wiki

wiki

paratoner

Yapıları yıldırım etkisinden korumak amacıyla kullanılan, çoğunlukla bakır metal çubuk. Paratonerin sivri ucu yıldırımı çekerek akımı toprağa iletir. Yıldırım çevresindeki en yüksek cisim üzerine düşme eğilimi gösterdiğinden, paratonerler yüksek yapıların tepesine dikilir. Toprağa ise düşük dirençli kablolarla bağlanırlar. Binalara kurulan paratonerlerde, topraklamak için yerden yararlanılır; gemilerde ise paratonerler suya topraklanır. Paratonerin toprak hattının çok düşük dirençli olması gerekir; yoksa akım ...

Devamını Oku »

paratiroit bezi

amfibyumlar ve daha üstün yapılı omurgalılarda bulunan, genellikle tiroit bezinin hemen arkasında yer alan 4-16 iç salgıbezinin ortak adı. Paratirsitlerden salgılanan parathormon, serumdaki kalsiyum düzeyinin normal sınırlar içinde kalmasını sağlar. İnsanda paratiroit dokusu kırmızımsı kahverengidir; ince lifsi şeritlerle birbirinden ayrılmış yoğun epitel hücresi topluluklarından oluşur. Bu hücreler, kimi zaman ortada boşluk kalacak biçimde halka halinde dizilir; bu boşlukta jelatinsi bir ...

Devamını Oku »

paratiroit adenomu

kemiklerdeki minerallerin açığa çıkması, kahverengi kiste benzer kemik urları, böbrek taşları ve ilerleyen böbrek yetmezliğiyle ortaya çıkan ve ender rastlanan bozukluk. Paratiroit bezlerindeki salgı hücrelerinin sayısının herhangi bir nedenle artması (hiperplazi) kan dolaşımında parathormon miktarının çok yüksek düzeylere ulaşmasına yol açar. Parathormonun etkinleşmesiyle kemikteki kalsiyum serbest kalarak kana geçer, daha sonra başka bir organda (örn. böbrek) birikerek taşlar oluşturur. Başlıca ...

Devamını Oku »

Paraşurama

(Sanskrit dilinde “Baltalı Rama”), Hindu tanrısı Vişnu’nun 10 bedenleşmesinden (avatara) altıncısı. Mahabharata’ da (Bharata Hanedanının Büyük Destanı) ve Purana’larda (Eski Öyküler), soylu kast Kshatriya’ların zulmünden dünyayı kurtarmak üzere Brahman bilgesi Camadagni’nin oğlu olarak dünyaya geldiği anlatılır. Yeryüzündeki bütün erkek Kshatriya’lan 21 kez öldürür (çünkü her seferinde sağ kalan kanları yeni çocuklar doğurur) ve beş gölü kanla doldurur. Araştırmacılara göre Budacılık ...

Devamını Oku »

Parâskhos, Akhillefs

(d. 6 Mart 1838, Nâvplion – ö. 26 Ocak 1895, Atina, Yunanistan), Yunan Romantik şiir okulunun ikinci ve son döneminin (y. 1850-80) en önemli temsilcisi olan şair. Alfred de Musset, Victor Hugo ve Lord Byron’ı örnek almış, ama onların başarısına ulaşamamıştır. Parâskhos coşkulu tarzı ve gösterişli diliyle Fenerlilerin(*) büyük ölçüde etkisinde kaldı ve onların şiir geleneğini sürdürdü. Romantik okulun bütün ...

Devamını Oku »

Paraschvvagerina

Foraminiferida (delikliler) takımının soyu tükenmiş Fusulinidae familyasından tekhücreliler cinsi. Fosillerine yalnız deniz kayaçlarında rastlanan bu cins üyelerinin kıyıların açıklarındaki temiz sularda yaşadığı sanılmaktadır. Erken Permiyen Dönemin (Permiyen Dönem y. 280- 225 milyon yıl önce) en yararlı kılavuz fosilleri arasında yer alan bazı türleri çok farklı bölgelerde oluşmuş kayaç katmanları arasında ilişki kurulabilmesini sağlar Share This:

Devamını Oku »

Parapsikoloji

Parapsikoloji doğa yasal arıyla ya da bilinen algı, duyum ve usavurma yollarıyla açıklanamayan olayları inceleyen bilim. Parapsikoloji çalışmalarına konu olan olaylar genellikle iki türe ayrılır. Bir bölümü önbiliş, durugörü ya da telepati gibi tümüyle zihinsel (bak. duyudışı algı), bazıları da fiziksel olarak algılanabilen olaylardır. Örneğin, zar atışında ya da iskambil kâğıtlarının dağılımında kişisel dilek ve iradenin etkili olduğu düşünülür. Olağan ...

