Çöker, Adnan

Çöker, Adnan (d. 20 Ekim 1927, İstanbul),
Türkiye’de soyut resmin ilk temsilcilerinden
biri.
1944-51 arasında İstanbul Güzel Sanatlar
Akademisi’nde (bugün. Mimar Sinan Üniversitesi)
Zeki Kocamemi’nin öğrencisi oldu.
1953’ten 1955’e değin İstanbul ve Ankara’da
çeşitli kuruluşlarda kartograf ve desinatör
olarak çalıştı. 1955’te açılan Avrupa
sınavını kazanarak burslu olarak Paris’e
gitti. Orada Henri Goetz ve Andre Lhote’
un öğrencisi oldu. 1960’ta Türkiye’ye döndü;
aynı yıl Akademi’nin Resim Bölümü’ne
asistan olarak atandı. 1963’te akademiden
bir grup ressamla Mavi Grup’u kurdu.
1964’te Fransız hükümetinin bursuyla yeniden
Paris’e gitti ve bir yıl süreyle Hayter’nin
atölyesinde oymabaskı çalıştı. 1961’de İstanbul
Sanat Festivali Resim ve Heykel
Sergisi’nde, 1962’de 23. Devlet Resim ve
Heykel Sergisi’nde birincilik, 1981’de Türkiye
İş Bankası yanşması Resim Büyük
Ödülü, 1973’te DYO Resim Yarışması’nda
başan, 1976’da XI. Uluslararası İskenderiye
Bienali’nde ikincilik ödülü kazandı.
Adnan Çöker öğrencilik yıllarında Mondrian,
Kandinsky ve Malevich’in sanatına
ilgi duymuştu. 1951’den başlayarak geometrik
soyut denemelere girişti ve bu eğilimini
1950’lerin ortalarına değin sürdürdü. Paris’
te bulunduğu yıllar soyut anlayışın Avrupa
ve dünyada yoğun olarak uygulandığı bir
dönemdi. 1960’ların ortalanna değin Çöker
soyut dışavurumcu yapıtlar gerçekleştirdi.
Bu yapıtlannda desen ve renge ağırlık
vermedi; başta beyaz olmak üzere siyah ve
prusya mavisini karıştırarak kullandı.
1964’te bir süre boya maddesine ağırlık
vererek yürüyen, asılmış, başsız soyut bedenler
çizdi. Bunlar, Soyut Dışavurumculukla
bugünkü tutumu arasında bir geçiş
oluşturan resimlerdi. Çöker 1964’ten sonra
Selçuklu ve Osmanlı mimarlık yapıtlarından
etkilenerek yeniden soyut anlayışa yöneldi.
“Askı ya da kalıp biçim” olarak adlandırdığı
bu mimarlık biçimlerini siyah bir boşluk
içinde verdi. Kullandığı siyah fon, biçimleri
belirginleştirerek karşıt bir değer yaratmakta,
hem tarafsız ve edilgen bir etki yapmakta,
hem de tam bir boşluk izlenimi sağlamaktaydı.
Çöker bu dönemden sonra, yapıtlannda,
yalın geometrik biçimler kullanıp
renkleri aza indirerek (pembe ve mor
tonlan) biçim-renk dengesini sağlamayı
amaçladı. 1970’lerin ortalarından sonraki
yapıtlarında ton derecelendirmeleriyle parıltılı
ışıklar ve metal etkisi elde ettiği
izlenmektedir.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)