Çokbiçimlilik

çokbiçimlilik, p o l İm o r f İ z m olarak da bilinir,
krıstalografide katı haldeki kimyasal bir
bileşiğin birden çok biçimde kristalleşebilme
özelliği. Fiziksel bakımdan belirli ölçüde
farkh olan bu kristaller, bazen kimyasal
özellikler bakımından da farklılıklar göste-
] rir. Bununla birlikte çözeltileri ve buharlan
, aynıdır. Aynı elementin, değişik kristal ya
4 da molekül yapısında bulunmasına ayrı
biçimlenme ya da aloropi denir. Bununla
birlikte, ayrı biçimlenmenin, oksijen (O2)
1 v e o z o n (Ö 3 ) ö r n e ğ i n d e o l d u ğ u g ib i , y a l n ı z c
a f a r k h m o l e k ü l y a p ı l a r ı n ı b e l i r tm e k iç in
İ kullanılması gerektiği ileri sürülmüştür. Bu
nedenle, çokbiçimlilik, aynı türden bir bileşik
ya da elementin kristalleşme biçimlerindeki
farklılığı anlatmak için kullanılmaktadır.
Birçok element ve bileşiğin kristal
yapısındaki bu farklılıklar ilk kez 1820’lerde
Alman kimyacı Eilhardt Mitscherlich tarafından
saptanmıştır. Bazı bileşiklerin farkh
biçimlerinden biri, bütün koşullarda öbürlerinden
daha kararlıdır; oysa öbür çokbiçimli
bileşikler için bu geçerli değildir. Biçimlerden
biri belirli bir sıcaklık ve basınç aralığında
kararlı iken, bir başkası değişik sıcaklık
ve basınç koşullannda kararlıdır. Her iki
durumda da, daha az kararlı olan biçim
daha kararlı olan bir biçime dönüşür. Bu
dönüşümün hızı çoğu zaman o kadar düşüktür
ki, gerçekte kararsız olan bir yapı, uzun
süre belirsiz bir biçimde kalabilir. Birinci
gruba örnek, kalsiyum karbonatın aragonit
denen ortorombik yapılı (birbiriyle dik açı
yapan ve eşit olmayan üç kristal ekseni
bulunan) türü ile, kalsit olarak adlandırılan
heksagonal yapılı (60 derecelik açılarla
kesişen üç eşit eksen ve bu üçüne dik
dördüncü bir ekseni bulunan) türüdür. Kalsit
daha kararlı bir yapıdadır; aragonit
470° C’ye yakın sıcaklıklarda hızla kalsite
dönüşür, ama bu dönüşüm oda sıcaklığında
çok yavaş gerçekleşir. İkinci grubun en tipik
örneği silistir. Silisin kuvars, tridimit ve
kristobalit biçimleri yalnızca kendilerine
özgü belirli sıcaklık ve basınç aralıklarında
kararlıyken öbür türleri yavaş yavaş kararlı
bir yapıya dönüşme eğilimindedir.
Yapay kristal maddelerin hazırlandığı koşullar,
genellikle belirli bir kristal biçimini
öngörür. Bu nedenle, özellikle pigment
üretiminde özel bir dikkat gösterilmesi gerekir.
Çünkü, renk, yansıtıcılık ve saydamlık
gibi özellikler, maddenin çokbiçimliliği
nedeniyle çoğu zaman değişikliğe uğramaktadır.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)