Devamını Oku »

Paranthropus

Robert Broom’un Güney Afrika’daki Kromdraai’de ve Swartkrans’ta bulduğu insangil fosili. Australopithecus’un daha güçlü yapılı bir cinsi olarak değerlendirilmiştir. Australopithecus’tan ayrı bir cins olarak değerlendirmeyen bilim adamları tarafından Australopithecus robustus olarak adlandırılır. Share This:

Devamını Oku »

Dünyanın Tarihte En İyi Giyinmiş Milleti Türkler

Yeni Türk insanının ölçülerini kim biliyor? Yalnız bir şeyi biliyoruz. O da birtakım köklere dayanmak zarureti. Biz şimdi bir aksülamel devrinde yaşıyoruz. Kendimizi sevmiyoruz. Kafamız bir yığın mukayeselerle dolu; Dedeyi VVagner olmadığı için, Yunusu Verlaine, Baki’yi Goethe ve Gide yapamadığımız için beğenmiyoruz. Uçsuz bucaksız Asya’nın o kadar zenginliği içinde dünyanın en iyi giyinmiş milleti olduğumuz halde çırılçıplakyaşıyoruz. Coğrafya, kültür, her ...

Devamını Oku »

zemzem suyunun faydaları

zemzem suyunun faydaları Zemzemin kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldiği, şu anki teknolojiye göre bile bilinememektedir. Yakınlarında aynı özellikleri taşıyan hiçbir kuyu yoktur ve denize 80 km uzaklıkta bulunmaktadır. Bu şartlarda suyunu, denizden veya başka bir kuyudan alma imkânı yoktur. Nasıl oluyor da yıllardır suyu bitmiyor, bunu kimse izah edememektedir. Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu ...

Devamını Oku »

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN

ka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple millî bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden ...

Devamını Oku »
çocuklar

Evlâtlarımızın gerçek oyun oynayan çocuklar

“Orta yolu tutunuz, amellerinizi mükemmelleştirmeye ve Allah’a yakın olmaya gayret ediniz. Sabahleyin, öğle ile akşam arası çalışınız. Bir parça da geceden faydalanınız.” (Buhârî, Rikâk 18) ÇOCUK İÇİN 0 L : Evlâtlarımızın gerçek oyun oynayan çocuklar, evlerimizin de lâyıkıyla oyun oynanan mekânlar olması için, annelere bazı vazifeler düşüyor. Ebeveynler, oyun için uygun ortam oluşturmadığında çocuklar işin kolayına kaçıp ya televizyon seyrediyor ...

Devamını Oku »
hz fatıma

Hazret-i Fâtıma

Ölüyü (kabre kadar) üç şey takip eder: Çoluk-çocuğu, malı ve ameli. Bunlardan ikisi döner, biri kalır. Çoluk-çocuğu ve malı döner, ameli (kendisiyle) kalır.” (Buhârî, Rikak42;Müslim,Zühd5) ûtıma (r.a .) (609-632) Hazret-i Fâtıma 609 yılında Mekke’de doğdu. Annesi, Peygamber Efendimizin ilk eşi, ilk Müslüman ve mübarek kadın olan Hz. Hatice’dir. Hz. Hatice’nin (ra) en küçük kızıdır. Aydınlık, parlak ve beyaz yüzlü kadın, ...

Devamını Oku »
sütçü imam

SÜTÇÜ İMAM

SÜTÇÜ İMAM (1871-1922) Kahramanmaraş’ta 1871 yılında doğmuştur. Nüfus kaydında babasının adı Kireççi Oğlu Ömer’dir. Anasının adı Emine’dir. Asıl adı imam olan bu zat, imamlıkyaptığı mescid civarında bir sütçü dükkanında süt ve simit satmakta iken mâlum olay meydana gelmiştir. 23 Şubat 1335 (1919) dan beri İngiliz İşgali sırasında Kahramanmaraşlı ErmenilerinTürkleraleyhine giriştikleri hayasızca ve çeşitli tezvir ve iftiralar sinirleri iyice germişti. 30 ...

