Kısa anlamlı hikaye

Hidayetin konağı

Hidayetin konağı İftara yarım saat var. Habibullah efendi, konağın mermer merdivenlerinden, Karabağ halıları üzeriden, dalga dalga yükselen sarığı ile çıkıyor; merdivenin iki kenarında 8 palmiyenin yeşil kubbeli sütunlarından geçti; merdivenin üst başında insan boyu iki tunç anpir şamdanın kesilmiş karpuz dilimlerini andıran kısa kollarındaki mumların yıldızları arasında beyaz sarığı titredi; bu kadar iddialı döşenen bu sofaya şaşmıştı. Yaldızlı tavandan bir ...

Devamını Oku »

üç Şapka

Üç Şapka Hidayetin iftarı bu akşam kalabalık olacak. Eski Sivas valisi Hacı Hulûsi Paşa, Amedî hulefasmdan Ratip, şifre mümüyyizi Sait, sefaret müsteşarı Nail, Ateşe- naval Naşit, Adnan, Moız, hepsi Hidayetin konağına başka başka sokaklardan giderlerken Beyazit camisinden de oraya gitmek için iki kişi çıktı: Birinin yüzü, ötekinin karnı çirkinçiçek bozuğu müstantik Behçet’le hâriciyede mümeyyİ2işişman Bürhan. Bu akşam, Bürhan, iftarda Behçeti ...

Devamını Oku »

Kazasker Konağı

Kazasker Konağı Yenicamide, oruç keyfile hem yavaş yavaş geziniyorlar, hem güzel güzel konuşuyorlar: Ratip, birdenbire durdu: — Ay, ay, ay… Bize doğru geliyor; o tarafa bakmayın; mukabele dinliyor gibi yapalım. Sait : — Kim geliyor efendim? Ratip : — Konuşmıyalım ; başka tarafa bakın; Hacı Hulusi Paşa geliyor. Ve Amedi hulefasından Ratip, Dahiliye Şifre mümeyyizi Sait hâfız dinler gibi durdular. ...

Devamını Oku »

Mektupçu

Mektupçu Bu edebiyat hocalığı, daha şimdiden Adnan’ı nelere mahkûm ediyordu; mektupçu, nazırın odasından çıkar çıkmaz, ka* çıyor gibi yürüyor, Adnan ora yetişmeğe mecbur, arkasından koşuyordu. İnsan, uşağile giderken bile daha kısa bir mesafenin ucunda yürürdü. Fakat Adnan, bu adamı mazur görüyordu: «Adnanın elindeki kalemin memlekette bir gün ihtilâl çıkaracağını, bu adam, nerden bilecekti!» Mektupçuyu, makamında görünce, Adnan şaşırdı: Demin nâ- ...

Devamını Oku »

500 Lira

500 Lira Maliye nazırının kürklü paltosu, teşrifatta nazırdan sonra, müsteşardan evvel gelir. Palto, Hacı Kehyanın kollarına yaslanarak, devlet adamı edasile odadan ağır ağır çıktı; nazır makamına oturdu. Dağıstanlı hoca – Maliye nazırının üç kıt’ada tek dostu -bir köşede sessiz evrad okumakla meşguldü : dudağında bir ses iskeleti kımıldıyor; uzun sakalı duanın şedde ve meddine takılarak aşağı yukarı inip çıkıyor, kalın ...

Devamını Oku »

Satılan Küpe

Satılan Küpe Mahalle hekimi, hastanın odasından çıkınca Adnanı bir köşeye çekti Ve o yaz Heybelide mutlaka ev tutmalarını söyledi. Adnan acı acı güldü. Adada ev tutmak için verem olmak kâfi miydi? Bu doktorlar insanları hasta olunca zengin oldu sanıyorlardı. Bir anda fukaralığından ziyade hekime düşmandı. Küçükevin sefaletini görmemek için insan, hekim olmalıydı. Gece anasının ağaç kovuğuna benziyen boş koltuğuna dereceyi ...

Devamını Oku »

Geç Kalan Adam

Geç Kalan Adam «Tolstoy, boyhundaki madalyonda, Jan Jak Ruso’nun resmî-.ni taşırdı.» Aksaraydaki evinde Adnan, bu satırları oküduğu kitaptan başını kaldırdı; Seviniyordu, Çünkü, o da, bir vakitler Namık Kemal’in fotoğrafını göğsünde taşırdı, (Kemal) in Celâlettini Herzemşah’mı kopye ettiği zamanları düşündü: Cebinde bu tehlikeyle gezerken kendini gizli bir adamın karanlığında bulurdu; bu kitabı okumıyanların niçin dünyâya geldiklerini bir kaç sene, anlayamamıştı. Demindenberi, ...

Devamını Oku »

Şark odası

Şark odası Adnan, Hidayetin konağında, merdivendeni çıkarken, arkasından gelen uşağa sordu: — Beyefendi kalktı mı? — Evet efendim. Şimdi uyandılar, giyiniyorlar. — Giyiniyorlar mı? E, tamam! Hidayeti bir saatten evvel göremiyecekti. — Başka kimse var mı? Uşak çevap vermedi, Adnan sebebini anlamak için başını çevirdi. Uşağin da maksadı zaten buydu, cevap verirken yükünün manidar olduğunu Adnanın görmesini istiyordu ve manalı ...

