çoğul kişilik

çoğul kişilik, aynı bireyde birbirinden
bağımsız iki ya da daha çok kişiliğin bir
arada bulunduğu ruhsal bozukluk. Bu kişiliklerin
her bin, kişinin algıları, düşünceleri,
kendini ve çevresini tanıması ve ilişki
kurması bakımından ayn özellikler taşır, bu
yüzden birbirinden oldukça farklı davranış
biçimleri geliştirebilir ve belli dönemlerde
ötekileri dışlayarak kişinin bilincine yerleşebilir.
Çoğul kişiliğin yaygın görülen türünde
kişiliklerden biri bilince egemen olur. Bu
baskın kişilik denetim kendisinden çıktığı
zaman olanları anımsayamaz (bellek yitimi);
ama öteki kişilikler çoğu zaman baskın
kişiliğin varlığını ve yaptıklarını bilir, hatta
bazen başka birinden söz edercesine’ onun
davranışlannı yorumlayıp eleştirirler. Kişilikler
arasındaki farklılıklar, onlann görünümlerine,
huylarına ve yürüyüş, yüz ifadesi,
el kol hareketleri gibi bedensel ifadelerle
kişiliklerini dışa vurma biçimlerine de yansır.
Kişilikler çoğu zaman farklı adlar kullanır;
el yazıları, elektroensefalografileri
(EEG) farklıdır ve yansıtıcı kişilik testlerine
verdikleri yanıtlar birbirine benzemez. Bir
kişilikten öbürüne geçiş çoğu kez ani olur;
bu geçişi genellikle bir ruhsal zorlanım ya
da çevresel uyaranlar başlatır.
Çoğul kişilik bozukluğu temelde, zihinde
yüklenim yaratan bazı düşünce ve duygu
.kümelerinin bağlı olduklan olay ve deneyimlerden
koparak çözülmeleri ve benliği
etkilemeleri sürecine bağlıdır. Bu süreç,
genellikle çocukluğa dayanan, acı verici,
rahatsız edici ya da kişi için kabul edilmez
olan deneyimlere yanıt olarak gelişir. Vakalanıv
çoğunda cinsel bir zedelenme ya da
ağır duygusal örselenme yaratacak bir olay
saptanmıştır. Benlik bu sarsıntının (travma)
yarattığı çatışmayla başa çıkma ya da onlardan
kaçma yolunda değişik kişilikler geliştirmektedir.
Eskiden çoğul kişilik bozukluğunun
şizofreninin bir görünümü olduğu
düşünülürdü, oysa bugün bilinçdışı bir çözülme
düzeneğinin yol açtığı nevrotik bir
bozukluk olduğu kabul edilmektedir.
Çoğul kişilik örneklerine oldukça ender
rastlanır. Bugüne değin yalnızca birkaç yüz
vaka bildirilmiştir. Ama son çalışmalar bu
bozukluğun sanıldığından daha yaygın olduğunu
ortaya koymaktadır. Çoğul kişilik
vakalan kadınlarda erkeklere oranla üçdokuz
kat daha sık görülmektedir. Çoğul
kişilik tedavisinin amacı, kopuk kişilikleri
yeniden tek ve birleşik bir kişilik biçiminde
bütünleştirmektir. Bunun için de baskın
kişiliğin aşamalı olarak öbürlerinin varlığını
öğrenmesi, bireyin her kişiliğin temsil ettiği
çatışma halindeki eğilimlerini tanıyıp kabullenmesi
gerekir. Bu süreç çoğunlukla başlangıçtaki
aynşmaya yol açan sarsıntının
ortaya çıkartılıp bilinç düzeyine getirilmesiyle
olanaklıdır.

Share This:

Hakkında pendik yol yardım

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)