiy Kitabı’nda ise Deccal sahte
mucizeler yaratan saptırıcı bir varlık olarak
betimleniyordu.
Ortaçağda özellikle bunalım dönemlerinde
Deccal kavramı tarihsel ve siyasal bakımdan
çok önemli bir unsur oldu. 12. yüzyıl
sonlarında Fioreli Gioacchino, 1260’ta Kutsal
Ruh’un üçüncü çağının başlayacağı kehanetini
ortaya atınca, yandaşlan Hıristiyan
imparator II. Friedrich’i Deccal’la özdeşleştirdiler.
Ardından başkaları da Deccal’ın
Papa VIII. Bonifatius ve XXII. Johannes’in
kişiliğinde kiliseyi yönettiğini öne sürdüler.
Siyasal rakipler, özellikle de papalar ve
imparatorlar sık sık birbirlerini Deccal olarak
nitelediler.
Deccal’ın kim olduğu ve ne zaman geleceği,
özellikle de gelişini bildiren işaretler
tarih boyunca büyük ilgi çekti. Doğal afetler,
savaşlar, salgın hastalıklar, açlık ve
başka felaketler Deccal’ın habercisi olarak
yorumlandı. 14-ve 15. yüzyıl boyunca vaizler
halkın tövbekâr olmasını sağlamak amacıyla,
Deccal’ın yakında geleceği tehdidini
kullandılar. Reform akımının önderleri ve
özellikle Martin Luther, tek tek papaların
değil, bütün papalık kurumunun Deccal’ı
temsil ettiğini öne sürdü. Kötülüğün kilisenin
başında olduğu ve Deccal’ın ruhban
sınıfında vücut bulduğu savı, papalığın saygınlığınızedeleyen en önemli silah durumunageldi.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)