çok sahneli tiyatro

çok sahneli tiyatro, bir oyun alanında
birden çok mekânın aynı anda gösterildiği
sahne düzeni. İlk kez ortaçağ tiyatrosunda
kullanılan bu düzende, oyunun oynandığı
alanın kenarı boyunca izleyiciye bakan yüzü
açık, oda biçiminde, değişik mekânlan temsil
eden sahneler dizilirdi. İngiltere’de bunlara
ev ya da mansion denirdi. Oyuncular
bu sahnelerden birinde oyunun bir bölümünü
oynadıktan sonra, başka mekânda geçen
bir bölümü oynamak için hiç ara vermeden
başka bir sahneye geçerlerdi.
Çok sahneli tiyatro Hıristiyan ayinlerinden
kaynaklanan oyunlarla başladı. Kitabı Mukaddes’ten
ve İsa’nın yaşamından alınan
olaylar kilisenin içinde kurulan sahnelerde
genellikle papazlar tarafından canlandınlır-
3ı. Bazen, mimarisi uygun düştüğünde,
kilisenin belirli bölümlerinden de sahne
olarak yararlanılırdı. Örneğin kripta Cehennem
ya da İsa’nın mezan, koroyeri ise
Cennet olarak kullanılırdı.
12 . yüzyılda oyunlann kiliseden açık havaya
çıkmaya, pazar yerlerinde oynanmaya
başlaması üzerine dekorlara da gittikçe
daha çok özen gösterilir oldu. İki baştaki
sahnelerden biri Cennet, biri Cehennem
oluyor, araya da saray, tapınak, kent kapısı,
hatta denizdeki gemi gibi bu dünyaya ait
mekânların canlandınldığı sahneler yerleştiriliyordu.
Genellikle içinden alev ve dumanlann
fışkırdığı, oyunculann şeytan kılığında
dolaştığı bir canavar ağzı biçiminde düzenlenen
Cehennem en özenilerek hazırlanan
sahneydi.
çok taraflı hukuksal işlem 506
Rönesans’ta tiyatro salonlarının yapılmaya,
oyunların açık havadan tekrar kapalı
mekânlara taşınmaya başlamasından ve değişebilir
dekorların geliştirilmesinden sonra
çok sahneli tiyatro düzeni gittikçe daha az
kullanılır oldu ve ortadan kalktı.
Özellikle iç ve dış mekânları, aşağı ve
yukarı katlan, ayrı ayrı yerleri ve düş
taraflı işlem niteliği taşır. Buna karşılık
yasama organının yasa ya da karar biçimindeki
işlemleriyle idare organı içerisinde yer
alan meclis, encümen, komisyon vb adlar
taşıyan kurulların kararlan çok taraflı değil,
çok iradeli işlemlerdir. Çünkü bu tür işlemleri
oluşturan iradelerin konu ve amaçları
aynıdır. Karann oluşumuna birden çok
irade katılmış olsa bile sonuçta dışa karşı
tek bir irade varmışçasına hareket edilir. Bu
tek irade, onu oluşturan birden çok iradeortak
ad. Bazı uzmanlar -bu hayvanlan
Myriapoda sınıfı altında toplar ve yukarıda
sözü edilen sınıfları birer altsınıf olarak
kabul ederler. Küçük bir grup olan çokayaklıların
günümüze değin 11 bin yaşayan
türü sayılmıştır.
Çokayaklılar genellikle seyrek görülen
hayvanlardır. Bazıları geniş kitlesel göçlerle
dikkat çekerken, bazıları da ev ve öbür
yapıların kuytu köşelerinde barınır. Kimi
tropik türlerin ısırığı ağrı vericidir. Çokayaklılar
ormanlık bölgelerin ekolojik dengesini
korumada önemli rol oynar. Sınırlı
bir çevre içinde yer değiştirmeleri, nemli ve
korunaklı yerlere bağımlılıkları, deniz suyundan
kaçmaları ve oldukça eski bir jeolojik
zamanda ortaya çıkmalanna karşın pek
az evrim geçirmiş olmaları nedeniyle karasu
ilişkilerinde güvenilir bir kılavuz sayıldıklanndan,
coğrafi dağılım ve evrimleşmenin
anlaşılması için yararlı bilgiler sağlarlar.
