Yazar Arşivi: Kırçiçeği

YAT

Genellikle yarış gayesi veya eğlence için kullanı­ lan narin, hafif yelken veya motor gücü ile hareket eden bir deniz aracı. Kürekle, tekne dışından motorla tahrikli deniz araçları yat sınıfına girmezler. 1850’lere kadar tamamen yelkenli olan yatlar bu tarihten itibaren Genellikle yarış gayesi veya eğlence için kullanı­ lan narin, hafif yelken veya motor gücü ile hareket eden bir deniz aracı. Kürekle, ...

Devamını Oku »

YAŞLILIK

Yaşın ilerlemesi insanlar yaş­ landıkça gerek bedenî, gerekse ruhî bir takım değişikliklere uğrarlar. Bunlar arasında derinin buruşması, ciltte lekeler, saçların ağırması ve dökülmesi, boyunun kısalması gibi dıştan farkedilen ve pek de önemli olmayan belirtilerin yanında bütün fonksiyonlarda yavaşlama ve düşme dikkati çeker. Vücudun tamir hızı ağırlaşır. Organizmanın bedenî ve ruhî intibak gücü çok azalır. Kas kuvvetinde azalma, kapasite kaybına ve ...

Devamını Oku »

YAŞ TASHİHİ

Bir kimsenin nüfus kütüğüne yanlış yazılmış olan yaş kaydının ve doğum tarihinin yetkili mahkeme karan ile düzeltilmesi. Medenî Kanuna göre, mahkeme karan mevcut bulunmadıkça, şahsî durumlara ilişkin resmî kayıtlar ve kütükler değiştirilemez (Md. 38). Keza, Cezâ Mahkemeleri Usulü Kanununa göre de, Cezâ Mahkemeside son tahkikât sırasında suçtan zarar görenlerle sanıklann yaşlannda cezâ hükümleri bakıfnından gereken düzeltmelerin nüfus kanunundaki usule göre ...

Devamını Oku »

YAŞ HADDİ

YAŞ HADDİ Bir kimsenin hak alabilmesi, mükellefiyet yüklenebilmesi için hukuken erişmesi gereken asgari yaş sının. Bir kimsenin hak sahibi olabilmesi ve bazı vecibeler yüklenebilmesi için her hâdisede, her muamelede uygulanabilecek ortak, sabit bir yaş haddi belirlenmemiştir. Kanunlar hâdisenin cinsine ve muamelenin çeşidine göre farklı bir yaş haddi belirlemişlerdir. Memuriyete girmede, emekli olmada, evlenmede, gayri menkul alım-satımında, evlatlık edinmede, seçime katılıp ...

Devamını Oku »

YAŞ ANDLAŞMASI

Osmanlı-Rus andlaşmaiarından. Kırım meselesi sebebiyle çıkan 1784-1791 harbi sonunda 9 Ocak 1792 tarihinde imzalandı. Fransa İhtilâli üzerine, İngiltere ve Prusya’nın araya girmesiyle Osmanlı-Rus-Avusturya harblerine son verildi. Rusya ile imzalanan Yaş Andlaşması, onüç madde olup, şun1- 1774 Kaynarca, 1779 Aynalıkavak, 1783 Ticaret ve 1784’de Kırım ile Taman’ın ilhakıyla Koban Nehri’ nin hudut tayini hakkındaki andlaşmalar yine eskisi gibi kalıyorlardı. 2-Turla=Dinyester Nehri ...

Devamını Oku »

YASEMİN ÇİÇEĞİ (Jasm inum O ficinale)

Beyaz renkli ve kuvvetli kokulu çiçekleri olan tırmanıcı bir bitki. Vatanı Himalayalardır. Akdeniz bölgesi ikliminde kolayca yetiştiğinden süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Bitkinin yapraklan karşılıklı ve 5-9 yaprakçıklıdır.Kullanılışı: Çiçekleri uçucu yağ taşır. Uçucu yağ parfümeri sanayinde kullanılır. Çiçeklerinden hazırlanan çay (% 5’lik) göğüs yumuşatıcı ve sinirleri yatıştırıcı olarak kullanılır. Yaseminin dallarından ağızlıklar yapı­ lır. İtalyan yasemini, sarı yasemin veya yaban yasemini ...

