Ârif Bey

Ârif Bey (k a n u n î ) (1862, İstanbul – 1911,
Manaha, Yemen), kanun çalmadaki büyük
ustalığıyla, bu çalgının Türk müziğinde
önemli bir yer almasını sağlamış besteci ve
icracı.
Kocamustafapaşa Askeri Rüştiyesi’nı bitirdi,
1885’te Posta ve Telgraf Nezareti’nde
çalışmaya başladı. 1895-1901 arasmda Yemen’de,
San’a Posta ve Telgraf Müdürlüğü’nde
başkâtiplik yaptı. Daha sonra görevini
İstanbul’da sürdürdü. 1910’da yeniden
Yemen’e gönderildi. Kısa bir süre sonra
koleraya yakalandı, çok geçmeden öldü.
Sarı Talat Bey’den kanun, saz yapıtları ve
kuramsal müzik, Hacı^ Kiramı Efendi’den
sözlü yapıtlar öğrenen Ârif Bey , kısa sürede
kanun virtüözü olarak ünlendi. Diyezli ve
bemollü sesleri, mandal kullanmaksızm, baş
parmağının tırnağıyla tellere basarak buluyordu.
Ayrıca çalgıdan elde ettiği ses tok ve
son derece temizdi. Kanunun Türk müziğinde
önemli ve değişmez bir yer kazanması
Arif Bey’den sonradır.
Kendi kurduğu Darü’l-Musiki adlı okulda
öğrencileriyle, Tanburi Cemil Bey, Santuri
Edhem Efendi, Udi Nevres Bey gibi ünlü
icracıların da katıldığı, halka açık konserler
verdi.
Günümüze ulaşan 90 dolayındaki bestesinin
16’sı saz yapıtları (peşrev ve sazsemaileri,
bir sirto), geri kalanı sözlü yapıtlardır.
Sözlü yapıtlarının büyük çoğunluğu şarkı
formundadır. Saz yapıtlarında Tanburi Büyük
Osman Bey’le Tanburi Cemil Bey’in,
sözlü yapıtlarında ise Hacı Ârif Bey’in etkisi
sezilir. Besteleri ezgi yönünden zengin,
biçimsel açıdan kusursuzdur. “Sultaniyegâh
Peşrevi”, Türk saz yapıtları repertuvarının
seçkin parçalarından biridir. Öteki önemli
yapıtları arasmda “Çıktıkça suz-i dilden
cânâ figan ü nâle” (hicaz nakış beste),
“Geçmiyor eyyam-ı mihnet gitmiyor benden
melâl” (rast şarkı), “Bir yâreli kuş
çırpmıyor sanki derinden” (karcığar şarkı)
sayılabilir

Share This:

Hakkında pendik yol yardım

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)