Devamını Oku »

Avrupa Birliği

1830’da olduğu gibi 1848’de de toplumsal huzursuzluk liberal ve ulusçu ülkülerden olduğu kadar kötü ekonomik koşullardan da kaynaklanıyordu. Devrim kıvılcımları bir kentten öbürüne sıçradı. Ocak 1848’de Napoli’de ayaklanmalar başgösterdi ve bir ay içinde büyük İtalyan kentlerinin tüm ünde ayaklanmalar çıktı. Şubatta Paris’te barikatlar kuruldu ve Louis-Philippe tahttan indirilerek İkinci Cumhuriyet ilan edildi. 1848 boyunca A vrupa’yı, biri yabancı egemenliğine ve ...

Devamını Oku »

paranoya

(Yunanca para: “yanlış ya da aslından farklı” ve nous: “düşünce, zihin”), ana teması kuşku olan kronik, sistemli ve mantıklı sanrılarla (hezeyan) tanınan psikoz. İlk kez 1863’te Alman psikiyatr Kari Ludwig Kahlbaum’un kullandığı terim, günümüzde bir tanı kategorisi olarak geçerliliğini büyük ölçüde yitirmiş ve yerine paranoit bozukluklar kullanılır olmuştur. Ayrıca bak. paranoit bozukluklar. Share This:

Devamını Oku »

paranoit bozukluklar

temelinde kuşkulanma ve kuşku sanrıları (hezeyan) olan bir grup ruhsal bozukluğa verilen ortak ad. Paranoya ile paylaşılmış ve akut paranoit bozuklukları içerir. Bilinen en eski paranoit bozukluk paranoyadır. Bu terimi ilk kez 1863’te Alman psikiyatr Kari Ludwig Kahlbaum kullanmış, 1913’te yurttaşı Emil Kraepelin hastalığı tanımlamıştır. Oldukça seyrek görülen paranoit bozukluklarda sistemli ve iyi düzenlenmiş sanrılar vardır. Kişilik bütünlüğünün korunmasına karşın ...

Devamını Oku »

paranın miktar kuramı

iktisatta, para miktarındaki değişmeler ile fiyatlann genel düzeyindeki değişmeler arasındaki ilişkiyi ortaya koyan kuram. Gelişmiş biçimiyle enflasyon ve deflasyona yol açan etkenlerle ilgili bir çözümleme niteliği taşır. Kuram 17. yüzyılda İngiliz filozof John Locke, 18. yüzyılda ise İskoç filozof David Hume ve başkalarınca para ve refahın özdeşliğini savunan merkantilistlerin görüşlerini eleştirmek amacıyla kullanıldı. Buna göre, bir ülkede para miktarının artması yalnızca ...

Devamını Oku »

Parangaba

Brezilya’nın kuzeydoğu kesimindeki Cearâ eyaletinin kuzeyinde kent. Eyalet merkezi Fortaleza’nın hemen güneybatısında yer alır ve Fortaleza metropoliten alanının bir parçasını oluşturur. Eski bir Yerli köyü olan Parangaba’nın (eskiden Porangaba) bulunduğu yerde kuruldu. 1940’lara değin küçük bir pamuk üretim merkezi olarak kalan kent daha sonra olağanüstü bir gelişme gösterdi. Kentin çevresinde kaju ve karnauba mumu üretilir. Nüfus (1980 geç.) 226.749 Share ...

Devamını Oku »

Parandowski, Jan

(d. 11 Mayıs 1895, Lemberg [bugün Lvov], Avusturya-Macaristan – ö. 26 Eylül 1978, Varşova, Polonya), PolonyalI yazar, deneme yazan ve çevirmen. Lwöw’daki (bugün Lvov, Ukrayna SSC) klasik gimnazjum da (lise) öğrenim gördü.I. Dünya Savaşı’nın başında Çarlık ordusu Galiçya’nın doğu kesimini ele geçirince çok sayıdaki PolonyalI seçkinle birlikte Rusya’ya gönderildi. Sovyet Devrimi’nm ardından ülkesine dönerek 1923’te Lwöw Üniversitesi’nde klasik filoloji ve ...

Devamını Oku »
bool(false)