Devamını Oku »

YASAMA DOKUNULMAZLIĞI

Milletvekillerine, vazifelerini bir baskı altında kalmadan serbestçe ifâ edebilmelerini sağ­ lamak için verilmiş olan bir imtiyaz. 1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 83. maddesinde yasama dokunulmazlığı şu şekilde düzenlenmiştir: “Yasama Dokunulmazlığı” başlığını taşıyan 83. maddesine göre, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri, meclis çalışmalanndaki oy ve sözlerinden, mecliste ileri sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki başkanlık divanının teklifi üzerine meclisce başka bir karar alınmadıkça ...

Devamını Oku »

YARPUZ (Mentha pulegium)

Familyası: Ballıbabagiller (Labiate). Türkiye’de Yetiştiği Yerler: Batı Karadeniz ve Akdeniz bölgesi. 15-50 cm. boyunda nane kokusunda tüylü ve otsu bir bitki. Yapraklar kısa saplı ve ovaldir. Çiçekler pembemsi mor renklidir. Çanak ve taç yaprakları tüylü ve tüp şeklindedir. Sulak çayırlarda ve dere kenarlarında yayılmışlardır. Halk arasında yabanî nane olarak bilinir Share This:

Devamını Oku »

YARILANMAK

Kimyasal veya radyoaktif reaksiyonda belli bir miktardaki maddenin yarısının reaksiyonfa değişmesi için geçen zaman. Yanlanma, reaksiyon hızını tarif etmek maksadı ile kullanılır. Kimyasal bir reaksiyonda yarılanma 2.303 1 0.693 t| : ———— log———- = —— — k 1/2 k formülü ile tarif edilmiştir. Burada k maddeye ait reaksiyon hız sabitidir. Bir atomdaki proton ve nötron sayılarındaki farklı­ lıklar atoma kararlı ...

Devamını Oku »

YARGITAY

Temyiz mahkemesi. Yargı­ tay; adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin, son inceleme yeridir. Kanunla belirtilen davalara ise ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. İslâm Adliye Teşkilâtında ilk derece mahkemelerinin vermiş olduğu kararlar, kaziye-i muhkeme (kesin hüküm) teşkil ettiklerinden, istinaf mahkemeleri bahis mevzuu değildir. Bununla birlikte şekil yönünden temyiz yolu açıktır. Verilen ...

Devamını Oku »

YARASALAR (Çtılroptera)

Her iki yanm kürenin tropikal ve sıcak bölgelerinde yaşarlar. Ön ve arka ayaklan arasında gerili ince bir deri bulunur. Bu perde sayesinde uçabilirler. Kanatlannda tüy ve telek bulunmaz. Bunlara “etkanatlı” da denir. Gececidirler. Gündüzleri karanlık yerlerde, arka ayaklannın çengelleriyle başaşağı sarkarak dinlenirler. Gece avlanmaya çıkarlar. Çoğu böcek- çildir. Meyva, çiçek özü ile beslenenleri de vardır. Kuş, kertenkele, kurbağa ve balık ...

Devamını Oku »

YARA

İnsan vücuduna dıştan yapılan etkilerin meydana getirdiği sınırlı tahribat. Ameliyat kesisi, trafik, endüstri kazalan yara meydana getiren dış etkilerdir. Deri ve doku bütünlüğünün bozulması, kanama, şekil bozukluğu, organda vazife bozukluğu ve ağrı belirtilerine göre yaraların teşhisi yapılır, yerleri belli olur. Yaralar ağırlık derecesine göre, basit sathi yaralar, hafif yaralar ve ağır yaralar olarak üçe ayrılır. Dış görüntüsüne göre sıyrık, bere, ...

Devamını Oku »

YAPRAK BİTLERİ

Genellikle bitkilerin yapraklarında toplu halde yaşarlar. Özellikleri: Ufak ve yumuşak vücutlu böcekler. Boyları 3 mm’yi pek aşmaz. Kanatlı ve kanatsız olanları vardır. Bitkilerin öz sularını emerek ziyanlara sebep olurlar. Çeşitleri: Birçok türü vardır. Asma biti, çam biti, lahana biti meşhurlarıdır. Bitkilerin yaprak ve saplarındaki öz sulannı emerek yaşayan, küçük ve yumuşak vücutlu böcekler. Boyları 1-5 mm kadardır. Gri, yeşil renkte ...

