Anakronizm

anakronizm (Yunanca ana: “geri” ve
khronos: “zaman”), kronolojik ilişkinin,
isteyerek ya da bilmeden dikkate alınmaması
ya da değiştirilmesi. En çok, konusunu
tarihten alan hayal ürünü yapıtlarda daha
ilerki bir çağa özgü ayrıntılann bulunması
biçiminde görülür. Shakespeare’in Julius
Caesar oyununda bir saatin, Cecil B. de-
Mille’in The Ten Commandments (On
Emir) filminde firavunun maiyetinde tenis
ayakkabısı giymiş birinin yer alması buna
örnek gösterilebilir. Anakronizm, değişik
dönemlere özgü farklı düşünce ve yaşam
biçimlerinin göz önünde tutulmamasından
ya da tarihsel gerçeklerin bilinmemesinden
kaynaklanır.
Raffaello’nun tablolarında ve Shakespeare’
in oyunlannda anakronizme çok rastlanır.
Sanatçılar, yapıtlarına konu aldıkları tarihsel
kişilere, kendi uluslanna ve çağlarına
özgü özellikler yakıştırma eğiliminde olmuşlardır.
Meryem Ana, resimlerde bazen
bir Italyan köylüsü, bazen de bir Flaman ev
kadını kılığında gösterilmiştir. Büyük İskender,
Fransız sahnelerinde, Voltaire dönemine
değin XIV. Louis giysileri içinde
betimlenmiştir. Modem gerçekçilik, arkeoloji
araştırmalarındaki gelişmeler ve bilimsel
tarih yaklaşımı, bilgisizlikle yapılan
anakronizmi bir kusur haline getirmiştir.
Ama anakronizm, komik bir taklit ya da
yergi amacıyla ya da başka bir etki yaratmak
için bilerek de kullanılabilir. Bu durumda
sanatçı, kendi çağının geleneklerini
ya da ahlak sistemini başka bir çağla
karşılaştırarak, geçmişi ya da bugünü, ya da
her ikisini birden yeniden değerlendirir.
Örneğin Mark Twain, Kral Arthur’m sarayını
ziyaret eden Connecticut’lı bir Amerikalıyı
konu alan bir kitap yazmış, Belçikalı
James Ensor da İsa’yı Brüksel’e girerken
gösteren bir tablo yapmıştır (1888).

Share This:

Hakkında pendik yol yardım

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)