Debora

Eski Ahit’te (Hâkimler: 4 ve 5)
adı geçen kadın peygamber. Filistin’de yaşayan
Kenanlılara karşı İsrailoğullarının
büyük bir zafer kazanmasına esin kaynağı
olmuştur. Debora’ya ait olduğu varsayılan
“Debora’nın Şarkısı” (Hâkimler: 5) bir
olasılıkla Kitabı Mukaddes’in en eski bölümüdür
ve İÖ 12. yüzyıldaki İsrail kültürüne
ışık tutması bakımından önemlidir. Haham
geleneğinde Debora’nın, o dönemde tapınak
kandillerini gözetmekten sorumlu olduğuna
inanılır.
Kitabı Mukaddes’te Debora’nın kahramanlık
öykülerini aktaran iki bölüm vardır.
Birincisi Hâkimler 5’ten sonra yazıldığı
açıkça belli olan HâHmler 4’teki düzyazı
metindir. Hâkimler 5’teki savaş şiiri ise, şiir
sanatının İsrail’de o dönemde ulaştığı yüksek
düzeyi belgeleyen lirik bir üründür. Bu
iki bölüm, bazı önemli ayrıntılarda farklılık
gösterir. En önemli farklılık, İsrailoğullarının
başdüşmanının kim olduğu konusundadır.
Hâkimler 4’e göre başdüşman Hatsor
(bugün Hula Havzasının 5 km kadar güneybatısındaki
Tel-el-Keda) kralı Yabin’dir;
onun Haroşet-goyim’de (bir olasılıkla Megiddo’nun
19 km kuzeybatısındaki Tel-el
Amr) oturan başbuğu Sisera bütün önemine
karşın ikincil konumdadır. Şiirde ise Yabin’den
söz edilmez; buna karşılık Sisera,
Kenanlıların bağımsız bir kralı olarak tanıtılır.
Hâkimler 4’teki Tabor Dağından da
Hâkimler 5’te söz edilmez. Debora ile
Naftali kabilesinden gelen başbuğu Barak’a
katılan İsrail kabileleri, Hâkimler 4’e göre
yalnızca Zebulun oğulları ve Naftaliler
iken, Hâkimler 5’e göre başka kabileler de
onların yanında yer almıştır. Hâkimler 4’te
Sisera’nm uykusunda öldürüldüğü, Hâkimler
5’te ise süt içerken arkadan vurulduğu
anlatılır.
Hâkimler 5’in daha önce (bir olasılıkla İÖ
y. 1125’te) yazıldığı varsayıldığında, olaylarıngerçek tarihsel akışı kurulabilir. İsrailoğullan
Filistin’in tepelik ve ormanlık kesimlerine
yerleşmişlerdir; orta kesimlerdeki
İsrail yerleşimleri ile kuzeydeki tepelerde
kurulu yerleşimler arasında uzanan Yizreel
Ovasında (Gaiile ve Samiriye arasında)
Kenanlılara ya da Mısırlılara ait bir dizi kale
vardır. Hem hâkim, hem de peygamber
olan Debora’nın yönlendirmesiyle Barak,
Efraim, Benyamin, Makir (Manasse), Zebulun
ve İssakar kabileleri ile kendi kabilesi
Naftali’yi toplar. Aşer, Dan, Gilead (Gad)
ve Ruben kavimleri tarafsız kalır. Şiirde
Yahuda ve Simeon’dan söz edilmemesi bu
bölümün daha önce yazıldığının kanıtlarından
biridir. İsrail kabileleri Taanak’ta düşmanı
bastırır. İsrailoğullarına göre Sina
Dağından Tanrı’nın inişini gösteren bir
fırtına Kenanlıları dehşete düşürür. Kenanlıların
demirden yapılmış 900 arabası ıslanan
toprakta yürümez olur; sağanak yağmurlarla
kabaran Kişon Irmağı, Sisera’nın kaçışan askerlerini yutar. Barak’ın önünden
yaya kaçan Sisera, Kenanlılarla barış yapmış
olduğu varsayılan göçebe Kenîlerin
kralı Heber’in çadırına sığınır. Heber’in
karısı Yael, Sisera’yı koruyacağına söz verirse
de, yenik başbuğ süt içerken kafasına
bir çadır kazığı saplayarak onu öldürür.
Böylece Debora’nın, zaferi bir kadının kazandıracağı
yolundaki kehaneti de doğrulanmış olur.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)