Yaşayan dört sınıfı ile tropik ve ılıman
bölgelere büyük ölçüde dağılmış olan çokayaklılar,
bazı yerlerde toprağın organik
bölümünü (humus) kaplayarak toprak faunasında
öne çıkar. Büyük ölçüde bitkisel
çürükçül olduklarından ölmüş bitki artıklannın
hızla aynşmasını sağlarlar. Çokayaklıların
etçil türleri de vardır. Çeşit ve sayıca
en çok ormanda bulunurlarsa da, çıyanlar
başta olmak üzere kimi kırkayak türleri
otlak ya da yarı kurak çevrelerde bulunur.
Çokayaklıların çöl koşullarında yaşayan
türleri de vardır.
çokbiçimlilik, p o l İm o r f İz m olarak da bilinir,
biyolojide, aynı türün bireyleri arasında
görülen yapısal ya da işlevsel değişikliklerin
tümü. Bu değişiklikler ya genetik farklılıklardan
ya da her canlının yaşadığı ve uyum
sağlayabildiği çevredeki koşulların farklılığından
kaynaklanır. Az sayıdaki bazı özelliklerde,
örneğin kan gruplarında, tümüyle
genetik farklılık söz konusudur ve dış
çevreden gelen herhangi bir etki bu özelliği
değiştiremez. Oysa, canlıların özelliklerinden
pek çoğu, aynı anda hem genlerce, hem
çevre koşullarınca belirlenen değişikliklere
uğrayabilir. Üstelik, herhangi bir değişikliğin
genlerden mi yoksa çevre koşullarından
mı kaynaklandığını salt gözleme dayanarak
belirlemek olanaksızdır.. Örneğin bir hayvan,
ana babasından aldığı genler nedeniyle
olabileceği gibi yetersiz beslendiği için de
kendi türünün öbür bireylerinden daha cılız
ve küçük yapılı olabilir.
Genetik değişiklikler süreksiz ve sürekli
olarak sınıflandırılabilir. İlkesel olarak, bu
iki tip değişikliğin genetik temeli aynıdır;
süreksiz değişiklikler genellikle belli bir
özelliğin kalıtımından sorumlu olan alel
genlerce denetlenir. Buna karşılık, sürekli
değişiklikte rol oynayan çok sayıdaki genetik
etki, her biri küçük çapta, ama benzer
etki yaratan birçok genin birbirine eklenen
yığılmalı etkisinden doğar.
Süreksiz bir değişiklik, bir canlı topluluğunun
bireylerini, kesin çizgilerle birbirinden
ayrılan iki ya da daha çok biçime böler.
Eğer bu biçimlerden her birinin bireylerde
görülme sıklığı değşinim (mutasyon) olayıyla
açıklanacak kadar yüksekse, bu değişikliğe
(hatta böyle bir değişikliğe uğrayan
topluluğa) çokbiçimli denir. Süreksiz değişikliklerin
en çarpıcı örneklerinden biri
üstün yapılı canlıların erkek ve dişi olarak
farklılaşması, öbürü de insanlardaki kan
gruplarıdır.
Buna karşılık, sürekli ya da çoketkenli
değişiklikte, bireyler arasında bu kadar
kesin biçim farklılıkları yoktur; bunun yerine
aşırı uçlar arasındaki geniş bir yelpazede,
kolayca sezilemeyecek, derece derece farklılıklar
görülür. Bu tür değişikliğin en sık
Arthur Miller’ın Death ot a Salesman (Satıcının ölümü) adlı oyunu için
Jo Mielziner’in hazırladığı çok sahneli tiyatro düzeni, 1949
Eileen Darby – Graphic House, Inc.
sahnelerini aynı anda canlandırmada çok
kullanışlı bir çözüm olan çok sahneli düzen,
çağdaş tiyatroda yeniden geçerlik kazandı.
Eugene Ö’Neill, Arthur Miller, Tennessee
Williams gibi yazarların bazı oyunları bu
düzende başarıyla sahnelendi.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)