Sağlık Bilgisi

Kan Vermenin Faydaları

Kan Vermenin Faydaları Sigara içen ve kırmızı eti fazla tüketen bilhassa erkek hastalarda “stres poli- sitemi”dediğimiz kanın damarlar içerisinde dolaşmasının yavaşladığı bir durum vardır. Bu hastalarda önemli kan damarlarının tıkanması kolay olmakta, böylelikle”miyokard infarktüsü”, felç, inme gibi hastalıklar kolayca ortaya çıkmaktadır. Bazı hastalarda ise, sadece baş dönmesi, başta uğultu ve sersemlik hissi olmaktadır. Günümüzde kan bağışında bulunmak, eskiden bahsedilen hacamatın ...

Devamını Oku »

1 nükleer tıp

Çin’de ise 1964’te denendi. Günümüzde birçok ülke nükleer silah üretimi için yeterli bilgi ve malzemeye sahiptir (.Ayrıca bak. atom bombası). Kaynaşma bombasının gelişiminin bölünme bombasından sonra olmasının bir nedeni, dönemin en gelişkin bilgisayarlannda bile ancak çok uzun sürelerde gerçekleştirilebilen karmaşık hesaplar içermesiydi. 1 Kasım 1952’de ABD, ilk termonükleer kaynaşma bombasını Büyük Okyanusta bir adada denedi. SSCB ilk kaynaşma bombası­ nı ...

Devamını Oku »

SOĞUKLAR VE VİRÜSLER

Kış ve soğuk iklim şartlarının virüs ve mikropları kırdığı inancı artık tarih oluyor. Prof. Dr. Yonca Tabak “İddia edilenin aksine soğuk mikrobu kırmıyor. Yapılan çalışmalar soğuk ve kuru havanın grip virüsünün yaşam süresini uzattığını ve havada daha uzun süre kaldığını gösteriyor.” dedi. “İlk kez 1918 yılında ki bir grip salgınıyla literatüre giren İnfluenza, diğer adı ile grip virüsü, ismini (Influenza di freddo) ...

Devamını Oku »

AİDS

AİDS Edinilmiş bağışıklık yetersizliği sendromunun kısaltması. Edinilmiş (yada kazanılmış) bağışıklık yetersizliği sendromu (İngilizce Acquired immune Deficiency Syndrome), yakın dönemde ortaya çıkmış bir hastalıktır. Özel olarak bağışıklık sistemi (Bk. BAĞIŞIKLIK) hücrelerine saldıran ve işlevlerini bozan insan bağışıklık yetersizliği virüsünden (Human immunodeficiency virus ya da HİV) kaynaklanır. Söz konusu bozukluklar yıllarca ortaya çıkmayabilirler; ama çıktıklarında, bağışıklık sisteminin zararlı organizmalara karşı direncini ciddi ...

Devamını Oku »

açıkalan korkusu

açıkalan korkusu Açık alanlarda bulunmak ya da karşıdan karşıya geçmek konusunda duyulan yoğun, anlamsız korku {agorafobi de denir); Bk. FOBİ. Share This:

Devamını Oku »

DONMA

DONMA; Alm. Erfrierung (Unterkühlung) (f), Fr. Congelation (f), İng. Frostbite. Uzun süre 0°C veya altında soğuğa maruz kalanlarda, bilhassa uçlarda meydana gelen dolaşım bozukluğu ve buna bağlı ortaya çıkan belirtiler. İlk olarak parmak uçlan, yanaklar, burun ve kulaklarda dikkati çeker. Oksijen harcanması kan dolaşımından hızlı olduğundan, soğukluk arttıkça uçların kırmızılığı artar. Vücut sıcaklığı 10 °C’ye indiğinde, deri tamâmen kırmızı olup ...

Devamını Oku »

DOMİNİK

DOMİNİK DEVLETİN ADI……….Dominik Cumhûriyeti BAŞŞEHRİ…………………………. Santo Domingo NÜFUSU…………………………………………7.300.000 Y ü z ö lç ü m ü ………………………. . ……..48.443 Km2 RESMÎ DİLİ ……………. …………………İspanyolca DÎNİ……… …………………Hıristiyan (Katolik) PARA BİRİMİ…………….. …..Dominik Pesosu Orta Amerika’nın doğusunda, Karaibler Denizi ile Atlas Okyanusu arasındaki Haiti Adasında kurulmuş bir ülke. Güneyinde Karaib Denizi, doğusunda Porto Rico Adasından ayıran Mona Passage Boğazı, kuzeyinde Atlas Okyanusu ve ...

Devamını Oku »
Şematik olarak dolaşım sistemi. Büyük dolaşım kalın siyah oklarla; küçük dolaşım ince siyah oklarla, karaciğer kapı dolaşımı ince kırmızı oklarla gösterilmiştir.

