Amos

Amos (ü. İÖ 8. yy), Eski Ahit’te kendi
adıyla anılan bir kitabı bulunan ilk Yahudi
peygamberi. Kuzeydeki İsrail Krallığı’nın
yıkılışını, buna Asurluların neden olacağını
belirtmemekle birlikte, önceden haber verdiğine
inanılır. Kıyamet tebliğinde bulunan
Eski Ahit peygamberlerinin ilkidir.
Yaşamına ilişkin pek az bilgi vardır. Bu
bilgilerin de kaynağı, bölümleri ya da
bütünü büyük olasılıkla başka kişilerce
derlenmiş olan kendi kitabıdır. Kudüs’ün 19
km güneyinde bulunan ve şimdi yıkık olan
Tekoa’da doğdu. Yahuda kralı Uzziya (İÖ
y. 783-742) ve İsrail kralı II. Yeroboam (İÖ
y. 786-746) döneminde yaşadı. Sade bir
çoban mı, yoksa daha varlıklı biri mi olduğu
bilinmemektedir. Tebliğde bulunduğu dönem
çok kısa sürdü.
Çekirge istilası ya da yangın gibi doğal
afetleri, halkına Tann’mn gönderdiği bir
ceza olarak kabul ediyordu. Yahuda’dan
ayrılarak daha zengin ve güçlü olan komşu
İsrail krallığına gitti ve burada tebliğde
bulunmaya başladı. İsrail krallığına ne zaman
gittiği tam olarak bilinmemekle birlikte
Amos Kitabı’na göre bu tarih, İÖ 750’de
meydana geldiği sanılan depremden iki yıl
öncedir..
Amos İsrail’de, putatapan komşu ülkelerde
ve Yahuda’da görülen yozlaşma ve
toplumsal adaletsizliği şiddetle yerdi, Tann
’nın insan üzerindeki mutlak hükümranlığını
savundu. İsrail ve Yahuda’nın yakında
yıkılacağını bildirdi. II. Yeroboam’m özel
koruması altındaki ünlü Beyt-el tapınağında
tebliğde bulunduktan sonra, Yeroboam’m
kâhini Amatsya ülkeyi terk etmesi için
buyruk verdi. Daha sonra başına gelenler
bilinmemektedir.
Amos’un kitabı, ancak bir şairde bulunabilecek
yalın ama etkili bir düşgücü ve
ritmik bir dille yazılmıştır. Çok özgün olan
üslubu, gerçekten Amos’un yazdığı bölümleri,
bir olasılıkla başkalan tarafından yazılmış
bölümlerden ayırmaya olanak verir.
Örneğin, kitabın, Davud peygamberin krallığının
yeniden kurulacağını haber veren
iyimserlik dolu sonuç bölümünün başka bir
yazara ait olduğu hemen anlaşılır.
Amos, bir ilahiyatçı olarak, Tann’nın insan
üzerindeki mutlak hükümranlığının
zengin ve yoksul bütün insanlar için toplumsal
adaleti zorunlu kıldığına inanıyordu.
Tanrı’nın seçilmiş kulları bile bu buyruğa
uymak durumundaydı; bunu çiğneyen herkes
için ceza vardı. Dolayısıyla Amos,
kavmin çıkarlarının üstüne çıkan bir ahlaki
düzene inanıyordu.

Share This:

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

bool(false)