Devamını Oku »

Birbirine Benzemiyen İki Dost

Birbirine Benzemiyen İki Dost Bugün, Adnan, Direklerarasmda Raifi bulacak, ve ilk defa Abdülhak Hâmit’i göreceklerdi. Adnan, Zeynep Hanım konanının önünde Moize rastladı. Moiz: \ — Sana hıanmiyacağm bir havadisim var; nedir? Bil bakayım. Adnan bu havadisi bilemezdi. Moiz güldü, güldü; «bizim Tevfik evlenmiş ayol!» dedi; ve anlattı: Dört ay evveT (Ibil)^ sokağındaki eve hep beraber gittikleri gündenberi Tevfik hpcsr gizli ...

Devamını Oku »

93 Muharebesi

93 Muharebesi Döndü, baktı: Oda kapısı yine kendi kendine açılıyordu; hem de bununla üçüncü defa. Zaten, Adnan ne vakit romanını yazmağa otursa mutlaka bir aksilik olacaktı: Ya Aksarayın bütün kedileri damda bir kadın meselesi çıkaracaklardı; ya komşunun kundaktaki çocuğu bir sistem dahilinde ağlıyacaktı; ya karşıki evde karı koca kavgası yine başlıyacaktı; ya sokakta akkâmlar kıyamet koparacaklardı; ya dam akacaktı; yahut ...

Devamını Oku »

Esas Akıl

Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar: -“Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?” -Doktor: “Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç şey veriyoruz. Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz. Siz ne yapardınız?”, der. -Adam: “Ooo! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova, kaşık ve ...

Devamını Oku »

Bu Dünya Neden Dürüst Fakirler ve Açgözlü Zenginlerle Dolu?

Share This:

Devamını Oku »

MAKYAJIN AKIYOR FARKININ, HERKESLEŞİYORSUN

Bu hayatta bir farkınız olsun. O bunu yapiyor diye sende onu yapmak zorunda değilsin. Biliyorsunuz artık sevgili olmak, el ele tutuşmak, öpüşmek herkesçe normal kabul ediliyor. Onlar bu haram şeyi yapsınlar ama sen yapma bu hayattaki farkını belli et. Benliğini bul… MCB Share This:

Devamını Oku »

YOLUNU KAYBETMEK (Boşluğa Düşmek)

“Çok eski bir hikaye.” Ali adında kutsal değerleri olmayan, hayatını eğlenceye adamış bir adam varmış. Hep şu cümleyi kuruyordu; “Bir daha mı geleceğiz Dünya’ya, eğlenek” diyerek her türlü günahı işliyormuş. Ali için ibadet etmek sıkıcı ve saçma bir düşünceydi. Günah işlemek hoşuna gidiyordu. Bilirsiniz haramın tadı hoştur. Ali’nin bütün arkadaşları da aynı fikirdeydiler. Allah’ın koyduğu kurallara uymak onlara zor geldiğinden ...

Devamını Oku »

Yazı yazmaya başlarken ne yapmak gerekiyor

         Kesinlikle kalemi alıpkötü cümleler yazmaktan korkmayın. Aklınızdan uydurduğunuz cümleleri bir kağıda yazdıkta sonra tekrar onları okuyarak nerelerde hata yaptığınızı bulun ve o hataları düzeltmeye çalışın. yazı yazmaya devam ederseniz ılk yazınızı sakın atmayın sonra ne kadar gelistiğinizi fark edeceksiniz. Sakın yazmaktan korkmayın. Share This:

Devamını Oku »

ÜÇ KARDEŞ

Uzak diyarlarda bir krallıkta yaşlı bir kral ve üç oğlu varmış. Halk kraldan çok memnunlardı ama kral çok yaşlandığından ölümü yakınmış.Kral da öleceğini anlayınca üç oğlunu yanına çağırdı. Kral oğullarına ben öldükten sonra sarayın arkasındaki kuyuyu açın ve içindekileri alın diye vasiyet etmiş. Verdiği vasiyetten sonra 3 gün geçmeden vefat etti. Oğulları babalarını gümüp andıktan sonra babalarının vasiyetini yerine getirmek ...

Devamını Oku »

Özür Dilemek…

Bir varmış bir yokmuş bir zamanlar bir kız varmış,bu kızın cok parası varmış. Bir gün okulda arkadaşına kötü bir laf söylemiş ve arkadaş ondan konuşmamaya başlamış. kız demişki:gel sana 100 lira veriyim barışalım demiş. Arkadaşı:herşey parayla cözülmüyo                                               ...

Devamını Oku »

Dünya’yı Yemek

insanlar çok garip değilmi sizce? Hep iyi olmamızı ister ama en büyük kötülüğü o söyleyenler yapar. Birde şu herkesi eleştirenler yokmu işte onlar yaptığı hataları, yanlışları başka bir kişilikte buldukları gibi sert bir şekilde eleştirmeye başlarlar. Artık Dünya öyle bir hale geldiki söyleyecek çok şeyi olanlar susuyor, söyleyecek hiç birşeyi olmayan kişilikler susmak bilmiyor. Önüne gelen nasihat vermeye başladı. Her ...

Devamını Oku »

SONBAHAR RÜZGARI

Nisanın 12 siydi ağaçlar artık yeşermeye başlamıştı. Her taraf ormanlarla, ağaçların ıslak, yeşil yapraklarıyla kaplıydı. Herşey o kadar güzel gözüküyordu ki sanki sonsuz bir cennetti. Yapraklar kendi aralarında bağrışmaya başladılar. Yeni gelişmiş yapraklar genç, sağlıklı ve enerji doluydular.Ağaçlar çok yaşlanmışlardı. Yeni yeşermiş bir yaprak ağacına; bizler seni koruyacağız yağmur yağsada, fırtına çıksa da seni asla bırakmicaz. Yaprakların bilmediği çok şey ...

Devamını Oku »
bool(false)