DOLAŞIM SİSTEMİ

DOLAŞIM SİSTEMİ; Aim. Blutzirkulationss- ystem (n), Fr. Appareil (m) circulatoire, İng. Circulatory system. Vücudun, aldığı besin maddelerini, oksijeni ve kendi yaptığı hormonları gövdenin çeşitli kısımlarına dağıtması; dokularda metabolizma sırasında meydana gelen zararlı maddelerin zararsız hâle gelmelerini veya atılmalarım sağlayan organlara ulaşması ile görevli sistem. Dolaşım sistemi kalp ve onunla kapalı devre yapan damarlardan kurulmuştur. Kalp, bu sistemin pompasıdır. Damarlarla pompanın ...

Devamını Oku »

DOLAMA

DOLAMA; Aim. Nagelgeschwiir. Panaraitium (n), Fr. Panaris (m), tournide (f), İng. Whitlow, felon. Parmağın birinci boğumunun avuç içine bakan kısmının iltihaplanması. Çoğunlukla küçük bir delici yaralanmayı tâkiben, parmak ucu içine giren mikroplar kısa zamanda çoğalarak bir iltihap meydana getirirler. Biriken iltihap abse şeklini alır ve parmak ucunda bir gerginlik yapar. Absenin yaptığı baskı neticesinde küçük damarlar kapanarak parmak ucunda bir ...

Devamını Oku »
Odunlaşmış hücreler ve sklerankima dokusu. Hücreler canlıyken plasmo dezmler vâsıtasıyle münasebette bulunurlar.

DOKU

DOKU; Alm. Gewebe (n), Fr. Tissu, îng. Tissut. Bitki, hayvan ve insan organlarını meydana getiren, şekil ve yapı bakımından benzer olup, aynı vazifeyi gören, birbirleriyle sıkı alâkaları olan aynı kökten gelen hücrelerin topluluğu. İlkel canlılar bütün hayatları boyunca bir tek hücre olarak kaldıkları halde yüksek organizmalar çok sayıda hücrelerin biraraya gelmesi ile meydana gelmiştir. Bitkisel organizmaları meydana getiren çok sayıdaki ...

Devamını Oku »

DOKTOR

DOKTOR; Aim. Arıt (m), Fr. Medecin docteur (m), İng. Doctor; physician. Doktor kelimesinin aslı Lâtince olup hoca mânâsına gelir. Bugün iki mânâda kullanılmaktadır. 1. Tedâvi sanatlarında pratisyen, tıp fakültesi, dişçilik ve veterinerlik bölümlerinden derece alıp devlet tarafından uygulama (hekimlik) yapabilmek için lisans almış kişi. Hekim, kişilerde hastalık çıkmasını veya birinden diğerine geçmesini önlemeye yarayan bilgilerin uygulama alanına konması ve bunun ...

Devamını Oku »

DOĞUM

DOĞUM; Alm. Geburt (f), Fr. Naissance (f), İng. Birth. Kadının gebelik boyunca taşıdığı canlıyı zamânı gelince plasentayla birlikte dış âleme bırakması. Şüphesiz ki canlının dış ortama uyabilmesi onun mümkün ölçüde miada erişmesi, organ ve sistemlerinin yapı ve fonksiyon bakımından yeterli özellikler kazanmasıyla orantılıdır. Bu bakımdan normal doğum bebeğin olgunluğu ile paralel bir durum gösterir. Doğum, bütünüyle, ritmik ağrıların başlamasından, bebek ...

Devamını Oku »

DNA

DNA; Alın. Deutscher Normenausschuss. Fr. Acide desoxyribonucleique, İng. Desoxyribonuc- leic asid. Kalıtımda rol oynayan organik bir molekül. Bir nükleik asit çeşidi. “Deoksiribo niikle- ik asit” adını alır. Kısaca “DNA” olarak gösterilir. Canlılarda yönetici bir moleküldür. Hücrenin pro* tein ve enzim sentezinde rol oynar. Ayrıca yeni bir hücre meydana getirecek gerekli elemanları taşıdığından hücre bölünmesinin esasını teşkil eder.İlk defâ A.F.Miescwer adlı ...

Devamını Oku »

DİZANTERİ

DİZANTERİ; Alm. Dysenterie, Fr. Dysenterie ,İng. Dysentery. Şiddetli ishal ile karakterize bir kalın barsak hastalığı. İki ana şekli vardır: Basilli dizanteri ve amipli dizanteri. Dizanteri eskiden beri bilinen bir hastalıktır. Amipli ve basilli dizanteriler arasındaki ayırım ancak son asırda tes- bit edilmiştir. Önceleri bu iki tip dizanteri birbirine karıştırılmıştır. Eldeki bilgilere göre dizanteriyi ilk defâ M.Ö. 380’de İran ordusundaki bir ...