Devamını Oku »

YAPRAK

Bitkilerin; gaz alışverişini sağlayan ışıktan mümkün olduğu kadar faydalanarak özümleme yapan ve su buhan kaybını kolaylaştırmak bakımından kütlesine kıyasla yüzeyleri fazla olan, iletim sistemi bakımından zengin damarlama gösteren yan organlan. Gövde Ve dallar bitkinin tepe ve yan tomurcuklarından büyürler. Tomurcuklar sürgen dokudan yapılmış bir bitkisel dirim konisine (büyüme konisi) sahiptir. Yapraklar, yan tomurcukların büyüme konisinin yan tarafında bulunan yaprak taslaklarından ...

Devamını Oku »

YAPIŞKAN OTU

Temmuz-Eylül ayları arasında küçük çiçekler açan, duvarlarda, kayalıklarda ve taş aralarında yetişen çok yıllık otsu bir bitki. Gövdeleri dik, yapışkân tüylü ve kırmızımsı yeşil renklidir. Çiçekler yaprakların tabanında topak halinde durumlar yaparlar. Aynı ferd üzerinde hem erkek hem dişi çiçekler bulunur. Kullanılışı: Bitki potasyum tuzları, tanen, musilaj ve konin alkoloidi taşır. İdrar arttırıcı ve yumuşatıcı etkilere sahiptir. Halk arasında şeker ...

Devamını Oku »

YAPIŞKAN BALIĞI

Familyası: Yapışkanbalığıgiller (Echereidae), Yaşadığı Yerler: Tropik ve ılık denizlerde. Özellikleri: Başındaki tutunma vantuzu ile iri balıklara ve gemilere yapışarak kendini taşıtır. Sırtı beyaz, karnı koyudur. Çeşitleri: Birkaç türü vardırBaşının üst kısmında birçok safıkadan (yapraktan) meydana gelmiş bir yapışma organı (vantuz) bulunan, bir balık. Vantuz balığı da denir. Uzunluğu 90-120cm. kadardı. Birinci sırt yüzgeci bulunmaz. Yerini yapışma organı almıştır. Köpek balığı, ...

Devamını Oku »

YANSIMA

Işık ışınlarının önlerine çıkan parlak yüzeylere çarparak geri dönmeleri. Fizik ilminin optik bölümünde incelenen bir hadisedir. Işık ışınları klasik fiziğe göre saydam ortam içinde doğru yol boyunca hareket ederler. Önlerine şeffaf olmayan bir cisim çıkınca yollarına devam edemeyip kısmen veya tamamen geri dönerler. Bu cisim ne kadar pürüzsüz ve” parlaksa geri dönen ışınların nisbeti o kadar yüksektir. Kara cisimler ışığın ...

Devamını Oku »

YANIKLAR

Kimyevî maddeler, kuru ısı, elektrik, alev radyasyon ve benzeri fiziki tesirler sebebiyle meydana gelen doku haşan, ileri memleketlerde her geçen gün yanık yaralanmalarında bir artma dikkati çekmektedir. Yanık; vücutta sistemik ‘ (genel) bozukluklar meydana getirmesi, hastaya olan aşın hasarı ve meydana gelen psikolojik yönlerinin yanında aileye yüklediği masraf ile büyük bir felaket olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalb hastalığı ve kanser gibi ...

Devamını Oku »

YANGIN

Bir evin, bir mahallenin, bir köyün, bir ormanın veya büyük bir şeyin tutuşarak yanması. İnsanların başına gelen, deprem, su baskını, toprak kayması gibi, elde olmayan sebeplere karşılık, yangınların çoğu, dikkatsizlik, tedbirsizlik ve ihmalden ileri gelmektedirAteş bulunduğu tarihten itibaren insanlara birçok faydası olmuş, fakat kontrol edilememesi veya dikkatsizlik sonucu büyük yangın kazalarına sebeb olmuş olan bir maddedir. Büyük maddî ve manevî ...

Devamını Oku »

YALTA KONFERANSI

İkinci Dünya Harbi yıllarında toplanan meşhur konferanslardan. Kırım’da bulunan Yalta’da 4-11 Şubat 1945 tarihinde toplandı. Bu konferansa A.B.D. Başkanı Ruzvelt, İngiliz Başbakanı Çörçil ve Rus lideri Stalin katıldılar. Bu buluş­ mada, Almanya mağlub edildikten sonra, bu ülkenin geleceği hususu görüşüldü. Yalta konferansında Almanya’nın kesin mağlubiyete uğratılıp, işgâl edilmesi, Alman ordularının dağıtılması ve askeri sanayinin yok edilmesi, savaş tazminatı alınması, savaş ...

Devamını Oku »
bool(false)