Cilo Dağı

Cilo Dağı, bugün buzul daGi, Güneydoğu
Toroslar’ın doğu ucunda, Hakkâri Dağlarının
en yüksek kütlesi. Hakkâri yakınında,
Büyük Zap Vadisinin hemen doğusundadır.
Üçüncü (Tersiyer) Dönem (y. 65-2,5 milyon
yıl önce) Alp dağoluşumu sistemine
bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Yaklaşık
3.500-4.000 m yüksekliğindeki doruklardan
oluşur. Bu doruklann en yükseği, aynı
zamanda Türkiye’nin de ikinci yüksek doruğu
olan Uludoruk ya da Reşİco Tepesidir
(4.135 m).
Cilo Dağı, Alp dağoluşumu sırasında çeşitli
binmeler ve gerilmeler sonucu şiddetle
kıvrılmış ve kırılmış, bu nedenle de engebeli
bir yapı kazanmıştır. Kütlenin temel yapısı
Mezozoyik (İkinci) Zaman (y. 225-65 milyon
yıl önce) oluşuklarıdır. Bu temel üstünde
Üçüncü Dönemden kalma tortul ve
volkanik kütleler yer alır. Ama bu kütlelerin
de şiddetli kıvrılmalar sonucu birçok
yerde altüst olmasıyla uyumsuz yüzeyler
ortaya çıkmıştır. Dağın jeolojik yapısı,
Üçüncü Dönemin sonlarındaki yanardağ
etkinliklerinin yol açtığı ültrabazik kayaç-
Iardan oluşan ve birçok yerde geniş lav
1 ciltçilik
örtüleri ya da damarlar biçiminde yüzeye
çıkan ofiyolit dizileri nedeniyle daha da
karmaşık bir özellik kazanmıştır.
Cilo Dağı batıda Büyük Zap Suyu (Çığıl
Suyu) ve kollan, güneybatı ve güneyde
Şemdinli Suyunun kolları, doğu ve kuzeydoğuda
ise Nehil Suyu tarafından oldukça
derin bir biçimde yarılmıştır; böylece yer
yer 1.000 m’ye yaklaşan çok derin, sarp
vadiler oluşmuştur. Batı ve kuzeydoğusu
daha dik ve sarp olan Cilo Dağı, güneydoğuya
ve doğuya, Gevar Ovası ya da Yüksekova’ya
doğru kademeli olarak alçalır.
Özellikle kış aylannda yoğun kar yağışı
alan Cilo Dağında, kar kalınlığı birçok
yerde 2-3 m’yi aşar. Sürekli kar sınırının
3.500 m’de başladığı dağın oldukça geniş bir
kesiminde buzullar oluşmuştur. Cilo Dağı,
Türkiye’nin buzul oluşumu açısından en
zengin yeridir. Bugüne değin belirlenebilen
21 vadi (dağ) buzulu vardır. Uludoruk
Tepesinin kuzeydoğusunda, 4 km uzunluğundaki
Uludoruk vadi buzulu ülkenin en
uzun buzuludur. Bunu, 7 km kadar batıdaki
Buzul Doruğu vadi buzulu izler. Ayrıca
buzul çağından kalma görkemli tekne vadiler,
buzultaşları (moren), çizikli ve cilalı
hörgüç kayalar, buzulyalakları (sirk) ve
buzyalağı gölleri de dikkati çeker. Göçer
aşiretler, yaz aylarında Cilo Dağında “zoma”
adını verdikleri yerleşim yerleri kurarlar.
Dağın bol yeşillikli yüksek yaylaları,
özellikle güneyden ve Hakkâri’nin öteki
kesimlerinden gelen göçerler için çok önemli
bir yaylak işlevi görür. Aşağı yamaçlardaki
çok seyrek meşeler dışında burada ağaç
yoktur. Ama çok geniş Alp tipi çayırlar
dikkati çeker.
Cilo Dağı zengin yaz ve kış turizmi
olanaklanna sahiptir. 1956 ve 1972’de yapılan
araştırma tırmanışlarında Varagöz Vadisi
ile Sat Gölü yakınlarında tarihöncesi
çağlardan kalma 10 bini aşkın kaya resmi
bulunmuştur. Cilo Dağı dağcılık sporu için
oldukça elverişlidir. Tırmanışa en uygun
zaman, hava sıcaklığının gündüz 18°C ve
gece -2°C olduğu ağustos ayıdır.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)