davranış genetiği

psikogenetik olarak da
bilinir, bir canlının genetik yapısının davranışları
üzerindeki etkisini ve davranışlara
yansıması açısından kalıtım ile çevre arasındaki
etkileşimi inceleyen bilim dalı. Davranışlarla
kendini gösteren yeteneklerin kalıtımla
mı yoksa çevrenin etkisiyle mi belirlendiği,
henüz sonuçlanmamış büyük bir
tartışma konusudur.
Davranış ile genetik yapı ya da kalıtım
arasındaki ilişkiyi ilk kez inceleyen, 19.
yüzyılın bilim adamlarından İngiliz Sir
Francis Galton’dır. Galton, çağdaşı olan
ünlü kişilerin ailelerini incelemiş ve kuzeni
Charles Darwin gibi, zihinsel yetilerin kuşaktan
kuşağa aktarıldığı sonucuna varmıştı.
Genetik araştırmalarında ikizlerden yararlanılmasına
ve bugün de kullanılan birçok
istatistiksel çözümleme yönteminin uygulanmasına
öncülük eden Galton, sonradan
edinilmiş davranış özelliklerinin kalıtım
yoluyla aktarılamayacağını öne süren ilk
bilim adamıdır. Oysa Scot R. A. Fisher
1918’de yayımladığı bir makalede, Mendel’
in kalıtım yasalarını genelleştirerek, bireyin
davranışları üzerinde hem genlerin, hem de
çevrenin etkili olduğunu kanıtlamaya çalışmıştı.
Bilim adamları, yarım yüzyılı aşkın bir
süre boyunca IQ (zekâ katsayısı) ile kalıtım
Davis’in 1940’ların ortalarından sonra
ürettiği “Yumuşak Küçük Yastık” (1945-51,
Bay ve Bayan Milton Lowenthall Koleksiyonu,
New York) ile “Küçük Dev Ölüdoğa”
(1950, Virginia Güzel Sanatlar Müzesi,
Richmond) gibi tasarım ve uygulamasına
büyük özen gösterdiği yapıtları, o sıralarda
yaygın olan Soyut Dışavurumculuk anlayışına
tümüyle yabancı bir nükte ve neşe
boyutu içerir. Davis’in çalışmaları taksilerden,
çeşitli yerlerde şubeleri bulunan mağazaların
cephelerinden ve neon ışıklarından
esinleniyordu. Uyumsuz renkleri ve canlı,
yinelenen ritimleriyle bu yapıtlar, Davis’in
çok sevdiği caz müziğinin görsel benzetimleriydi.
Davis’in sonraki çalışmaları “Koloni
Kübizmi”ne örnektir.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)