Devamını Oku »

DİZ MAFSALI

DİZ MAFSALI; Aim. Knie Gelenk (n), Fr. Joint dugenou (m), articulation dugenou, İng. Knee- Joint. Vücudumuzdaki en büyük mafsal. Baldır kemiği (tibia) ve uyluk kemiği (femur) arasında yer alır. Bu mafsalın iç ve dış yan bağları çok sağlam olduğundan, çıkıklan çok az görülür, fakat diğer rahatsızlıklarına (romatizmal hastalıklar, menisküs, mafsal iltihabı) sık rastlanır. Bunun da sebebi, mafsal boşluğunun fazlaca girintili ...

Devamını Oku »
Solunum yoluna kaçan yabancı cismin Heimlich uygulaması ile dışarı çıkartılması

İLK YARDIMDA PRATİK BİLGİLER

YAPAY SOLUNUM: Yapay solunum doğal solunumun durduğu durumlarda mekanik yöntemlerle ciğerlere havanın girip çıkmasını sağlama işlemidir. Ortalama soluk alıp verme hızı yetişkinlerde dakikada 16-17 kezdir. Çocuklarda bazen daha hızlı olmakla birlikte heyecan, hastalık ya da fazla hareket durumlarında bu hız değişebilir. Soluk alıp verme işlemi göğüs kafesinin genişleyip daralmasına dayandığına göre her çeşit yapay solunum yönteminde amaç göğüs kafesinin düzenli ...

Devamını Oku »

İLK YARDIMDA PRATİK BAKIM YÖNTEMLERİ(yılan zehrinden boğulmaya kadar herşey)

İLK YARDIMDA PRATİK BAKIM YÖNTEMLERİ İLK YARDIM İLKELERİ: 1) Panik yaratmayın ve bilmediğiniz bir konuda hastaya, yaralıya müdahale etmeyin. 2) Gerekiyorsa ambulans, doktor, itfaiye, polis çağırın. 3) Hasta ya da yaralının çevresine fazla insan birikmesine engel olun. 4) Hasta ve yaralıyı sırtüstü yatırın. 5) Kanaması varsa durdurun. 6) Gerekiyorsa yapay solunum yaptırın. 7) Gerekiyorsa kalp masajı yapın. 8) Hasta şokta ...

Devamını Oku »
Yaşlılıktaki tekdüzeliği konu alan bir çizim

İNSAN NASIL YAŞLANIR ?

İNSAN NASIL YAŞLANIR ? Yaşam sürecinin belirii aşamalarında, üretici- yaratıcı işlevler gerilemeye başlamakta ve organizmanın koruyucuları yeteneklerini yitirmeye başlamaktadırlar. Bütün bu olguları değerlendirdiğimizde, yaşlanma olayının genetik açıdan özel biçimde programlanmış bir süreç olduğu varsayımının da göz önünde tutulması gereken bir olasılık olduğu ortaya çıkar. Yaşlıları özellikle etkileyen hastalıklar arasında da büyük bir benzerlik vardır. Binlerce çeşidi bilinen hastalıklardan yalnız yedi ...

Devamını Oku »

PSİKİYATRİ HASTALIKLARI VE TEDAVİLERİ ?

28.1. PSİKİYATRİ: İnsanoğlu, düşünebilme yeteneği ve zekasının kendisine sağladığı yeterlikler ölçüsünde sosyal çevresiyle uyum içinde, yaşamın gerçekleriyle birlikte yaşar, psikolojik yönden kendi gereksinimlerini karşılar. Kişi, yukarıda sözünü ettiğimiz düşünebilme yeteneği ve zekası aracılığıyla kendi iç dünyasıyla sosyal çevre arasında dinamik, gerçekçi bir uyum kurar. Bu uyumun, değişik nedenlerden kaynaklanan akıl hastalıkları sonucu bozulmasıyla ortaya çıkan sonuçları ve bu sonuçları yaratan ...

Devamını Oku »

ÇÖLYAK SPRU- NONTROPİKAL SPRU

ÇÖLYAK SPRU- NONTROPİKAL SPRU: Çölyak spru hastalığı, çavdar ve buğdayda bulunan “Gluten” adlı proteine karşı doğumsal olarak gelişmiş bir tepkidir (intolerans). Gluten maddesi, duyarlı olan -kimselerde bağırsak mukozasında bozukluklara yol açmaktadır. Bu bozukluklarla birlikte besinlerin sindirim kanalından emilmesinde de bozukluklar doğmaktadır. Gluten adlı proteine karşı varolan bu tepki, sindirim kanalında bazı enzim bozukluklarından kaynaklanabilir. Gluten, “Gliadin” ve “Glütenin” olmak üzere ...

Devamını Oku »
bool(false)